Etiket Arşivi: 'kabul'

Zor Günler

Ne demiş özgüvenli kız?

Kötü zamanlarında bile güçlü görüneceksin. İnsanlara belli etmeyeceksin, cartsın, curtsun.

Neye yarıyor bu? Yapmadım mı sanıyorsun? Biz neler yaptık da sana anlatamayız çünkü yaşamadın.

Sen 10-15 sene durmaksızın devam eden bir şeye karşı dirensene? Güçlü görünsene. 3 gün görün, 5 gün görün, 10 gün görün hava at. Herkes güçlü sandı seni evet. Ne oldu peki? Zayıflığını gizledin güçlü göründün ne oldu? Aslında zayıf olmana rağmen herkes seni güçlü sandı. Peki bu herkes kim? Sana gram faydası olmayacak kişiler. Sen güçlü görününce bu herkes ne yaptı? Seni aradı, senden yardım istedi, sana akıl danıştı, senden para istedi, senden medet umdu, falan filan. Hatta seni kıskandı, sana imrendi. E ne olacak şimdi? Güçlü değildin ki sen sadece rol bastın. Yaptım cicim yaptım. Ben hiçbir şeyim yokken, hiçbir şeye sahip değilken neler yaptım bir bilsen. Bunu sana yaklaşmamdan anlamalıydın zaten. O kadar güçlü, varlıklı, paraya, pula sahip adam, doğal olarak özgüvene sahipken sana yanaşırken, ben bunların hiçbirine sahip olmadan özgüvenle yaklaştım sana. Anladın mı? Anlamadın, anlamazsın.

Şimdi zor günlerim geçiyor. Sadece sövüyorum. Bağırıyorum, çağırıyorum, isyan ediyorum. Zayıflığımı da acımı da herkese gösteriyorum. O senin dediğini uygulayan herkese. Asla zayıf görünmeyenlere, zayıflığı senin gibi ayıp bellemişlere. Görün ulan. Sizin yapamadığını yapıyorum işte. Asıl eziklik zayıfken güçlü görünmek. Zayıfım diyememek. Ben derim arkadaş. Sizin rol dünyanızda benim yerim yok. Beni zaten almadılar o dünyaya kabul etmediler. Sen kime neyi anlatıyorsun. İlla parasız pulsuz mu kalmanız lazım bir şeyleri anlamanız için? Unvansız, rütbesiz mi kalmanız lazım. “Hanım” takınızı çok uzaklara mı göndermek lazım. Aylarca, yıllarca hayallerinin mi yıkılması lazım. Tam bu sefer olmuşken dediğinde yine sessizlik içinde mi kalman lazım? Yardım istediğin adamların seni kullanmaları mı lazım? Ne lazım anlamıyorum ki. Anlamayın lan, anlamayın. Beni anlamak size en büyük cehennem azabı çünkü.

Ben artık yokum. Hiçbir yerde yokum. Neden yokum biliyor musunuz? Çünkü yarın sabah erkenden işim yok ve gece erken yatmam gerekmiyor. İşim olmadığı için yokum. Yarınım olmadığı için yokum. Siz kurtarın memleketi ben yokum.

Sizin hiç eliniz yandı mı?

Yanmıştır elbet. Yanmıştır. Siz acıyı hissedene dek, hayatta kalma içgüdünüz daha beyniniz devreye girmeden elinizi o ateşten de çekmiştir.

Peki eliniz yandığı halde ateşten çekemediğiniz oldu mu hiç? Hayal edemediniz.

Beni de diri diri yakmadılar haklısınız. Ama hissetmişimdir çok. Geçmeyen acıyı bilir misiniz. Diri diri yanmak budur. Dışarıdan bakıldığında kimse görmez yandığınız ateşi. Ama siz için için diri diri yanıyorsunuzdur. Kaçamıyorsunuzdur da. Koşsanız, arkanızı dönseniz, gözlerinizi kapatsanız ya da işkenceye düşmüşçesine iyi şeyler hayal etseniz. Kendi kendinize teknikler geliştirirsiniz ama neye yarar. Hiçbir işe yaramaz. Yanarsınız sadece. Bir bıçak gibi düşünebilirsiniz. Saplanmış ve içinizde çevrilen bir bıçak. Sonra birileri karşınıza geçer ve size hayatın güzelliklerinden bahseder. Görünmeyen bir bıçak içinizde çevrildiği için acı çekiyor ve mutsuzsunuzdur. Sonra o karşınızdaki akıllı, görmediği bıçak yüzünden sizi suçlar. Sahip olduklarınızı hatırlatır ve sizi bencillikle, şımarıklıkla, yalancılıkla suçlar. Sonra da gidip kendine hayatın güzelliklerini hisseden birini arar bulur.

