Etiket Arşivi: 'uk'

Güvenlik Telsiz

Hızlı Sipariş İçin;

www.deneyim.net/market

Özel güvenlik firmalarının olmazsa olmazı olan en önemli iletişim aracı telsizdir.

Peki Özel Güvenlik firmaları hangi telsizi kullanmalı, hangi cihazları tercih etmelidir?

Özel güvenlik firma yöneticileri, personeline telsiz tahsis ederken, kullanım bölgelerini ve şartlarını ön planda tutmalıdır. Şayet sadece fiyatına bakarak ürün tercih edilirse, ya da kulaktan duyma bilgilere inanarak ürün alınırsa, alınan ürünler oyuncaktan öteye geçmeyecek ve gereksiz harcama kalemi olarak notlar arasında yerini alacaktır.

Öncelikle kasa yapısı sağlam, kaliteli, yüksek ses çıkışına sahip, uzun ömürlü ve uzun menzilli cihazlar, özel güvenlikler için büyük önem teşkil etmektedir. Zira özel güvenlik personeli, genellikle açık alanlarda, kalabalık ortamlarda, zorlu koşullarda, uzun süre yalnız başlarına ve haberleşmenin kritik olduğu ortamlarda görev yaparlar. Bu nedenle, cihazlarının her zaman kapsama alanı içinde olması, sesinin yüksek olması, sıcak soğuk farkına ve nemli ortama dayanıklı olması, şarjlarının dayanması gerekir. O yüzden özel güvenlik firmaları telsiz seçerken oldukça hassas davranmalıdır. Alım yapılırken tasarruf edilen birkaç doların, kullanımda sizlere sorun yaratması pek de hoş bir çözüm olmayacaktır.

Benim özel güvenlik firmalarına önereceğim Türkiye piyasasında satılan markalar tabi ki mevcuttur. Tümünün satışını ben de yapmaktayım.

Motorola, Kenwood, HYT, I-COM, Vertex markaları, Türkiye’de satışı olan, dünyadaki en sağlam ve popüler cihazlardır. Fakat Türkiye’de maliyetin ön plana geçmesinden ötürü benim önerilerim şu şekilde olacaktır.

Şayet Motorola XT-220 ve Vertex cihazlar pahalı geliyor ise, HYT TC-446S güvenlik firmaları için biçilmiş kaftandır. Kasa yapısı, sağlamlığı ve kalitesi olarak, Motorola ve Vertex’i aratmayan cihaz, sağlamlığı ve kalitesi ile uzun yıllar size hizmet edecektir. Eğer HYT markasını da pahalı bulursanız, SFE, AIR, TYT ve Kirisun markalarını da değerlendirebilirsiniz. Bu markalar her ne kadar HYT kalitesinde olmasa da, güvenlik gibi zor koşullarda görev yapan kişilere iş hayatları süresince yardımcı olacaklardır.

Bahsettiğim cihazlar dışında ismi meşhur olmayan markalar veya walkie-talkie diye tabir edilen basit cihazlar, güvenlik personelleri tarafından kesinlikle kullanılmamalıdır. Zira iletişim sorunları, dayanıklılık ve şarj süresi başta olmak üzere, birçok sorun çıkacaktır. Maliyetten kaçayım derken, çiftli satılan oyuncaklara düşen bir güvenlik firmasına, ben olsam zaten güvenlik işimi teslim etmem.

Size en uygun cihaz temini için bana ulaşabilirsiniz.

En doğru cihazı, en doğru ayarlar yüklenmiş olarak, en kısa sürede teslim alacağınızdan şüpheniz olmasın.

Vukuatsız, sıkıntısız günler dilerim.

Deneyim Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri

Gelen Aramalar:

  • Özel güvenlik resimleri

Sana yazıyorum.

Yayınlanma 06 Temmuz 2008

Selam. Dün yine aklıma geldin. Getirildin. Getirdiler. Hatta telefon da ettim sana sesini duyabilmek için. Aylar önce yine aramıştım. Bir hattına ulaşılamıyor diğeri kapanmıştı. Yine öyle. Sonra şansımı deneyip ulaşılamayan hattına bir mesaj attım. Artık dejavu bile yaşamıyordum. Çünkü 4 yıl önce yine o masada yine aynı şeyi yaparken sen yine bana bu kadar uzaktın. Ben yine seni arardım içerken. O kadar yıl geçti. Bende ne değişti. Keşke değişmeyen tek şey sana olan duygularım, hislerim, özlemim olsaydı. Malesef değil. Değişmeyen tek şey bunlar değil. Diğerleri de değişmedi. Etrafımdaki insanlar hep küçüldü. Ben aynı yerde saydım durdum. Şimdi ise yine gelmiş burada sana yazıyorum. Yine yıllar önce yaptığım gibi. Okumayacağını bilmek bir nebze daha rahatlatıyor. Yazıyı internette yayınlama sebebim ise kendimi reklam etmek, aşığım ulan ben demek, veya bir yerlerden bir şekilde haber alıp okuman değil. Okuyan diğer insanların düşünmesini, duygularını hatırlamasını, sonra bazılarının gelip beni bulup teşekkür etmesini görmek. Ben sadece ben değilim. Bana benzeyen diğerlerinin, az ya da çok yaşamış olan bazılarının hislerine tercüman oluyorum burada. Onlar okurken kendilerini düşünüyorlar ben yazarken kendimi ve seni düşünüyorum.

Hayatıma giren, girmeye çalışan, kendime ve onlara şans tanıdığım kızlardan birine daha dün siktir i çektim. Uzun sürmedi 2 gün. Evet sadece 2 gün dayanabildim. Ona bakıp seni hatırlamaya başladığım an olay bitti. Onun yanlışlarını görüp senin doğrularını düşündüğüm an koptu her şey. Aklımdan sevgi gitti cinayet geldi. Kızın hayatını kurtarmalıydım. Üzerimi parçaladım. Onu geldiği yere sualsiz geri gönderdim. Bir nebze de kovdum. Aslında hayatını kurtardım farketmedi söyledim. Atatürk gibiydim. Geldikleri gibi giderler deyip elimle gidişatı gösterdim.

Herkes şaşıracaktı, binlerce soruya muhatab kalacaktım. Ama bu ne delirmemden, ne yaralamamdan veya yaralanmamdan ne de cinayetten daha önemli değildi. Süper Ego sağolsun bu kez çok iyi çalıştı. Helal olsun dedim. Tedaviler işe yaramıştı belki de. Doğru zamanda bırakmıştım sanırım tedavimi. Doğru düzgün üzülemedim bile. Yine yalnız kalmıştım ama üzülemiyordum. Çünkü kendim kaşınmıştım. Senden sonrası zaten yalan ve yanlıştı. Yanlışlar içinde doğru ararsan böyle olurdu. Üzülemedim ama sinirlendim. Her zaman yaptığım savunma mekanizmam yine girdi devreye. Üzüntü yerini sinire bıraktı. Dünyaya kızdım. Kendime kızdım. İnsanlara kızdım. Hatta bizi, beni yaratan allah varsa, Ona o kadar çok küfür ettim ki, Karşımda Adanalı’lar utandı. Umarım o da utanmıştır az buçuk bana bunları yaşattığı, beni yarattığı için. Garanti cennet im varsa istemem. 40 ımdan sonra peygamber olacaksam istemem. Adım mevlana hiç değil. Hiçbir şey istemem. Bana çocukluğumdan beri hep normal bir adam olmam için dua ettirdiğin için sağol. Allah razı olsun diyemeyeceğim. Kendinden razısındır herhalde. Ama ben senden razı değilim.

Şimdi canım. Bir tanem. Her şeyim. En büyük Acım. Seni çok özlediğimi bil istiyorum. Ben seni özlemeyi unutmaya çalıştıkça, seni unutmaya çalıştıkça, sesini yüzünü unutmak, senle ilgili aklımdaki tüm numaraları unutmaya çalıştıkça hayat ve olaylar seni neden bana hatırlatıyor. Batıl inançlarım inan yok. Duygularım hiç yok. Nedenini bilmiyorum. Şans sanırım. Hep düşündüm neden bu kadar acı çekmek zorunda kaldım diye. Geçmişte ne yanlış yaptım kimin ahını aldım da böyle oldum. Günah işleyemeyecek kadar küçük saf ve temizdim üzüntülerimden önce ben. Ben hiç gönül kırmadım. Ben hiç kalp kırmadım. Ben hiç allah ı kırmadım. Hiç ah almadım. Hep iyi adam oldum. Bak acısını fena çekiyorum. Kimbilir belki de anamın babamın günahları benden çıkıyordur. Öyleyse de sikim bu adaletsiz dünyayı. Anama babama olan sevgim bile her geçen gün azalmışken. Her geçen gün daha tehlikeli olduğumu hissettiğimde çok korkuyorum. Hayatta korktuğum tek şey var. O da bu işte . Ben benden korkuyorum. Ama benim bana vereceğim zarardan değil. Etraftan, sevdiklerimden hatta hiçbir şeyden habersiz masumlardan korkuyorum. Umarım o an geldiğimde fişimi çekebilirim.

Senle konuşmak güzel. Anlatmak dökmek içimi. Konuşacak kimsem yok. Paylaşacak anlatacak kimsem yok. Olmadı yıllardır. İçkilere de anlatamadım. Onu da bıraktım. Spor salonunda 70-80 kilolardayım yine. Bir nebze işe yarıyor. 90-100 den sonra ne yapacağım? Her şeyin bir sonu var etrafımda. Peki ben ne olacağım. Ağırlık kaldırırken ağladığımı kimse görmüyor. Delisin sen diyorlar. Manyaksın diyorlar. Sakatlanacaksın öleceksin kalacaksın neden diyorlar. Acı çekmeyi neden bu kadar seviyorsun. Oysa ki ben zaten acı çekiyorum. Oradaki fiziksel acıları hissettikçe öteki acılarım azalıyor. O acılara mahkumum. Ben aslında ağlıyorum. Gözyaşlarım içime akıyor. Bazen nefret doluyorum. O nefretle aletleri kırabilirim. Kırdıklarım da var oysa ki. Eğer insan fizyolojisine aykırı olacak kadar artarsa psikolojim, ve tai che yi kullanamazsam o an. Damarlarım kemiklerim dışarı çıkacak bir gün. Bunu yapabilirim. Acıya direnmek iyidir. Fazla direnmek ölümü getirir. Ölürsün ve öldüğünün farkında olmazsın. Cesedin öyle kalır. Öte tarafta da rahat durmazsın. Ruhunu dizginleyemezler. Yaratan bunu ben mi yarattım derse amacıma ulaşırım sanırım…

Bu konuşmaları kim okusa ne düşünür aceba. Böyle yazılar yazan biri tarafından sevilmek nasıl bir duygudur aceba sormak isterdim sana. Böyle tehlikeli böyle manyak oysa ki böyle iyi bir adam… Bu adam aslında kötü biri değil. Sadece çok iyi birinin önüne eksi konmuş hali. Bu beni çok iyi anlattı sanırım. Bir gün biri o eksinin üstüne bir çizgi daha atmayı başarır umarım. Ben çok çizdim. Ya elimi kolumu ya da en kötüsü kafamı. Çizik doldu artık onlar da rahatlatmıyor…

Sinirim, stresim, nefretim bir nebze oldu boşaldı bunları yazınca. Hele ki yazarken senle konuştuğumu düşünmek veya okuyup cevap atacakmışsın gibi düşünmek her ne kadar saçma da olsa rahatlatıyor ilginç. O şanslarımı da yıllar önce kullanmıştım biliyorum. Yazdım cevap yazdın yazdım yazdın vs.

Hayatta olduğum bir gün daha bir şeyler yaptım. Bir yazı yazdım. Bu akşam öleceğim belki kimbilir. Belki bugün son gün. Son saatler. Ona göre bir şeyler yapmak lazım. Bir düşünim yapmadığım ne kalmış bu hayatta. Bugün de bir şeyler bulacağız artık. Ne malum akşam?  Eğer bu gün ölürsem diyeceğim nedir ki. İyi bak kendine. Değişmeden bozulmadan yaşamaya devam et. Benim etrafımda sana benzeyen bir tane bile insan yok. Senin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha görmem yazdırdı zaten bu yazıyı. Aman lütfen bozulma. Hep olduğun gibi saf temiz kal. Etrafına dikkat et. Üzerine çamur sıçramasın ne olursun. Eğer sen de gidersen… Neslin tükeniyor. Dünyanın neresinde senin gibiler bilmiyorum ama en azından sen gidersen benim aklımda iyiliğe temizliğe güzelliğe doğruluğa dürüstlüğe dair hiçbir örnek kalmaz. O zaman hala ölmemişsem…

Kendine çok iyi bak cici kız. Küçük kız. En azından ben öyle hatırlıyorum. Artık büyümüş olmalısın. Bir hayatın olmalı. Ne yapıyorsun bilmiyorum. Hayattasın hissediyorum. Gerisini bilmiyorum. Boşver. Böylesi çok daha iyi. Kendine dikkat et olur mu. Bir gün bir kötülük yapmak veya bir yanlış bir günah geçerse içinden, aklına gelen sevdiklerin annen baban işe yaramaz ise son olarak bir de beni düşün tamam mı? Teşekkür ederim.

Hoşçakal…

Cam Buğusu Önleme Tavsiyeleri

Tekrar merhaba arkadaşlar. Araç sürerken işinize yarayacağını düşündüğüm bir konu da cam buğusu. Bu olay tüm şöförlerin başının belasıdır. Kalorifer açarsınız, cam açarsınız, her kafadan bir ses çıkar şöyle olsun böyle olsun. Birisi başlar bez alıp cam silmeye veya siz silmek zorunda kalırsınız. Bu arada kimse sizin araba kullandığınızı düşünmez siz önününüzü bile göremeden hislerinizle araba sürer veya parktan çıkmaya çalışırsınız vs. Hiç üzülmeyin. Size en kısa yoldan bu dertten kurtulmayı anlatim.

Cam neden buğu yapar: Çok basit bir açıklama. Aracın iç – dış ısı farkı. Bir taraf diğer taraftan sıcak veya soğuksa cam buğu yapacaktır. Sizin buğu önlemenizde 2 çare vardır. Ya iç dış sıcaklığı aynı yapacaksınız, ya da camı ya da içeriyi çok ısıtıp camda oluşan nemin buharlaşmasını sağlayacaksınız.

Eğer araca tek başınıza bindiyseniz genelde sorun olmaz. Araca bindiğinizde camlarda buğu yok ise aracın içi soğuk demektir. Buğusuz bir şekilde yola çıkabilirsiniz. Uzun bir süre camlarda buğu olmayacaktır. Faka çok üşüyorsanız ve fanı açıp içeriyi ısıtmaya başlarsanız bir süre camlar hafif buğulanır ve sıcak havayı cama vermek zorunda kalırsınız.

Arabaya kalabalık bindiyseniz içerdeki insanlar sebebiyle araç içi hemen ısınır ve en kötüsü de budur camlar hemen buğu yapar. Hadi yine camlara sıcak hava ver. Camlara sıcak hava verince buğu hemen çözülmez. Nemin kaybolmasını beklersiniz yine de. Hareket halindeyseniz de kaza tehlikesiyle baş başa kaldınız demektir. Daha da kötüsü, araç içi zaten sıcak ve havasız, hatta belki kaloriferi ısınsın diye ilk etapta içeri verdiniz. Sonra olmadı cama verdiniz ve o şekilde yola devam ediyorsunuz. İçerde nefes almak zorlaşacaktır ve benim gibi sinir katsayınız artacaktır. Fanı kapatamazsınız çünkü kapattığınız anda camlar tekrar buğulanmaya başlar. Cam açamazsınız içerdekiler çıldırır. Terleye terleye ve nefessiz yola devam edersiniz, arabadan inince üstüne üstlük hem üşür hem de hasta olursunuz.

Peki yok mu bunun çözümü: Hemen anlatim.

Madde 1: Eğer üşümezseniz mutlaka camınızı 1 parmak açın. Aracın içi zaten insan(lar) binince ısınmaya başlayacaktır. 1 parmak açarsanız araç iç ısısı çok artmaz ve camlar buğu yapmaz. Üşümekten de korkmayın dışarıdan sıcak olacaktır ve ayrıca zaten insan vücudu buna çabuk alışır. Hem araç içinin soğuk kalması hasta olmamak açısından iyidir. Araç içi soğuğu sizi hasta etmez fakat sıcak araçtan inince dışarda hasta olmak garanti gibidir.

Diyelim üşüyorsunuz ve bunu yapma şansınız yok. Ya da içerdekiler cam açmaya izin vermiyor. O zaman ne yapacaksınız. Çok basit. Havayı ön cama yönlendirin. Ama sıcak havayı değil aksine soğuk havayı. Dışardaki havayı 1 veya 2 hızında ön cama verin. Bu bence en mantıklısı. Hava çıkışı önden olduğundan kimse üşümeyecektir. Cam hep soğuk kalacağından buğu da olmayacaktır. Ayrıca temiz hava da sürekli sizin yanınızda olduğundan en başta siz ve diğerleri rahatsız olmayacaktır. Bunu bir deneyin. Çok sevineceksiniz. Soğuk hava ön cama.

Eğer soğuktan rahatsız olunuyorsa sıcak havayı da ön cama yönlendirebilirsiniz fakat püf nokta A/C nin açık olması gerektiğidir.  Klima havayı kuruttuğundan nem kalmayacak ve buğu yine kaybolacaktır.  Zaten buğudaki temel unsur nemdir.

Not: Buğu sadece kış günü olmaz. Çok sıcak yaz günlerinde içeride klima açtığınızda da cam buğu yapabilir. Bu sefer daha da kötüsü içten değil dıştan buğu yapar ki camı silme şansınız da olmaz. Bu durumlarda da cam açarak veya içeriyi kışın aksine biraz ısıtarak sorunu çözebilirsiniz.

Yeni model bazı arabalarda ön camlarda da arkadaki gibi rezistans bulunmakta. O tür araçlarda zaten böyle bir sıkıntı yok. Ama aracınızda bu sistem yoksa bu yazıdakileri uygulamanız sizin için iyi olacaktır.

Buğusuz sürüşler.

Gelen Aramalar:

  • camların buharlaşmaması için
  • araba cam buharlaşmasını önleme
  • cam bugu önleyici
  • camın buharlaşmaması için ne yapmalı
  • cam bugusunu onlemek
  • cam bugusu nasıl önlenir
  • evde cam buğulanması nasıl önlenir
  • camların buharlaşmaması için ne yapılır
  • arabanin cami buhar oluyor
  • CAM BUHARLAŞMASI NASIL ÖNLENİR
  • oto cam buharlaşmasını önleme
  • arabanin camlari buharlasiyor
  • araba camı buhar önleyici
  • camlar neden buhar yapar
  • camın buharlaşmasını önlemek
Sonraki sayfa »