Etiket Arşivi: 'en güçlü modem'

Wireless Çıkış Gücü

Selamlar.

Bir diğer konu olan çıkış gücü hakkında da bir şeyler yazmaya karar verdim.

Artık hepimiz, wi-fi teknolojileri ile iç içe yaşıyoruz. Fakat wireless bağlantılarla ilgili yaşanan sorunlar azalmakla kalmıyor, günden güne artıyor. Artmaya da devam edecek gibi görünüyor. Zira havada dolaşan elektromanyetik dalgalanmaları görebilseydik veya duyabilseydik, muhtemelen kafayı yerdik. Her ne kadar görmeyip duymasak da, sağlığımızı olumsuz etkilediğini kesinlikle söyleyebilirim. Radyasyonun içinde yaşamakla kalmıyor, artması için de elimizden geleni yapıyoruz. Hatta artık radyasyonsuz bir hayat düşünemez olduk.

Evimizdeki wireless modemler, routerler, access pointler arka odalardan çekmediği zaman, hepimiz bir şekilde uzman edasıyla cihazın paneline girer, kablosuz ayarlarını kurcalamaya başlarız. Kanal değişimleri, çıkış gücü değerleri ile oynarız. Ya da her şey yolundysa, çalışan sisteme dokunmayalım der ve asla girmeyiz. Birkaç naçizane tavsiyede bulunayım.

Router ve istemciler arasında bir radyo dalgası alış verişi olur. Burada temel nokta iki cihazın birbirini sağlıklı şekilde duyabilmesidir. Yani her iki cihazın da hem alış, hem de gönderme kapasitesi yeterli olmalıdır. Burada iki önemli unsur vardır. Bunlar cihazların çıkış katı, ve anten hassasiyetidir. Bu ikisi yeterli olduğu takdirde sorunsuz iletişim kurulur. Peki hangi durumlarda nasıl sıkıntılar yaşanır?

Bir cihazın çıkış gücünü, cihazın konuşurken çıkardığı ses yüksekliği gibi düşünebilirsiniz. Yani cihazın çıkış gücünü ne kadar yükseltirseniz, cihazın o denli bağırmasına sebep olursunuz. Bunun olumlu yanı, evet cihazın sesi arka odalara gidecektir. Ama wi-fi bağlantısı bir radyo istasyonu yayını değildir. Zira siz radyo dinlerken sadece dinlersiniz. Radyonuzdan radyo istasyonuna bir sinyal göndermezsiniz, yani sadece alıcı durumundasınızdır. Bu sebepten radyo istasyonları izin verilen ölçüde yüksek güçte çıkış yapma özgürlüğüne sahiptirler. Gel gelelim sizin için durum böyle değil. Cihazınızın gücünü ne kadar çok açarsanız, belli bir seviyeden sonra cihazınızın duyma kabiliyetini öldürme başlarsınız. Şöyle düşünün. Bağıra çağıra konuşurken karşınızdakini duyabilir misiniz? Kendi sesiniz karşıdakinin sesini bastıracaktır, havada sadece sizin sesiniz dolaşmaya başlayacaktır. Kendinizi kötü etkilediğiniz gibi, etraftaki diğer cihazların da iletişimini bozacaksınız.

Yüksek çıkış gücünün diğer dez avantajlarına gelirsek, cihazın çıkış katının ömrü kısalacaktır. Zira yüksek çıkış gücü fazla ısı ve kısa ömür anlamına gelir. Cihazın anteninde meydana gelecek bir arızada cihazın bunu telafi etme şansını azaltacaksınız. Bu konuyu SWR tabiri ile açıklayabiliriz. Yani anten verimli çalışmadığında, cihazdan çıkan elektrik yükü havaya gidemez ve cihaza geri döner. Bu da cihazda SWR ye yol açar ve bir süre sonra çıkış katı yanar. Cihazda bir koruma sistemi varsa durum telafi edilse de, yoksa bozulan cihazınızla baş başa kalırsınız. Bunun yanı sıra, yüksek çıkış gücünün insan sağlığına olan zararlarını da araştırabilirsiniz. Mikrodalga fırın içinde yaşıyoruz, bir de kendinizi vurmayın derim. Yüksek çıkış güçlü bir vericinin yanında bir süre vakit geçirin, baş ağrınızı fark edeceksiniz.