Anlatamazsınız, hiçbir zaman hiçkimseye anlatamazsınız. Allah size böyle bir hastalığı layık görmüştür. Yani sizin o şirin mi şirin allah inancınız bunu yapmıştır. Veya dininiz bana böyle bir sınavı emretmiştir. Ben bu sınavı geçiyorum? Öteki zengin pici de köpük party sınavını geçiyor. Tuzu kuruların cahil cuhala fakirleri bastırma sanatına din diyoruz. Tuzum kurusun, söz benim de iki lafımdan biri allah kitap olacak. Fakire de gidip senin sınavın buymuş bebişim dicem. Vicdanınıza sokayım.

Babasından aldığı parayla gençliğini doyasıya yaşamış, sonrasında kalan mirasla güzel bir kadınla evlenip lüks bir hayata kavuşmuş adamın baba sevgisini kim inkar edebilir ki. Sevginin ucunun paraya dayanması ne acı değil mi? Ama kime kabul ettireceksiniz. Anasız babasız adam tribe girmek istediği zaman anasızlık babasızlık tribine çok rahat girer. Köpük party esnasında anımsayacağını sanmıyorum. Köpük party de dilime takıldı bu ara nedense. İşe yaramayan ana-baba nın anlamı nedir? Çocukluğunu piç eden, gençliğini sikip atan, orta yaşına sokan ve ileriki yaşlarında olmayacak ana babadan söz ediyoruz. Sen hayattasın diye vicdanını rahatlatan ana babadan. Eşe dosta senin hakkında her zaman güzel şeyler söyleyen, evdeki olumsuzluklardan gram bahsetmeyen ana babadan. Eş dost da senin neden başarısız olduğuna anlam veremiyor zira herkes seni başarılı sanıyor zaten. Mesela anan baban senin para kazandığına inandırıyor kendini. Ana baba da olsa vicdan rahatlatmak için çok güzel yöntemleri var. Şimdi benim anam babam ölse ne olacak. Söyleyim. Onlar kurtulacak, ben devam edeceğim. Benim baba olma hakkımı elimden alanlar ölse ne olacak? Yaşadıklarının kıymetini mi bileyim şimdi? Biz yıllarca para için sevmedik anamızı babamızı hata ettik. Herkesin yaptığını yapmalıymışız. Çünkü gerçekten paradan başka bana verecekleri hiçbir şey yokmuş. Verdiklerini de keşke vermeselermiş. Eminim çok daha başarılı olurdum ve onları çok daha fazla seviyor olurdum. Tanıdığım en başarısız insanım. Kendimden çok daha mal onlarca insan tanımama rağmen, benden daha başarısız kimseyi tanımıyorum. Çok garip.

Bana evlenme ve çocuk yapma tavsiyesi veren ezikler var bir de. Bi de mesela her akşam içtiğimi duyunca içme diyenler var. Eve git dışarda gezme diyenler falan var. Olamadık şöyle basit bir insan. Allah bana böyle basit bir hayat nasip etmedi. Her şeyi deneyimlemek zorunda kaldım. Nasıl mutlu olayım?

Kimisi Range Rover deneyimliyor, kimisi de bizim gibi çocuk yaşta murat 131 iteklemeyi.

Herkesin her şeyinin yalan olduğunu deneyimliyorsun. İyi kalp dediğinin nefse yenik düşüşünü deneyimliyorsun. En güvendiğinin sırtından vuruşunu, sevgine karşılık it muamelesini deneyimliyorsun.

Hayatta haklı olanın değil, güçlü olanın kazanışını deneyimliyorsun. Ve sağlam bir kafan olmadığı için 32 yaşında hala bunlara isyan ediyorsun.

Allahtan kendime şifa diliyorum. Tez zamanda bozulmayı, pisliğin teki olmayı, yalan söyleyebilmeyi, insanları kişisel çıkarlarım için kullanabilmeyi, arkamdan kötü sözler söyletmeyi, para için dinini imanını allahını kitabını anasını bacısını satan bir insan olabilmeyi, yani kısacası sağlık diliyorum.

Belki prim yapmaya başlayabilirim.

 

Not: Bu yazıyı okuyup, abi haklısın deyip, 2000 TL’ye sattığım şeye 150 TL pazarlık atacaksın. Hadi bi siktir git.

 

Terbiyesizlik, Saygısızlık Hat Safhada

Hazır boş geçen bir gündeyken, ticari anlamda art arda yaşadığım birkaç terbiyesizliği yazmak istedim. %90 ihtimalle siz de bu terbiyesizlerden veya bu terbiyesizliği yapanlardansınızdır.  Gerçi öyle olsanız nereden denk gelip bu yazıyı okuyasınız di mi? %10 zaten anladı.

Terbiyesizlikler, Saygısızlıklar, Ahlaksızlıklar vb. sıfatlar:

  1. İnsanların gayet ahlaksız bir biçimde sizin o işi yaparken kar etmenizi istemiyor olmalarıdır. Bir şekilde sizin maliyetinizi öğrenir. Hatta öğrenemez tahmin eder ve maliyetinden bile düşük fiyat teklif eder. Eğer işin içinde, sanat,emek veya bilgi var ise o iş veya o hizmetin harcananları alıcının umrunda değildir.
  2. Pazarlık olayını hayatımda hiç sevmedim. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde bizdeki gibi çingene pazarlığı olduğunu da hiç sanmıyorum. Fakat bizim geri kalmış, cahil toplumumuzda “Ölücülük veya diğer adıyla Mezarcılık” övünç alacak hale gelmiştir. Ben pazarlık yaparken 1 olmadı 2 kere sorarım. 3. yü sormam zira kendime yakıştırmam. Almayacaksam almam olur biter. Fakat bizde öyle mi? Trilyonluk adam gelir 1 liranın pazarlığını yapar. Lafta Sedat Peker, icraatte Pamuk şeker doludur ortalık.
  3. Bedelsiz iş isteyenler doldu ortalık. Adam benim profesyonel olarak yaptığım işi benden bedelsiz talep eder. Hatta işi nasıl yaptığını öğretmeni ister. Sen 30 senelik birikiminle yapıyorsundur adam 5 dakikada öğretmeni talep eder. Para isteyince de “İnsanlık Ölmüş, Sevabına, İnsanlık Namına” gibi cevaplar verir. Hiç ama hiç utanmaz. Kendimi düşünüyorum, hatta düşünemiyorum bile ben teklif edemem. Hatta geçen gün yaşadığım bir olayı anlatayım. Adamın biri Skype’dan ekledi ve bu tarz bir yardım teklif etti. Polemiğe girmeden engelledim. 5dk sonra telefonum çaldı. Aynı adam aradı ve ne oldu diye sordu, engellediğimi söylememe rağmen yardım talebine devam etti. Yaklaşık 5 kez red ettim ve telefonu yine de kapatmadı, sonuç olarak suratına kapatmak zorunda kaldım.
  4. Bedava mezar bulsa girmek isteyenler var bir de. Geçen bir müşteri hediye istedi. Şurdan bikaç tane al dedim, bütün paketi alabilir miyim diye sordu. Devamını tahmin edin. Hatta aynı müşteri kendi aldığından daha pahalı olan birkaç malı sordu. Elde kalan mallar , onlar daha pahalı, eritiyorum yavaştan deyince, madem elinde kalmış birkaç tane alim ben hediye et dedi. Ben utandım, kendisi sırıtıyordu.
  5. İndirim talep edip, ölücü pazarlığı yapıp, ürünleri karsız satmana sebep olan kişinin, fatura isteyip istemediği sorulduktan sonra, indirim yaptın faturaya gerek yok demesi ardından, ödeme anında kredi kartı uzatma durumudur. Yorumu size bırakıyorum.
  6. Bayisi olduğum büyük bir firmanın, 3 kuruş fazla para kazanmak uğruna, benim müşterimi başkasına peşkeş çekmesidir terbiyesizlik. Söyleyecek söz bulamıyorum, bu durumu düzeltmezler ise firma ismini de lanse edeceğim. İnsanlar bu kadar haramla, bu kadar etik ve ticari ahlaksızlıkla, bu kadar hak yemeyle yaşamaya ve nefes almaya devam ediyorlar. Ben artık ilahi adalete inanmıyorum, yakındır kendi adaletimi kendim sağlayacağım.
  7. Her işinde senden yine kendini kanıtlamanı bekleyen bir güruh var bi de. Bak beğenmezsem, ödeme yapmamcılar mesela. Seni araştırmadan, soruşturmadan gelen ve artislik yapanlar. Bunları kovmak en zevklisi.
  8. Sunucusunu bana teslim etmekten korkan optimizasyon müşterileri var bir de. Sen söyle ben yapimciler var. Hatta daha güzeli, teamviewer ile bağlan yapçılar var. Malları çok kıymetli arkadaşların, ya da çok zekiler aynı işe tekrar tekrar para vermeyeceklermiş. Ben de Ferrari’mi servise götürünce aynı şeyleri talep edeceğim bir dahaki sefere.
  9. Bir mal veya hizmet hakkında sonsuz sayıda soru soranlar var bir de. Mesele soru sormaları değil ama, sadece soru sormaları. Siz insanlıktan çıkmadan tüm bu sorulara cevap verirsiniz en güzel şekilde. Peki sonuç ne olur? Sadece sessizlik. Anladınız siz. Ama cevap vermezseniz ya da kibar olmazsanız vay halinize.

 

Beleşçi ülkemin beleşçi insanlarına;

Eğer benim dükkan sahibim insanlık namına kira almazsa benden, petroller sevabına yakıt verirse, dolmuşçu sevabına taşırsa, ev kiramı sevabına devlet karşılarsa, tüm faturalarımı sevabına almazlarsa, üstüme giydiğim kıyafet ve yediğim yemeği sevabına verirlerse, marketler ve bakkalar sevabına kabul ederse, doktorlar, eczaneler sevabına para almazlarsa benden

Namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum ki, ne işiniz olursa bedava yapacağım.

Haydi rastgele.

Gelen Aramalar:

  • Terbiyesizlik yaptığım aramayı Kadir Kara ya
  • para Peki izle indirim
Sonraki sayfa »