Archive for the 'İletişim Teknolojileri' Category

Wireless Çıkış Gücü

Selamlar.

Bir diğer konu olan çıkış gücü hakkında da bir şeyler yazmaya karar verdim.

Artık hepimiz, wi-fi teknolojileri ile iç içe yaşıyoruz. Fakat wireless bağlantılarla ilgili yaşanan sorunlar azalmakla kalmıyor, günden güne artıyor. Artmaya da devam edecek gibi görünüyor. Zira havada dolaşan elektromanyetik dalgalanmaları görebilseydik veya duyabilseydik, muhtemelen kafayı yerdik. Her ne kadar görmeyip duymasak da, sağlığımızı olumsuz etkilediğini kesinlikle söyleyebilirim. Radyasyonun içinde yaşamakla kalmıyor, artması için de elimizden geleni yapıyoruz. Hatta artık radyasyonsuz bir hayat düşünemez olduk.

Evimizdeki wireless modemler, routerler, access pointler arka odalardan çekmediği zaman, hepimiz bir şekilde uzman edasıyla cihazın paneline girer, kablosuz ayarlarını kurcalamaya başlarız. Kanal değişimleri, çıkış gücü değerleri ile oynarız. Ya da her şey yolundysa, çalışan sisteme dokunmayalım der ve asla girmeyiz. Birkaç naçizane tavsiyede bulunayım.

Router ve istemciler arasında bir radyo dalgası alış verişi olur. Burada temel nokta iki cihazın birbirini sağlıklı şekilde duyabilmesidir. Yani her iki cihazın da hem alış, hem de gönderme kapasitesi yeterli olmalıdır. Burada iki önemli unsur vardır. Bunlar cihazların çıkış katı, ve anten hassasiyetidir. Bu ikisi yeterli olduğu takdirde sorunsuz iletişim kurulur. Peki hangi durumlarda nasıl sıkıntılar yaşanır?

Bir cihazın çıkış gücünü, cihazın konuşurken çıkardığı ses yüksekliği gibi düşünebilirsiniz. Yani cihazın çıkış gücünü ne kadar yükseltirseniz, cihazın o denli bağırmasına sebep olursunuz. Bunun olumlu yanı, evet cihazın sesi arka odalara gidecektir. Ama wi-fi bağlantısı bir radyo istasyonu yayını değildir. Zira siz radyo dinlerken sadece dinlersiniz. Radyonuzdan radyo istasyonuna bir sinyal göndermezsiniz, yani sadece alıcı durumundasınızdır. Bu sebepten radyo istasyonları izin verilen ölçüde yüksek güçte çıkış yapma özgürlüğüne sahiptirler. Gel gelelim sizin için durum böyle değil. Cihazınızın gücünü ne kadar çok açarsanız, belli bir seviyeden sonra cihazınızın duyma kabiliyetini öldürme başlarsınız. Şöyle düşünün. Bağıra çağıra konuşurken karşınızdakini duyabilir misiniz? Kendi sesiniz karşıdakinin sesini bastıracaktır, havada sadece sizin sesiniz dolaşmaya başlayacaktır. Kendinizi kötü etkilediğiniz gibi, etraftaki diğer cihazların da iletişimini bozacaksınız.

Yüksek çıkış gücünün diğer dez avantajlarına gelirsek, cihazın çıkış katının ömrü kısalacaktır. Zira yüksek çıkış gücü fazla ısı ve kısa ömür anlamına gelir. Cihazın anteninde meydana gelecek bir arızada cihazın bunu telafi etme şansını azaltacaksınız. Bu konuyu SWR tabiri ile açıklayabiliriz. Yani anten verimli çalışmadığında, cihazdan çıkan elektrik yükü havaya gidemez ve cihaza geri döner. Bu da cihazda SWR ye yol açar ve bir süre sonra çıkış katı yanar. Cihazda bir koruma sistemi varsa durum telafi edilse de, yoksa bozulan cihazınızla baş başa kalırsınız. Bunun yanı sıra, yüksek çıkış gücünün insan sağlığına olan zararlarını da araştırabilirsiniz. Mikrodalga fırın içinde yaşıyoruz, bir de kendinizi vurmayın derim. Yüksek çıkış güçlü bir vericinin yanında bir süre vakit geçirin, baş ağrınızı fark edeceksiniz.

Sözü açılmışken antenlerden de bahsedeyim. Cihaz antenlerini doğru konumlandırmak çıkış gücünden çok çok daha önemlidir. Hatta çıkış gücünüz berbat ama anteniniz iyi olsun, yüksek çıkış gücü ve kötü antenden çok daha iyi iş görecektir. Anten konumlandırırken, kullanacağınız istemcilerle aynı polarizasyonda kullanın derim. Detaylı bir konu olduğundan, günümüz cihazları için dik konum idealdir. Eğer fazla antene sahip cihazlarınız varsa, duruma göre deneyerek bulabilirsiniz. 1 dik 1 yatay da genel anlamda işinizi kolaylaştırabilir.

 

Peki çıkış gücü ayarı nasıl yapılmalı?

En düşükten başlamanızı tavsiye ederim. Alıcı cihazda 25dB leri yakaladığınız nokta bence yeterli. 25 in altına inmeye, 30 un üzerine çıkmaya pek gerek yok. Zira, gereğinden fazla yüksek çıkış güçlü yayın yaparsanız, ağınızdaki diğer cihazların veya yayın yapan cihazın paneline bile girmekte zorlanmaya başlarsınız. Cihazların tamamı baskı yemeye başlar ve bağlantınızda yavaşlama, durma, kopma gibi sorunlar yaşamaya başlarsınız. Hali hazırda kullandığınız cihazların çıkış güçlerini düşürerek denemelere başlayabilirsiniz. Eğer düşük güçler size yeterli gelmiyorsa, kanal küçültmeyi deneyebilirsiniz. Cihazınızı verimli kullanın, yormayın ki, size saçmalamadan hizmet etsin. Uzun yıllar da birlikte mutlu yaşayın.

Konular çok fazla detay ve teknik bilgi içerdiğinden, birçok konuyu es geçiyorum. Yazılarımda herkesin anlayacağı bir dil kullanmaya özen gösteriyorum. Burada verdiğim bilgiler, pratik olarak sizin evinizde veya iş yerinizde kendi başınıza halledebileceğiniz durumlar içindir.

Daha ciddi ve karmaşık sistemler hakkında teknik desteğe ihtiyacınız olursa, iletişim veya yorum bölümünden bana ulaşabilirsiniz.

İyi iletişimler dilerim.

Gelen Aramalar:

  • wifi dbm nedir
  • kablosuz çıkış gücü
  • dBm nedir
  • çıkış gücü değil
  • wireless dbm nedir
  • 20 dbm nedir
  • 20 dbm kaç metre
  • modem güç yüzde kaç
  • 27dbm kaç olmalı
  • dsl 2600 kablosuz çıkış gücü
  • dbmnedir
  • dbm kaç olmalı
  • dbm kablosuz iletim
  • cikis gucu modem
  • -64 dbm ne demek

Wi-Fi (Wireless) Kanal Karmaşası

Merhabalar.

Bugün sizlere Wi-Fi modeminize ayar yaparken kafanızı karıştıran ayarlardan biri olan Wi-Fi Kanalı hakkında bilgi vermek istiyorum. “Hangi wi-fi kanalını seçmeliyiz, hangi kanal daha hızlı, hangi wi-fi kanalı daha güvenli, hangi wi-fi kanalı daha uzak mesafeden çeker?” gibi sorularınıza yanıt bulmaya çalışalım.

Wireless kelimesinin Türkçe karşılığı, “Kablosuz” dur. Yani kablosuz haberleşen tüm cihazlar aslında wireless teknolojiye sahiptir. Fakat wireless, belli bir standarttaki radyo frekansı ile haberleşen cihazların kullandığı tekniğe verilen isimdir. Zira IR (Infra Red) veya BT (Bluetooth) teknolojileri de her ne kadar kablosuz iletişim sağlasa da “Wireless” diye pek nitelemeyiz. Esasen yanlış bir kullanım olmaz. Infrared her ne kadar kızılötesi ışıma yöntemi ile haberleşse de, bluetooth wireless a benzer şekilde radyo dalgaları kullanmaktadır.

Konuyu fazla dağıtmadan gelelim wireless kanallara. Nedir bu wireless kanallar?

Wireless kanalını, telsiz kanalına benzetebiliriz. Yani kanal değiştirmek, frekans değiştirmek anlamına gelir. Routerinizin yayını hangi frekanstan yapacağı sizin belirlediğiniz kanal ile ilgili değişim gösterir. Tabi bunlar minimal değişimler olur. Örnek vermek gerekirse, 2.4 Ghz standardı yasal olarak her cihazın kullanımına açılmış bir standarttır. Siz kanal değiştirseniz, yani frekans değiştirseniz bile yine 2.4Ghz frekansında kalmış olursunuz. Sadece bu bantta izin verilen kanallar arasında Mhz bazında frekans değişmiş olursunuz. Telsizcilikten anlayan veya radyo, tv iletişiminden anlayan kişiler için bu durumu anlamak daha kolaydır.

Şimdi size 2,4 Ghz kanallarını listeleyelim. Eski cihazlar her ne kadar 11 kanala izin verse de, günümüzde birçok popüler cihazda 2,4 bandında 13 kanala rastlarsınız. Esasen bu kısıtlandırmalar, ülkelerden ülkelere değişim göstermektedir. Keza aynı şekilde cihazların çıkış gücü de satıldığı ülkeye göre ayarlanır. Telsiz iletişimindeki kanunler bu durumuda da geçerlidir.

Aynı şekilde son yıllarda 2.4Ghz bandının çok kalabalıklaşmasından ötürü 5GHz bandı da kullanıma açılmıştır ve ülkemizde de kullanımdadır. 5Ghz bandı daha yüksek bir band olduğundan ve kanalların kanal genişlikleri (bandwidth) de artırıldığından, daha yüksek band genişliklerine ve hızlara imkan sağlamaktadır. 2.4 Ghz de kanal genişliği 20mhz iken 5ghz de 40 mhz ye çıkarılmıştır. İlerleyen dönemlerde 80mhz ve 160mhz kullanan aletleri de görmeye rastlayacağız.

Yine konuyu dağıtmadan aradığımız soruların cevabına gelelim. Kanallar arası nasıl bir fark vardır, kanal değişimi ne getirir, ne götürür, hangi durumda hangi kanal kullanılır?

Cevap:

Telsizcilik kanunların öğrendiğimiz bir şey varsa, o da düşük frekansın mesafe, yüksek frekansın kalite olduğudur. Sizler için birazcık açalım:

Modeminizde kullanacağınız düşük kanal, örneğin 1. kanal, sizin mesafe sorununuzu çözer, kullanacağınız yüksek kanal, örneğin 13, sizin hız sorununuzu çözer. Teorik olarak bu durum böyledir, fakat pratikte bire-bir çözüm alamayabilirsiniz, zira bu koşulları çevre faktörleri fazlasıyla etkiler.

Sinyal kirliliği denen faktör bu durumları değiştirir. Yani genel olarak sizlere tavsiyede bulunan kişiler, en temiz, yani en az kullanılan kanalı seçmeniz yönünde tavsiye verirler. Bu mantıklı bir hareket olacaktır. Fakat tüm kanallar kirliyse veya tüm kanallar temizse ve bir kanal seçmeniz gerekiyorsa burada son kararı siz verirsiniz. Kendinize sormanız gereken soru; bana hız mı lazım, yoksa bağlantı mı olacaktır.

Eğer çok hızlı bir bağlantıya ihtiyacınız yoksa, yani lokal ağ bağlantınızın çok hızlı olması gerekmiyorsa ve internet hızınız da 50-100mbit ler seviyesinde değilse, ben size küçük kanal kullanmanızı öneririm. Zira mesafe sınırı yaşıyorsanız ve cihazınızla uzaktan bağlantı kurmakta zorlanıyorsanız küçük kanal yine işinizi görecektir. Bağlantının kurulmaya çalıştığı ortam çok kalabalıksa, çok fazla duvar veya eşya varsa, karmaşık bir düzende bağlantı kurulmaya çalışılıyorsa küçük kanal işinizi görecektir. Peki küçük kanal kullanırken ne yapmalı?

Küçük kanal kullanıyorken, yayılım gereği cihazınız düşük güçlerde uzak mesafelere sinyal gönderebilir hale gelir.

Bu size uzaktan bağlanma avantajı sağladığı gibi, sinyal kirliliği dez avantajı da sağlar. Yani modeminizden çıkan sinyallerin, havadaki diğer cihazların yaydığı sinyallerden etkilenme olasılığını artırmış olursunuz. Ayrıca sinyalinizin istemediğiniz kadar uzaklardan duyulup güvenlik zaafiyeti yaratmasına da sebep olursunuz. Peki bu durumda ne yapmalı?

Cevap : Ne kadar küçük kanal kullanıyorsanız, çıkış gücünüzü, yani modemin çıkış gücünü o kadar düşürmenizi tavsiye ederim. Örneğin 1. kanalda, en düşük güçte bile çıkış yapsanız, bağlantınız sizi tatmin edecektir. Etmez ise yavaş yavaş yükseltmeyi deneyin. Unutmayın, gereksiz yüksek güç, hem sizin sağlığınız, hem modemin ömrü, hem de bağlantı kaliteniz açısından dez avantaj yaratır. Aşırı gürültü hızınızı olumsuz etkiler. Yani güç yükselterek değil, güç düşürerek kalite artırmanız olasıdır.