Sözü açılmışken antenlerden de bahsedeyim. Cihaz antenlerini doğru konumlandırmak çıkış gücünden çok çok daha önemlidir. Hatta çıkış gücünüz berbat ama anteniniz iyi olsun, yüksek çıkış gücü ve kötü antenden çok daha iyi iş görecektir. Anten konumlandırırken, kullanacağınız istemcilerle aynı polarizasyonda kullanın derim. Detaylı bir konu olduğundan, günümüz cihazları için dik konum idealdir. Eğer fazla antene sahip cihazlarınız varsa, duruma göre deneyerek bulabilirsiniz. 1 dik 1 yatay da genel anlamda işinizi kolaylaştırabilir.

 

Peki çıkış gücü ayarı nasıl yapılmalı?

En düşükten başlamanızı tavsiye ederim. Alıcı cihazda 25dB leri yakaladığınız nokta bence yeterli. 25 in altına inmeye, 30 un üzerine çıkmaya pek gerek yok. Zira, gereğinden fazla yüksek çıkış güçlü yayın yaparsanız, ağınızdaki diğer cihazların veya yayın yapan cihazın paneline bile girmekte zorlanmaya başlarsınız. Cihazların tamamı baskı yemeye başlar ve bağlantınızda yavaşlama, durma, kopma gibi sorunlar yaşamaya başlarsınız. Hali hazırda kullandığınız cihazların çıkış güçlerini düşürerek denemelere başlayabilirsiniz. Eğer düşük güçler size yeterli gelmiyorsa, kanal küçültmeyi deneyebilirsiniz. Cihazınızı verimli kullanın, yormayın ki, size saçmalamadan hizmet etsin. Uzun yıllar da birlikte mutlu yaşayın.

Konular çok fazla detay ve teknik bilgi içerdiğinden, birçok konuyu es geçiyorum. Yazılarımda herkesin anlayacağı bir dil kullanmaya özen gösteriyorum. Burada verdiğim bilgiler, pratik olarak sizin evinizde veya iş yerinizde kendi başınıza halledebileceğiniz durumlar içindir.

Daha ciddi ve karmaşık sistemler hakkında teknik desteğe ihtiyacınız olursa, iletişim veya yorum bölümünden bana ulaşabilirsiniz.

İyi iletişimler dilerim.

Gelen Aramalar:

  • wifi dbm nedir
  • kablosuz çıkış gücü
  • dBm nedir
  • çıkış gücü değil
  • wireless dbm nedir
  • 20 dbm nedir
  • 20 dbm kaç metre
  • modem güç yüzde kaç
  • 27dbm kaç olmalı
  • dsl 2600 kablosuz çıkış gücü
  • dbmnedir
  • dbm kaç olmalı
  • dbm kablosuz iletim
  • cikis gucu modem
  • -64 dbm ne demek

Dark WRT150D14

dkntwrt150d14icgorsel_5

 

Merhabalar.

Yine bir Dark ürünü incelemesi ile birlikteyiz.

Bir önceki yazımda, Dark markasının kapalı alan Routerlarından bahsetmiştim. Marka sadece bir Network markası değil. Tablet, kasa ve birçok diğer teknolojik ürünleri ile, piyasaya hızlı bir giriş yapmış bir yerli marka. Akortek bilişimi bu konuda tebrik ediyorum.

Ben işim ve uğraşlarım gereği daha çok firmanın ağ bağlantı ürünleri ile ilgileniyorum. Diğer ürünlerinin kalitesi hakkında bir yorum yapamayacağım fakat ağ ürünleri genel anlamda oldukça başarılı diyebilirim.

Dark firması büyük bir hızla, TP-LINK’i takip ediyor diyebilirim. Firmanın eksiklerini ben de yetkililere düzenli olarak bildiriyorum. Son telefon görüşmemizde, piyasada ticari anlamda neler yapabilecekleri hakkında birkaç tavsiyede bulundum. Şimdilik yeni üretilen Outdoor ürünü hakkında bir şeyler kaleme almak istiyorum.

