GİTMEK



(Sanırım istek üzerine derste yazmıştım.)

Yayınlanma 13 Kasım 2008

 

Bu gidiş son gidiş değil, ilk olmadığı gibi. Korkma yalnız değilim. Yanıma kendimi aldım gidiyorum. Kendim dediysem küçümseme, bir kişi sayılmaz o. Duygularım, düşüncelerim, hayallerim, umutlarım, acılarım, hepsi onunla beraber.

Gitmek biraz güzel, biraz hüzünlü, biraz şaşkınlık verici, duygusal ve içten yaşanan bir olay. Giderken insan çok farklı hissediyor her şeyi. Sanki geri gelmeyecekmişsin gibi oluyor bazen. Böyle düşündükçe de, korku veren bir heyecan kaplıyor insanın içini. Yerini acıya bırakıyor ardından. “Neden?” diyorsun kendi kendine. “Neden Yapmadım?” Yapmadığın birçok şey geliyor aklına. Keşke diyorsun, biraz daha kalsaydım da, yapsaydım o önemsemediklerimi. Sonra yaptığın yanlışlar geliyor aklına, yine soruyorsun aynı soruyu kendine. Tekrar düşünüyorsun, keşke diyorsun yapmasaydım hiçbirini. Üzmeseydim, kırmasaydım kimseyi. Geçmiş geçmişte kalıyor. Ne yaparsan yap dönemiyorsun geçmişe, düzeltemiyorsun hataları. Sonra yine durup düşünüyorsun. Etrafına bakıyorsun, kendine bakıyorsun, insanlara bakıyorsun. Herkesin bir hayatı var ve o hayat devam ediyor. Sense oradan ayrılıyorsun. Ama biliyorsun ki nereye gidersen git o insanlar yine orada olacak. Yüzler başka, şekiller başka, sesler başka ama sonuç aynı. Aslında her yerde aynı insanlar olacak. Arkadaşların, dostların, sevdiklerin, sevenlerin ve düşmanların, onlar her yerde bulacak seni. İstersen kaç onlardan, istersen özle hep hayallerini kur. Birileri mutlaka  gelip bulacak seni.

Eğer bu gidiş kaçışsa bir şeylerden, hiç şansın yok biliyorsun. İstediğin kadar çok şeyi geride bıraksan, tüm hayatını, adını bile, geçmişini, her şeyini. Nereye kadar kaçabileceğini çok iyi biliyorsun. Çünkü sen nereye gidersen git, aklını ve duygularını yanında götürmek zorundasın. Çok sevdiğim bir söz geliyor aklıma o an…

“Buraya aklımdakileri unutmaya gelmiştim, fakat aklımda unutmaya çalıştıklarımdan başka hiçbir şey yok.”

Kötüdür bu durum. Çok acıtır. Hele ki acıdan kaçtıysan ve kaçma karakterinde bir insan değilsen, yani böyle yaratılmadı ve böyle yetiştirilmediysen, mücadele ederkenden çok daha fazla yanacaktır canın. Hele ki diğerleri kalıp orada mücadele ediyorsa ve sen bunun bilinciyle tek başına sessiz ve yalnız bir yerde psikolojik olarak sorunlu olsa da fiziksel olarak rahatsan. Arkadaşların, benzerlerin, aynı acıları çekenler geldikçe aklına kendi canını yakmak istersin. “Ben ne yaptım?” sorusu kafanda bir o yana bir bu yana döner durur. “Keşke” ler başlar ardından. O “Keşke” ler yok mudur. Yer bitirir insanı. Kafanı duvarlara vurursun, yine de susturamazsın içeride konuşanı.

Şimdi gidiyorum. Dedim ya acemi değilim bu konuda. Çok gittim. Belki geri gelmedim ama yine de gittim. Belki geri döndüm ama bu gitmiş olduğum gerçeğini hiç değiştirmedi. Geri döneceğim diye söz vermek isterdim. Ama biliyorsun, belki de bilmiyorsun. Bu sefer gittiğim yer karanlık, bu sefer derin, bu sefer dibi yok. Gökyüzü de yok belki. Ama en büyük karanlık dışarıdaki değil içerideki karanlık. Aklının içi aydınlık olduğu sürece, kafanı kaldırdığında hep görürsün gökyüzünü.

Vakit geldi. Geç kalmamalıyım. Geç kalıp da pişman olmamalıyım. Gidersem gittiğim için, kalırsam kaldığım için pişman olacağımı bile bile gidiyorum. Ama ortada kalmaktansa, pişman olmayı yeğliyorum ve gidiyorum. Benden sonra yaşayacağın hayatını lütfen hak et. Ben orada senin için ölürsem, sen burada benim için yaşa. Benim canımı ne kadar çok acıtırlarsa, sen burada o kadar keyif al yaşamaktan. Hiç üzülme, hiç düşünme. Ama unutma da…

Ne olursa olsun orada biri olduğunu, birinin gittiğini ve belki de inandığı bir şeyler uğrunda ölüyor olduğunu asla unutma. Hoşça kal…

Cihan

Kemal Can hocama sevgilerimle…

0 Yorum “GİTMEK” için;


  • Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap