Etiket Arşivi: 'test'

Page 2 of 7

TP-LINK CPE 210

Kredi kartına taksitli sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-CPE210

Merhabalar.

Geldik bir başka incelemeye. Bu seferki ürünümüz, TP-LINK in yeni piyasa sürmüş olduğu CPE serisi dış ortam Access Point lerinden CPE 210.

CPE Serisinin 2 adet ürünü bulunmakta. CPE 210 ve 510. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere, CPE 210 2.4Ghz, 510 ise 5Ghz bandını kullanıyor. Ayrıca 210 un anteni 9dbi, 510 un anteni 13dbi değerde. Geri kalan tüm özellikleri, görünüşleri de dahil aynı diyebiliriz.

TP-LINK, önceki nesil 5210, 7210 ve 7510 gibi dış ortam access point leri ile, dış ortam kablosuz ağ bağlantıları konusunda adından söz ettirse de, istediği başarıyı tam olarak yakalayamadı. Donanımları her ne kadar kaliteli olsa da, yazılım konusunda eksikliği hissediliyordu. Birçok test eden uzmanın görüşü, donanımsal olarak sıkıntısı olmayan TP-LINK ürünlerini zorlayanın, yazılım olduğuydu. Zira 5210 ürünlerine, AirOs yazılımı yükleyerek, performansını ve stabilitesini katlayan birçok kullanıcı mevcut.

TP-LINK kullanıcıların yorum ve eleştrilerini önemsemiş olmalı ki, yeni nesil cihazlarında yazılımsal değişikliğe gitti. CPE serisi ürünler, PharOS isimli yazılımı kullanmakta. Bu yazılım tıpkı UBNT cihazlarındaki yazılıma benziyor. Görüntüsü neredeyse bire bir aynı diyebiliriz. Biz de bu yazılımın, cihaza beraberinde stabilite ve performans getireceğini umuyoruz. TP-LINK in, lisans parasına katlanıp böyle bir yazılımı yazdırmış olması benim gerçekten hoşuma gitti. Tüketicisinin yanında olan, tüketicisinin istekleri doğrultusunda hareket eden firmaların, eninde sonunda başarıya ulaşacağından eminim. Bu konuda TP-LINK’i kutlarım.

Cihaz çıktıkan kısa bir süre sonra, hemen bir adet 210 siparişi verdim. İlk fırsatta deneyip, yeni yazılımı test etmek istedim. Ayrıca PharOS’un kullanımı hakkında detayları ve kalabalık ağlardaki konumlandırmalarda tek merkezden nasıl yönetileceği hakkında bilgi sahibi olmak istiyordum.

Cihazın kurulumu gerçekten çok basit. Yeni yazılım her ne kadar eskiye nazaran daha profesyonel olsa da, daha kolay kullanıldığını söylemeden geçmek istemem. En azından bana öyle. Alışmakta hiç zorlanmadım. Eskide mevcut olan tüm ayarlar yeni yazılımda da mevcut. Biraz daha kompakt ve iç içe geliyor sadece karşınıza.  Menülerde gezerken yine hafif bir yavaşlık mevcut, o konuyu zaten artık baştan kabulleniyoruz. Eskiye nazaran bence en bariz farkı, gelişmiş status ekranı. Monitoring için bire bir olduğunu söyleyebilirim. Durum ekranından birçok detaylı bilgiye erişmeniz mümkün. Ayrıca hayati derecede önemli bir özellik var ki, hangi ayarla uğraşırsanız uğraşın, CPE yeniden başlamak istemiyor. Tüm ayar değişikliklerini yeniden başlatmadan uygulama kapasitesine sahip. Network Uzmanı arkadaşların belki de en çok hoşuna gidecek özelliklerden biri budur.

PharOS ‘un Server ve Client mantığı ile çalışan, bilgisayara ayrıca kurabildiğiniz yazılımı sayesinde, Ağdaki tüm ürünleri görmeniz ve yönetmeniz mümkün oluyor. Tabi cihazın içinden bu konu ile ilgili ayarları yapmanız gerekiyor. Cihaza ekstra olarak “Beamforming” özelliği eklenmiş. Çıkış gücü olarak yine 27dBm olan cihaz, abileri ile aynı çıkış gücüne sahip. Kapsama alanı olarak anteninin 9dBi oluşu 7210N dan pratikte de biraz geri kalıyor diyebilirim. Fakat bu açığını, 2×2 Mimo ve  Beamforcing gibi ek özellikleri sayesinde kapatmaya gayret ediyor.

TP-LINK’in unuttuğu en önemli özelliklerden biri, Auto Mail ayarındaki port ayarı eksikliği. Yani bu üründe de tıpkı eski modellerinde olduğu gibi Mail fonksiyonunu kullanamıyoruz. TP-LINK i bu konuda her ne kadar uyardıysam da, hala 25. portu sabit tutmaya devam ediyorlar. Dünyada bu portu kullanan mail sunucu hala kaldı mı bilemiyoruz.

Genel anlamda eski seri cihazlardan eksisi olmayan ama artısı olan CPE cihazı ben gerçekten beğendim. Özellikle iki cihazın karşılıklı konumlandırıldığı durumlarda başarılı performans alacağınızı düşünmekteyim. Karşılıklı konumlandırma projelerinde 5GHz cihazı da öneririm. Ayrıca benim çok önem verdiğim WISP modundaki kablosuz tekrarlama özelliği bu cihazda da mevcut.

Ben yaklaşık 1 haftadır kullandığım cihazda belli başlı bazı sorunlar yaşadım. Bunu da TP-LINK ‘ e bildirdim. Umarım bir sonraki firmware güncellemesinde üstesinden gelirler. Örneğin Uydunetin vermiş olduğu modeme WISP modunda bağlandığı zaman sürekli bağlantısı kopuyor. O modem ile nedense bir uyumsuzluğa sahip. Ayrıca Beamforming ayarı ile oynadığınız zaman bağlantısı gidiyor ve geri gelmesi için Network ayarlarında güncelleme yapmanız gerekiyor. Henüz yeni bir cihaz olduğundan, sorunların düzeleceğini umuyorum. Yeter ki sorunları tespit eden insanlar benim gibi duyarlı davranıp firmaya bilgi versinler. Firma da bu sorunları göz ardı etmesin ve üretim birimine bildirsin.

Cihaz hakkında söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. 1 haftalık kullanımda sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Uzun süreler de çalışacağını düşünüyorum. Cihaz ve ayarları hakkında aklınıza takılan bir şeyler olur ise, yorum bölümünden yazarsanız yanıtlamaya çalışırım.

İyi kullanımlar dilerim.

Kredi kartına taksitli sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-CPE210

Gelen Aramalar:

  • tp link cpe210 inceleme
  • tp-link cpe510 yorum
  • tp link cpe210 wireless bağlanamıyorum
  • cpe210 inceleme
  • tp link cpe210 performans sorunu
  • tp link cpe210 yorum
  • tp link cpe210 özellikleri
  • tp link cpe210 kurulum
  • dış ortam access point
  • dış mekan access point cpe210 incelemesi
  • cpe210 yorum
  • cpe210 mu tel 7210 mu
  • CPE210 mu loco m2
  • cpe210 çekim alanı
  • uzun mesafe modem

TP-LINK TL-WA7210N

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-TL-WA7210N

Merhabalar.

Uzun süredir sizlerle telsiz icelemelerimi paylaşıyorum. Bu sefer bir kablosuz ağ cihazı incelemesi ile karşınızdayım.

Bugünkü ürünümüz TP-LINK TL-WA7210N. Ürünü, kablosuz ağlara meraklı olan arkadaşlar zaten tanırlar. Bu ürünü tanımayan arkadaşlar da en azından 5210 u duymuşlardır.

TP-LINK, sadece ağ bağlantıları konusunda uzmanlaşmış, Türkiye pazarında da söz sahibi bir firmadır. Daha önce daha amatör cihazlara sahip olsa da, son yıllarda profesyonel cihazlar ile karşımıza çıkmaya başladı. Yıllar önce, 5110G isimli Access Pointi ile birçok wi-fi meraklısının gönlünü fethetmiştir. 5110G çıkış gücü olarak 0,4w a yakın bir değere sahip olduğundan, High Power kategorisinde iş gören bir cihazdı. Bu cihaza güçlü antenler bağladığınız takdirde, çok güzel sonuçlar alabilmeniz mümkün olabilmekteydi. Ardından üretilen 5210G, Dış Ortam Access Point ürünüydü. Bu ürün de oldukça fazla satış rakamına ulaşmıştır. Özellikle karşılıklı olarak 2 adet konumlandırıldığı durumlarda, oldukça uzak mesafelerden bağlantı sağlamayı başaran bir üründür. Burada tam mesafe belirtmek yanlış olur fakat 5km üzerinde mesafelerde sonuç almış insanlar bulunmaktadır.

5210 her ne kadar başarılı bir cihaz olsa da, firmanın adının, bir kısım Uzman Wi-Fi ciler arasında kötü anılmasına da sebep olmuştur. Sebebi ise cihazın bazı sorunlarının olmasıydı. Fakat TP-LINK boş durmayarak, gerek kullanıcılara verdiği destekler, gerekse firmware güncellemeleri sayesinde cihazın birçok hatasını gidermeyi başardı. 5210G nin bana sorarsanız en büyük eksiği, Client modunda çalışırken bağlantıyı tekrar kablosuz olarak tekrarlamıyor oluşuydu. Bugün sizlere anlatacağımız ürün ise 7210N

İsimlerinden de anlaşılacağı gibi, 5210G, G protokolünde yayın yapma kabiliyetine sahip bir ürün. Yani çıkabileceği maksimum hız 54Mbit dir. 7210N ise bu ürünün üst modeli olur ve N protolüne sahiptir. Yani 150Mbit/sn hıza ulaşabilir. 5210G zaten hali hazırda üretimi durdurulmuş bir üründür.

7210N yi, 5210G ye karşı üstün kılan birkaç özelliğe değinelim. Öncelikle 5210G deki birçok tutarsızlık ve kararsızlık sorununun bu üründe üstesinden gelindiğini söyleyebilirim. Yani 7210 çok daha stabil çalışmaktadır. Ayrıca benim için en önemli özellik olan, Ap Client Router yani diğer adı ile WISP modunda çalışırken, aldığı kablosuz bağlantıyı, tamamen WAN olarak görüp, yepyeni bir kablosuz bağlantı yaratarak, tekrarlamasıdır. Yeni DHCP, yeni LAN ve yeni SSID kullanarak, bağlandığınız ağdan tamamen bağımsız bir kablosuz ağ oluşturup, aldığınız bağlantıyı hem kablolu, hem de kablosuz şekilde tekrarlayabilirsiniz. Bu işlem neden bu kadar önemli? Önemli çünkü hem hassas bir konudur, zira bu işlemi yaparken cihazın stabil çalışması çok önemlidir, hem de sizi 2 cihaz almaktan kurtarır. Ayrıca tüm işleri kablosuz olarak çözdüğünüzden, kablo karmaşasından da kurtulmuş olursunuz. Tabi göz önünde tutmanız gereken bir konu da mevcut. 2 cihazın yapacağı işi, bir cihaza tek başına yaptırmak demek, hem cihaz kaynaklarının fazla kullanılması, hem de verim düşmesi demektir. Yani cihaza bu işi yaptırırken olası yavaşlamaları (fazla kullanıcı bağlandığında) ve internet hızındaki olası düşmeleri göz önüne alacaksınız. Zira cihazın wireless kanadına 2 işi birden yaptırdığınızdan, wi-fi performansında düşüş gözlenir. Ama ağ bağlantısından çok, internet bağlantısı için bu işlemlere katlanıyorsanız, çok da düşünmenize gerek yok. Zira internet bağlantılarımız hala yeterince yavaş.

Uzun süredir ürünü test ediyorum. Ürün üzerinde gelen ilk firmware ile her ne kadar bazı basit sorunlara sahip olsa da, güncellenen firmware ile bu sorunları aştı. Ben uzun süre UP şekilde cihazı kullandım ve hiçbir sorun yaşamadım. Ara ara, anlık olarak tüm bağlı olan wi-fi cihazların bağlantısını kesmesi dışında bir sorun gözlemlemedim. Bu durumu da neden yaptığını tam olarak çözmüş değilim. Firmaya da gerekli bildirimleri zaten yaptım. Fakat kullanımda sizi rahatsız eden bir duruma yol açmıyor. Daha çok uzun süre boşta kalan cihazların bağlantısını kesme amaçlı bir işlem olduğunu düşünüyorum. Wi-Fi chipsetini korumak veya cihazın şişmesini önlemek amaçlı bir uygulama olabilir diye düşünmekteyim.

Yaptığım testlerde, cihazı açık havada, WISP modunda kullanmaktayım. Cihaz root Ap ye kablosuz olarak bağlı ve ben de cihaza kablosuz olarak bağlıyım. Benle birlikte başkaları da bağlı ve bu başkalarının hızları bandwidth control sayesinde sınırlanmış durumda. Bu özelliğin de gayet başarılı çalıştığını söyleyebilirim. Ben cihazda yaklaşık 20 kişiyi sorunsuz şekilde gördüm. Cihaz hiç restart atmadan 1 haftayı geçti. Yağmur, çamur, rüzgar gibi faktörlerden kesinlikle etkilenmedi. Çekim alanına gelecek olursak, her ne kadar karşılıklı 2 cihazı konumlandırıp test etme şansım olmasa da, cep telefonu ile birkaç yüz metreden bağlantı kurulabiliyor. Ki bu test yaptığım ortamdaki sinyal kirliliğinden bahsetmeye gerek yok. Zira cihaz zaten 2.4Ghz kullanıyor.

Sonuç olarak, cihazı tercih etmek isteyen arkadaşlar gönül rahatlığı ile tercih edebilirler. Açık alana yayın yapmak istenilen durumlar için güzel bir cihaz olduğunu düşünüyorum. Ama tercihiniz uzak mesafeden kablosuz bağlantı kurmak ise, cihazların bire-bir görüşe sahip olduğu durumlarda 5Ghz ürünleri tercih etmenizi önerebilirim. Tabi unutmayın, 5GHz cihazlarda WISP modunda kablosuz yayını tekrarlamak pek işinize yaramayacaktır. Zira o yayın da 5GHz olacaktır. Yani her zaman için amacınıza uygun cihaz seçmenizde fayda var.

Sözü gelmişken, daha yeni cihazlar tercih etmek istiyorsanız, TP-LINK in yeni nesil ürünleri olan CPE serilerine de bir göz atmanızı öneririm. Bu cihazlar yepyeni bir yazılım ile geliyor. Bir sonraki inceleme yazım, CPE210 ile ilgili olacak ve 7210N ile karşılaştırmalara yer verecek.

Cihazlar ile ilgili aklınıza takılan soruları, yaşadığınız sıkıntıları, yorum bölümünden yazarsanız, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

Sıkıntısız kablosuz bağlantılar kurmanız dileklerimle.

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-TL-WA7210N

Gelen Aramalar:

  • tp-link tl-wa7210n yorum
  • tp link 7210 n tek başına işe yaramıyor
  • tp link 7210n kullanım kilavuzu
  • tp link 7210n iki cihaz arasi
  • tp link 5210g v2 airos
  • tl-wa7210n inceleme
  • tl wa7210n klavuz
  • tl wa7210n kablosuz baglanma
  • tl wa7210n iki adet kurulum
  • teplink 7210 n baglantı ayarları
  • cpe210 ile 7210n arasında
  • airos 7210n
  • 7210 tp link ücretli internete bağlanma
  • 7210 karsilikli kurma
  • tplink tlwa7210n wireless sorunu

Wireless İpuçları

Adsız

Selamlar. Uzun zamandır Wi-Fi bağlantıları konusunda bir yazı yazmayı planlıyordum. Bir türlü kısmet olmadı. Kısmet olmamasının sebebi de zaten belli başlı bazı test lerimi bitirememiş olmamdı.

Zira bir huyum var, emin olmadığım bir şey hususunda asla emin konuşmam. Bu zamanda ne kadar da sıkıcı bir huy değil mi? Bunu iş hayatımda da şu şekilde uyguluyorum. Sattığım her malı veya hizmeti önce kendim kullanırım. Altından girer üstünden çıkarım. Müşterinin yapacakları bir yana, hiçbir zaman yapmayacaklarını bile yaparım. Sonuç olarak ben memnun muyum, beni tatmin etti mi, bana dayandı mı durumlarını gözden geçirir ve ardından satıp satmayacağıma karar veririm. Yeri gelir ürün müşteriye mahcup olur, yeri gelir marka olur, yeri gelir model olur. Önemli olan benim olmamamdır.

Sözün özü denemediğiniz malı satmayın, denemediğiniz hizmeti vermeyin, denemediğiniz bilgiyi sunmayın olur.

Şimdi gelelim ofisimde kurduğum kablosuz ağ bağlantı sistemime.

Ofisimde UyduNet kullanıyorum. Bu sene yapmış olduğu 29 TL lik en uygun fiyatlı paketini bağlattım. Sonuçta gelirimiz olmadığından, giderleri de kısmak durumundayız. Bu fiyata 10mbit 25gb kotalı internet ve teledünya temel paket dahil. Uydu alıcıyı ve modemi kendiler veriyorlar. Bu da yükünüzü hayli hafifletiyor. Ben gayet memnunum. Kotanın 2 günde bitip bağlantı hızımın anında 3mbit’e düşmesini saymazsak bir sıkıntım yok.

Ana cihaz tahmin edeceğiniz üzere Netmaster. Biraz sorunlu bir cihaz olduğunu belki sizler de bilirsiniz. Benim fikrimi sorarsanız pek kaliteli bir cihaz değil. Arayüzü, stabilitesi ve sağlamlığı konusunda hayal kırıklığı yaratabilir. Zira eski versiyonları çok fazla kurcalandığında bozulurdu. Bu model de elimde kalacak diye baya korktum aslında. Bendeki model CBW-383Z4.

Şimdi gelelim önemli ipuçlarına. Not: Bu bilgileri kimse vermez. İnternette de böyle test eden bulabileceğinizi sanmam. Sözü fazla uzatmadan sonuca yönelik yazmayı planlıyorum.

Benim kurduğum sistemde bu cihaz ana dağıtıcı. WAN portu diye tabir edeceğimiz port, tahmin edeceğiniz üzere kablonete bağlı. Cihaz kablonetten aldığı interneti kablolu ve kablosuz olarak tekrar dağıtıyor. Kablolu dağıtım olayında 1 adet sunucum bağlı. Esas bizi ilgilendiren taraf kablosuz dağılım tarafı.

Cihaz normal kablosuz ağ dışında bir de misafir ağı destekliyor. Misafir ağ ne işe yarıyor derseniz, bu cihazdaki tek olayı şu:

Misafir ağdan bağlanan kişilerin birbirlerine ve ana ağınıza bağlanmalarını kısıtlayabiliyor, ayrıca misafir ağdan bağlanan kişilerin farklı bir DHCP den, farklı bir IP havuzundan ip almalarını sağlayabiliyorsunuz. Olay özetle bundan ibaret, tabi farklı SSID ile farklı bir ağmış gibi yayın yapıyorsunuz. Tavsiyem oluşturduğunuz misafir ağının farklı DHCP grubu kullanması ve AP izolasyonu özelliğinin açık olması. En güvenli yöntemi bu şekilde sağlarsınız. Ayrıca Misafir ağ menüsünün LAN bölümündeki Güvenlik Etkin seçeneğinin ne işe yaradığını çözmüş değilim. Ne güvenliğini etkiliyor belki bir gün çözeriz. UPnP kullanmak da tercihinize kalmış. Ben o da güvenlik zaafiyeti doğurduğundan pek tercih etmiyorum. Bir eksikliğini gözlemlediğimi de söyleyemem.

Bu cihazda misafir ağ ayarları yaparken cihazınız sapıtabilir. Misafir ağları deaktif ettiğiniz halde aktif kalabilir. Bunun gibi birçok saçmalık olabilir. Koyduğunuz şifre kendi kendine değişebilir, eski şifreniz gelebilir, ana kablosuz ağ menüsünde de bu şifre hatası ayrıca geçerli. Daha cihazın bulduğum birçok hatası var. Böyle durumlarda, işlemleri tek tek tekrar deneyin. Her değişimden sonra da kaydedin. Sırayla gitmeye özen gösterin. Güvenlik Etkin devre dışı bölümüyle vs. de oynayın, kapattığınız ağlar kaybolur bir süre sonra.

Onun dışında kurcalamayı seven arkadaşlar için gelelim cihazın kablosuz ayarlarının “Gelişmiş” bölümüne. İşte bu da benim alanım :)

Tek tek hepsini açıklamaya takatim yok. Kısaca bahsedip, önerdiğim ayarları göstereyim.

Adsız

 

İşte bunlar benim kullandığım en hızlı ayarlar.

XpressTm hakkında internette bilgiye ulaşırsınız. Sorun çıkarmadan avantaj kazandıran bir teknoloji. Bir çeşit sıkıştırma diyebiliriz.

802.11n Koruma yı açmanızın zararı dokunması olasıdır. Size yavaşlık olarak geri dönebilir, ayrıca eski nesil cihazların bağlantısı ile ilgili sorun yaşatabilir.

Kısa Gözetim Aralığı : Yoğun araştırmalarım sonucu modemde yarattığı arızayı tespit etmiş olduğum ayardır. Short GI ( Guard Interval ) diye geçen bu ayar, aslında paketlerdeki iletişim data miktarını küçülterek bağlantınıza hız olarak katkı sağlar. Fakat bu cihazda aktif ettiğimiz zaman bağlantının stabilitesini bozduğunu gözlemledim. Kapatmak cidden işe yarıyor. Denemesi bedava. Tabi nasıl test edeceğinizi bilmiyorsanız bu farkı anlamanız mümkün değil.

Temel Hız Ayarı: Tam cevabını veremem. Fakat “Tümü” seçildiğinde, modem cihaz arası ortalama hızın daha yüksek seviyelere çıktığını gördüm. Yani varsayılanda tek bir hıza daha çok kendini sabitlemeye çalışırken, tümü nü seçtiğinizde yüksek hızları zorlamaya çalışıyor. Aşırı bir fark yaratmıyor.

Çoklu yayın ve NPHY ile ilgili fazla araştırmam ve bilgim yok. Streaming durumlarında geçerli hizmetler. Zaten kullanmıyorum. Otomatik olması zaten böyle durumlarda tercih sebebi olur.

Gelelim alttakilere;

İşaret aralığı, beacon interval : Yani modemin havaya gönderdiği beacon sinyalinin sıklık derecesi. Normalde cihazlarda 100ms olur. Benim bu kadar yoğun beacon a ihtiyacım yok. O yüzden genelde izin verilen maksimum değer olan 1000ms yi kullanıyorum.

DTIM Interval : Bu da güç tasarruf modu kullanan cihazların, tasarruf modundayken, modem sinyallerini hangi aralıkta alacağını belirtir. Buradaki değer kaç beacon interval olacağına işaret eder. Ben 5 vermişim. Yani her 5 beacon sinyalinde 1 defa benim cep telefonum uyanıp yeni bir şey var mı diye kontrol ediyor. Bu da 1000 ms olan beacon ayarı ile beraber 5 saniyeye tekabül ediyor. Bana yeterli. Bu gecikme bana batarya tasarrufu olarak geri dönüyor. Ya da kablosuz ağdaki sinyal temizliği olarak, daha az yorulan modem olarak, daha az ısınan wi-fi kartı olarak vs. vs.

RTS ve Fragmentation u uzun uzun anlatmayacağım. Üzerinde gelen değerlerin sorun yarattığı duruma henüz rastlamadım. Çok sorunlu ağlarda bu değerleri düşürebilirsiniz. Önce RTS yi düşürün. Büyük ihtimalle sorun çözülür, çözülmezse Frag a başvurun. Yine düzelmezse zaten sorun bunlardan kaynaklanmıyordur.

Fragmentation; paketin kaç byte i geçince parçalara bölüneceğini ayarlar.

RTS : Ready to Send : Paket kaç byte dan büyükse göndermeye hazır sinyali göndereceğini ayarlar. Yani paket kaybını aza indirmek için uygulanabilecek ekstra yöntemlerdir.

Gelelim Ana Kablosuz Ekranına:

Bu ekrana resim koymuyorum.

STBC Tx: İhtiyacım olmadı fazla araştırmadım. Ama hızı düşürdüğünü gözlemledim. Daha kesin bir TX yapmasını sağladığını düşünüyorum. Bir çeşit decode encode sistemi gibi. Kapatın derim.

OBSS varlığı : Devre dışı daha hızlı gibi gözlemledim. Zira ağda olan ekstrem bir cihaz ile ilgili bir ayar olduğunu düşünüyorum. Ağa bağlanamayan sorunlu bir cihaz var ise denenebilir.

TPC ve Düzenleyici modu da kapalı. Bunlar da tx gücünün otomatik düşürülmesi ve ağ iletim teknolojileri ile ilgili birkaç ayar. Hiç gerekleri yok rahat olun.

Gelelim önemli bir konuya. 20 Mhz / 40 Mhz.

2.4 Ghz ağda, 40 Mhz nin yararını ben göremedim. Zararını daha çok gördüm. Sebebini geniş araştırmalar ile bulursunuz. Ben çok kalabalık bir wi-fi ağının içinde bu cihazı çalıştırıyorum. 40 Mhz kullandığım her cihaz, diğer cihazlarımı etkiliyor. 300mbps şart değilse önermiyorum. Eğer tek bu cihaz çalışacaksa ve sinyalin etkilenmediğini düşünüyorsanız, stabilite sorunları da yaşamıyorsanız o zaman 40 mhz kullanabilirsiniz. Ben 20 ile mutluyum.

N modunu açabilirsiniz. N için gerekli destek ne olduğu tam belli olmasa da ben açtım. Kapatınca da çok bir şey değişmiyor.

Çıkış gücü ve kanal sizin bileceğiniz iş. Deneyerek kesin sonuçlara ulaşın. Temiz kanallar kullanmanızı öneririm. Her zaman için denemeyi daha çok öneririm. Unutmayın, antenin duruşu çok ama çok önemlidir ;)

Bu modemin “Gelişmiş” menüsünün karman çorman olduğunu biliyorum.

Ben o listede Sadece “Wan Engelleme” yi aktif ettim. Geri her şeyin tikini kaldırdım.Tavsiye ederim. En güvenlisi bu. Bir şeyin de engellendiğini görmedim. NAT ALG Status bölümü de buna dahil. Sayfadaki her şeyin tiki kaldırılmış durumda, wan hariç.

Geldik Güvenlik duvarına. Bu cihazla ilgili bir sır da bu bölümde saklı.

IPV4 Güvenlik Duvarı Koruması : Düşük ( Yükselttiğiniz zaman bazı programlarınızda sorun yaşıyorsunuz)

Bölünmüş IP Paketlerini Engelle : Aktif (Bir zararı yok)

Port Taraması Tespiti : Aktif (Zararı Yok)

IP Flood (Akın) Tespiti : Pasif (Zararı Büyük) : Bu ayar aktif edildiğinde modem ciddi anlamda ağlamaya başlıyor. Bağlantınız büyük ölçüde yavaşlıyor. Deneyerek farkı görebilirsiniz.

Kolayı seven kullanıcılar komple hepsini kapatabilir. Klasik bilgisayarcı işi yapacak olan, tüm güvenlik duvarı özelliklerini kapatsın, gelişmiş bölümündeki her şeyi işaretlesin keyfine baksın. Benim kafadaki arkadaşlar dediklerimi uygulayabilir.

NetMaster CBW-383Z4 Ayarlar Özeti;

Genel anlamda kötü bir cihaz. Cihazın kaderini değiştiren ayarlardan tekrar bahsedelim.

1. 20 / 40 Mhz ayarı

2. Kısa Gözetim Aralığı

3. Güvenlik Duvarı Ayarları

 

Benim bu cihazıma WISP yoluyla bağlı 2 adet cihazım daha var.

Bu cihazların biri DARK WRT-150 diğeri ise TP-LINK 7210N

Dark arka odaya havadan aldığı sinyali tekrarlıyor. Ayrıca lan girişinden VOIP adaptöre bağlantı sağlıyor.

7210N ise kamu yararına tüm bulvara bağlantı yayıyor. Tabi yaydığı bağlantının hızı düşürülmüş durumda ve benim ağımdan izole edilmiş durumda.

Bir sonraki yazıda, DARK ve 7210 N için ince ayarlardan söz edeceğim.

İyi çalışmalar dilerim.

Gelen Aramalar:

  • OBSS Varlığı
  • Tx gücü nedir
  • beacon aralığı nedir
  • 11n koruma aralığı
  • stbc tx
  • dtim interval
  • 11n koruma aralığı:
  • 2 4 ghz wireless spped kaç olmalı
  • wifi koruma aralığı nedir
  • 11n koruma aralığı nedir
  • dtim nedir
  • stbc nedir
  • enable short gi nedir
  • modem arayuzunde 11n koruma araligi ne olmali
  • wlan koruma aralığı nedir
« Önceki sayfaSonraki sayfa »



maltepe escort