Firma geçenlerde WRT150D14 Kod adı ile, RangeMax ürün gamına Outdoor Ap ürününü ekledi. Ben de kapalı alanda yarattığı başarıdan etkilendiğimden hemen 1 adet sipariş geçtim. Ürünü test etmem birkaç günümü aldı zira yazılımı beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Ürünün Çin’de yapılması sorun değil fakat yazılımın Çin’de yazdırılması biraz sorun olmuş gibi. Ürünün yazılımının ne bir adı, ne de yazan firmanın bilgisi var. Yani firmware update’i olur mu olmaz mı diye düşünmemek elde değil. Yazılım oldukça amatör olmuş.

Cihazın donanımına bakarsanız, malesef bu konuda da sınıfta kalıyor. Zira elinizde aldığınızda bir kalite hissi yaşamıyorsunuz. Oldukça sıradan bir plastik yapısı var. Açıkçası yağmur altında ne olur konusunda endişelerim olmadı değil. Yani kasa kalitesi konusunda da, yazılım konusunda da TP-LINK’in yanına bile yaklaşamıyor. Firmanın her ne kadar TP-LINK’le yarışma gibi bir iddiası olmasa da, ben son kullanıcı açısından olaya yaklaşıyorum. Zira TP-LINK sadece Ağ konusunda çalışırken, Dark birçok konuda çalışmaktadır. Yine de kapalı alandaki başarısından sonra, açık alanda da neden olmasın dedirtiyor insana.

Ben ürünü şimdilik rafa kaldırdım kullanmıyorum. Peki neden? Yanıt basit. WISP modunda AP özelliği her ne kadar güzel çalışsa da, Bandwidth Control diğer adıyla QOS çalışmıyor. Yani hız kısıtlaması yapamıyorsunuz. Yapıyorsunuz ama, hiçbir şey değişmiyor. Bu durumda ürün benim hiçbir işime yaramıyor. Firmaya konuyu bildirdim. Bir firmware update ile çözülebilecek bir sorun fakat yaparlar mı, yaptırırlar mı bilemiyorum.

Gelelim cihazın antenine. Firmanın iddiasına göre ürün 14dBi antene sahip. Bu iddianın doğruluk payı yüksek zira gerçekten dev gibi bir antene sahip. Cihazın çekim alanını denediğimde ise, malesef bu konuda da yine TP-LINK ürünlerinden geride kaldığını gördüm. Yani kapalı alanda her ne kadar çekim alanı konusunda TP-LINK’i 2’ye hatta 3’e katlasa da, açık havada yarısına yakın performans veriyor diyebilirim. Tabi bu benim testlerim sonucunda böyle çıktı. Farklı koşullarda farklı sonuçlar alınabilir.

Ben band kısıtlaması ihtiyacı olmayan bir AP veya WISP projemde kullanmak üzere ürünü şimdilik rafa kaldırdım. Ama firmanın bu konunun üstüne gitmesini gerçekten öneriyorum. Zira Açık hava ürünlerinde de başarı sağlarlarsa büyük reklama ve ticari anlamda başarıya imza atacaklardır.

Sonuç olarak, açık alan ürününü amatör işlemleriniz için tercih edebilirsiniz. Profesyonel kullanımlar için önermiyorum.

Firmanın ağ ürünleri konusundaki çalışmalarını beğeniyorum. Bir sonraki ürünlerinin de Powerline ürünleri olacağını düşünüyorum. Eğer fiyat konusunda uygun bir powerline ürününü piyasaya sürerlerse, yine güzel satış rakamları yakalayacağını düşünüyorum. Zira diğer markalarda powerline ürünlerin fiyatları hala oldukça yüksek. Özellikle Wi-Fi destekli powerline ürünlerini almak bütçe gerektiriyor. Wi-Fi özellikli bir powerline kit üretip uygun fiyatla satışa sundukları takdirde, piyasada isim yapma şansları büyük.

Firmanın kendi AR-GE personeli, sanmıyorum ki bir toplantıda, benim verdiğim kadar bilgiler veriyor olsun. Neyse burayı okuyan bir personel, bir toplantıda dile getirirse, belki benim yerime terfi alır :)

Bir sonraki inceleme yazımızda görüşmek üzere, iyi çalışmalar.

Gelen Aramalar:

TP-LINK TL-WA7210N

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-TL-WA7210N

Merhabalar.

Uzun süredir sizlerle telsiz icelemelerimi paylaşıyorum. Bu sefer bir kablosuz ağ cihazı incelemesi ile karşınızdayım.

