Etiket Arşivi: 'Cihan Ne'

Feleğe dayandım gülüm, öldüm de uyandım…

Yayınlanma 15 Kasım 2008

Bu şehir girdap gülüm, girdap da mehtap gülüm.

Feleğin bir suyu var, su değil kezzap gülüm.

Yezidin harcı zulüm, yiğidin borcu ölüm.

Feleğe dayandım gülüm, öldüm de uyandım gülüm.

Feleğe dayandım gülüm, öldüm de uyandım gülüm, öldüm de uyandım.

Şarkı Adı: Öldüm de Uyandım

Söz: Ömer Lütfi Mete

Müzik – Düzenleme: Gökhan Kırdar

Solist: Gürkan Uygun

Buraya yazan ve dinleyen: Cihan

Ne güzel şarkı değil mi? Ne güzel söylemiş Memati. Kısacık sözleri olan, kendisi de kısacık olan bir şarkı işte. Ama o kadar çok şey anlatıyor ki aslında. Son birkaç gündür sardım bu şarkıya. Sürekli dinliyorum. Ev halkı isyanlarda  Müziğiyle de birleşince insanı alıp nerelere götürüyor. Belki millet bu ne biçim şarkı kapat şunu derken senin gözlerin çoktan dolmuş oluyor…

Son günlerde iyi değilim yine… Çok üzerime geliyor. Kaldıramıyorum yine bu aralar. İnsan antrenmandan sonra maça çıkar mı ya? Bu benim yaptığım nedir. Akla mantığa hiçbir şeye uymuyor. Okul denilen bu yola baş koyduğumdan, geri döndüğümden beri aslında yapılacak en zararlı şeyi yaptığımı farkettim. Pislik kavga gürültü suç, belki uyuşturucuya bile alışmak var, bir de benim durumumda, benim yaşadıklarımı yaşamış bir adamın hala üniversite okumaya çalışması var. Bilmem bu karşılaştırmayı kim anladı.

Geçen senelerde bir karar aldım. Bir yola baş koydum. Bu yolda çalışmak vardı. Yanlışlara sessiz kalıp, asiliği bir yana bırakıp, başı öne eğmek, insanlıktan çıkmak, sadece sınıflara girmek, gezmeye anfilere gitmek (ders işlenilenden bahsediyorum) yemeğe okulun kantini, internet okul bahçesi, arabana yaptığın modifikasyonun testi için kampusun içi… Son yıllardaki hayatımın bir özeti işte… Anan baban yok, doçent prof var. En yakın arkadaşın yard.doç. Sırdaşın uzman çavuş…

Ben bir yola baş koydum. Bu uğurda ders çalıştım geçen senelerde. Sınavlara girdim ve kazandım. Ödül olarak yaz okulunda 5 ders verdiler. Onları da geçtim. Şimdi ödül olarak 12 ders aldım. Not: Bu bir zincir. Birini başaramazsam diğer aşamaya geçemiyorum. Şimdi bu sene sabah 9 akşam 9 okulda geçiyor günlerim. Geldik vize dönemine. Çok yoruldum derslere girip çıkmaktan. Durun nefes alacağım dedim. Durdun durdun şimdi mi nefes almak aklına geldi dediler. 2 gün sonra 12 sınavlık maratonum başlıyor. Ve benim ders çalışmaya hiç halim kalmadı. Ama olmazzz olamazzz. Eğer çalışmaz isem seneye 12 ders ödülümü kaybetmiş olurum. Onu kaybetmem demek de yazın süper eğlenceli geçmesi için benim için hazırlanmış olan 5 dersi de kaybetmem demektir. O da öteki seneyi etkiler. Ödüllerimi kaybetmemem lazım. Olmaz yapamam.

Bunları yazmak bile zor geldi bana. Okumak size daha zor gelmiştir. Allah yaşayana sabır versin ne diyim. Müzik hala çalıyor dinliyorum. Ellerimi harekete geçiriyor kulaklarım. Kalbim ara kedisi, beynim bir ihtiyar…

Yezidin harcı zulüm. Yiğidin borcu ölüm. Neden peki. Nedenini sorgulamadan önce kendimi yiğit yerine koyup ölmeyi göze almış bir adamım. Ama neden? Kim öğretti bana bunları. Kim izletti bana bu filmi. Yezidin değişmeyeceğini bildiğimden yiğitçe ölür giderim di mi.

Şimdi gelelim dışarı hayata. Pencereden dışarı bakalım halimiz varsa. Eski acıları düşünelim. Ben hiçbir şeyi unutmam bu hayatta. Yaşadığım her an bir bir aklımda. Unutmam. Sadece bazen hatırlamak istemediğimde unutmuş numarası yaparım. Bişeyi değiştirmez çekerim acıyı.

Şimdi aşık olsaydım. Ki öyle miyim değil miyim allah biliyor ben bilmiyorum. Daha mı az yanardı canım daha mı çok? Sonuç neyi değiştirecek? Bilinmez… de ben biliyorum. Aşk acısı canı daha çok yakar sanarlar, sonra gerçek acı yaşanınca hayır diğer acılar daha çok yakar derler. Ama bilmezler ki gerçek acıları meydana getiren aşk acısı olmuştur…

Şimdi benim durumumdaki adam neye şükrediyor onu merak ettim. 2 elim kopsa mayında. Bacaklarım uçsa havaya, kör olsa gözlerim; ne kadar yanar canım merak ederim. Neye üzülürüm. İhitmale mi? Gelecekte beni güzel günlerin bekleme ihtimali mi? Gülerim hem de ağzımla değil. Ben ölümü özledim. Yaşamakla uğraşmak istemem artık…

Bu şehir girdap gülüm… Girdap da mehtap. Bu sözde saklı olan şeyi anlayabiliyorsanız zaten bir şeyleri görmeye başlamışsınız demektir. Bence devam etmeyin. Tehlikeli yol.

Bu yazı da uzar gider. Uzayan yazı malesef benim için kabus. Hayatımdaki dertlerden sadece 1 tanesi okul. Diğerlerini saymama hiç gerek yok. Ve şu an burada oturarak o dert üzerine dert katıyorum. Gece göreceğim kabusu hazırlıyorum. Sınav sonrası dolabımdaki kırıkları ben yapıyorum işte şu an. Şu an burada bunları yazmaya bile hakkım yok. O kadarcık bile ne zamanım ne de lüksüm var. Acı çekiyorum ama acı çekmeye bile zamanım ve hakkım yok. Çünkü beni bekleyen acı lar var. Daha önemli. Yani acılar arasından seçim yapmalıyım. Yoksa sonucunda acı çekebilirim

Gidiyorum. Kapatıyorum, bitiriyorum. Bunları yazmak için çok önemli bir yazar olmaya gerek yok. Dünyaca ünlü olmaya gerek yok. Yazmasını biraz becerebilmek yeterli…

Tekrar görüşmek ümidiyle…