Bugünkü ürünümüz TP-LINK TL-WA7210N. Ürünü, kablosuz ağlara meraklı olan arkadaşlar zaten tanırlar. Bu ürünü tanımayan arkadaşlar da en azından 5210 u duymuşlardır.

TP-LINK, sadece ağ bağlantıları konusunda uzmanlaşmış, Türkiye pazarında da söz sahibi bir firmadır. Daha önce daha amatör cihazlara sahip olsa da, son yıllarda profesyonel cihazlar ile karşımıza çıkmaya başladı. Yıllar önce, 5110G isimli Access Pointi ile birçok wi-fi meraklısının gönlünü fethetmiştir. 5110G çıkış gücü olarak 0,4w a yakın bir değere sahip olduğundan, High Power kategorisinde iş gören bir cihazdı. Bu cihaza güçlü antenler bağladığınız takdirde, çok güzel sonuçlar alabilmeniz mümkün olabilmekteydi. Ardından üretilen 5210G, Dış Ortam Access Point ürünüydü. Bu ürün de oldukça fazla satış rakamına ulaşmıştır. Özellikle karşılıklı olarak 2 adet konumlandırıldığı durumlarda, oldukça uzak mesafelerden bağlantı sağlamayı başaran bir üründür. Burada tam mesafe belirtmek yanlış olur fakat 5km üzerinde mesafelerde sonuç almış insanlar bulunmaktadır.

5210 her ne kadar başarılı bir cihaz olsa da, firmanın adının, bir kısım Uzman Wi-Fi ciler arasında kötü anılmasına da sebep olmuştur. Sebebi ise cihazın bazı sorunlarının olmasıydı. Fakat TP-LINK boş durmayarak, gerek kullanıcılara verdiği destekler, gerekse firmware güncellemeleri sayesinde cihazın birçok hatasını gidermeyi başardı. 5210G nin bana sorarsanız en büyük eksiği, Client modunda çalışırken bağlantıyı tekrar kablosuz olarak tekrarlamıyor oluşuydu. Bugün sizlere anlatacağımız ürün ise 7210N

İsimlerinden de anlaşılacağı gibi, 5210G, G protokolünde yayın yapma kabiliyetine sahip bir ürün. Yani çıkabileceği maksimum hız 54Mbit dir. 7210N ise bu ürünün üst modeli olur ve N protolüne sahiptir. Yani 150Mbit/sn hıza ulaşabilir. 5210G zaten hali hazırda üretimi durdurulmuş bir üründür.

7210N yi, 5210G ye karşı üstün kılan birkaç özelliğe değinelim. Öncelikle 5210G deki birçok tutarsızlık ve kararsızlık sorununun bu üründe üstesinden gelindiğini söyleyebilirim. Yani 7210 çok daha stabil çalışmaktadır. Ayrıca benim için en önemli özellik olan, Ap Client Router yani diğer adı ile WISP modunda çalışırken, aldığı kablosuz bağlantıyı, tamamen WAN olarak görüp, yepyeni bir kablosuz bağlantı yaratarak, tekrarlamasıdır. Yeni DHCP, yeni LAN ve yeni SSID kullanarak, bağlandığınız ağdan tamamen bağımsız bir kablosuz ağ oluşturup, aldığınız bağlantıyı hem kablolu, hem de kablosuz şekilde tekrarlayabilirsiniz. Bu işlem neden bu kadar önemli? Önemli çünkü hem hassas bir konudur, zira bu işlemi yaparken cihazın stabil çalışması çok önemlidir, hem de sizi 2 cihaz almaktan kurtarır. Ayrıca tüm işleri kablosuz olarak çözdüğünüzden, kablo karmaşasından da kurtulmuş olursunuz. Tabi göz önünde tutmanız gereken bir konu da mevcut. 2 cihazın yapacağı işi, bir cihaza tek başına yaptırmak demek, hem cihaz kaynaklarının fazla kullanılması, hem de verim düşmesi demektir. Yani cihaza bu işi yaptırırken olası yavaşlamaları (fazla kullanıcı bağlandığında) ve internet hızındaki olası düşmeleri göz önüne alacaksınız. Zira cihazın wireless kanadına 2 işi birden yaptırdığınızdan, wi-fi performansında düşüş gözlenir. Ama ağ bağlantısından çok, internet bağlantısı için bu işlemlere katlanıyorsanız, çok da düşünmenize gerek yok. Zira internet bağlantılarımız hala yeterince yavaş.

Uzun süredir ürünü test ediyorum. Ürün üzerinde gelen ilk firmware ile her ne kadar bazı basit sorunlara sahip olsa da, güncellenen firmware ile bu sorunları aştı. Ben uzun süre UP şekilde cihazı kullandım ve hiçbir sorun yaşamadım. Ara ara, anlık olarak tüm bağlı olan wi-fi cihazların bağlantısını kesmesi dışında bir sorun gözlemlemedim. Bu durumu da neden yaptığını tam olarak çözmüş değilim. Firmaya da gerekli bildirimleri zaten yaptım. Fakat kullanımda sizi rahatsız eden bir duruma yol açmıyor. Daha çok uzun süre boşta kalan cihazların bağlantısını kesme amaçlı bir işlem olduğunu düşünüyorum. Wi-Fi chipsetini korumak veya cihazın şişmesini önlemek amaçlı bir uygulama olabilir diye düşünmekteyim.

Yaptığım testlerde, cihazı açık havada, WISP modunda kullanmaktayım. Cihaz root Ap ye kablosuz olarak bağlı ve ben de cihaza kablosuz olarak bağlıyım. Benle birlikte başkaları da bağlı ve bu başkalarının hızları bandwidth control sayesinde sınırlanmış durumda. Bu özelliğin de gayet başarılı çalıştığını söyleyebilirim. Ben cihazda yaklaşık 20 kişiyi sorunsuz şekilde gördüm. Cihaz hiç restart atmadan 1 haftayı geçti. Yağmur, çamur, rüzgar gibi faktörlerden kesinlikle etkilenmedi. Çekim alanına gelecek olursak, her ne kadar karşılıklı 2 cihazı konumlandırıp test etme şansım olmasa da, cep telefonu ile birkaç yüz metreden bağlantı kurulabiliyor. Ki bu test yaptığım ortamdaki sinyal kirliliğinden bahsetmeye gerek yok. Zira cihaz zaten 2.4Ghz kullanıyor.

Sonuç olarak, cihazı tercih etmek isteyen arkadaşlar gönül rahatlığı ile tercih edebilirler. Açık alana yayın yapmak istenilen durumlar için güzel bir cihaz olduğunu düşünüyorum. Ama tercihiniz uzak mesafeden kablosuz bağlantı kurmak ise, cihazların bire-bir görüşe sahip olduğu durumlarda 5Ghz ürünleri tercih etmenizi önerebilirim. Tabi unutmayın, 5GHz cihazlarda WISP modunda kablosuz yayını tekrarlamak pek işinize yaramayacaktır. Zira o yayın da 5GHz olacaktır. Yani her zaman için amacınıza uygun cihaz seçmenizde fayda var.

Sözü gelmişken, daha yeni cihazlar tercih etmek istiyorsanız, TP-LINK in yeni nesil ürünleri olan CPE serilerine de bir göz atmanızı öneririm. Bu cihazlar yepyeni bir yazılım ile geliyor. Bir sonraki inceleme yazım, CPE210 ile ilgili olacak ve 7210N ile karşılaştırmalara yer verecek.

Cihazlar ile ilgili aklınıza takılan soruları, yaşadığınız sıkıntıları, yorum bölümünden yazarsanız, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

Sıkıntısız kablosuz bağlantılar kurmanız dileklerimle.

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-TL-WA7210N

Gelen Aramalar:

  • tp-link tl-wa7210n yorum
  • tp link 7210 n tek başına işe yaramıyor
  • tp link 7210n kullanım kilavuzu
  • tp link 7210n iki cihaz arasi
  • tp link 5210g v2 airos
  • tl-wa7210n inceleme
  • tl wa7210n klavuz
  • tl wa7210n kablosuz baglanma
  • tl wa7210n iki adet kurulum
  • teplink 7210 n baglantı ayarları
  • cpe210 ile 7210n arasında
  • airos 7210n
  • 7210 tp link ücretli internete bağlanma
  • 7210 karsilikli kurma
  • tplink tlwa7210n wireless sorunu