Hangi durumda yüksek kanal?

Hız öncelikli çalışıyorsunuz. Ağ cihazlarınız arasındaki veri aktarımı 1. önceliğiniz. İnternetiniz çok hızlı ve elinizden geldiğince yüksek hıza ihtiyacınız var. Yüksek kanal doğru tercih.

Ortamda çok fazla wi-fi cihazı veya radyasyon yaratan cihaz var. Küçük kanalda sıkıntı yaşanıyor. Çözüm yüksek kanal.

Yüksek kanal kullandığınızda uzak mesafelerde bağlantı gücünüzün zayıfladığına şahit olabilirsiniz. Bu gayet normal bir durumdur. Aynı doğrultuda çıkış gücünüzü artırarak çözüme kavuşabilirsiniz. En yüksek güçte bile mesafe sorunu yaşarsanız, kanalınızı yavaş yavaş küçültmeniz gerekir.

Yani sözün özü, mesafe için küçük, hız için büyük kanal. Ama tekrar ediyorum. Ortamın durumu bu söylediğimi mutlak surette etkiler. O yüzden en mükemmel sonuca ulaşmak istiyorsanız, benim tavsiyem, tüm kanalları tek tek denemeniz olur. Ayrıca eski cihazlar 11. kanaldan yukarısını görmeyebilirler. Şu cihaz bağlanıyor bu cihaz bağlanmıyor durumlarında ilk aklınıza gelen detay bu olsun.

Gelelim 5Ghz mevzusuna. Eğer bağlantı, çekim vs. gibi sorunlar yaşıyorsanız, boşuna paranızı çöpe atıp gidip de 5ghz destekli cihaz almayın. 5Ghz cihaz kapalı alandaki mesafe sıkıntınızı gidermez , aksine büyütür. Açık alanda 2 cihazın karşılıklı haberleşmesi konusunda 5ghz çok güzel iş çıkarsa da, evinizin içinde arka odada sıkıntı yaşarsınız. Yani AC destekli o yeni ve pahalı modeminizin nimetinden faydalanmanız için, modemin karşısında oturuyor olmanız gerekir. Aynı koşulda kullandığınız istemci cihazın da 5ghz ve ac desteği olması gerekir.

Daha önceki bir yazımda, beamforming teknolojisinden de bahsetmiştim. Kısaca değinmek gerekirse, cihazın istemciye güdümlü şekilde sinyal günderdiği bir sistem diyebiliriz.

Sonuç olarak, Wi-Fi kanal seçimi, bir wi-fi ağındaki en önemli unsurdur. Bazen cihazın tüm ayarlarını da değişseniz çözüme ulaşamazsınız, fakat aylar sonra aklınıza kanal değiştirmek gelir ve tüm dertleriniz biter. Aynı şekilde aylardır sorunsuz kullandığınız kanal artık sorun yaratan kanala dönüşmüş olabilir ve değiştirmeniz gerekebilir. Üst ve alt komşunuz yeni cihazlar almışlar veya kanallarını değiştirmişlerdir. O kanal sonsuza kadar verimli olacak diye bir kaide yoktur.

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Yazdıklarım size yeterli gelmez ise, ya da uygulamaya zamanınız vs. yok ise, teknik destek talebi için tarafıma ulaşabilirsiniz. Birçok ağ cihazının bayisi konumunda olduğumdan ötürü de, hangi senaryoda hangi cihazları, hangi ayarlar ile kullanmanız gerektiği konusunda yardımcı olabilirim. Tabi karşılıksız değil :)

Aradığınız tüm cihazları tarafımdan temin edebilirsiniz. Benden temin ettiğiniz cihazlar için konfigurasyon bedeli ödemenize gerek kalmaz.

Sorularınız için iletişim veya yorum bölümünden irtibata geçebilirsiniz.

Sorunsuz, hızlı bağlantılı günler dilerim.

Deneyim HaberleÅŸme logo

Gelen Aramalar:

  • wireless kanal seçimi
  • wireless frekans kanalı
  • modem kanal ayarı
  • en iyi wifi kanali
  • wifi kanal değiştirme
  • wireless frekans kanalı değiştirme
  • modem frekans değiştirme
  • wireless channel nedir
  • wifi channel nedir
  • en hızlı wifi kanalı
  • wifi kanal seçimi
  • wıfı en ıyı kanal
  • modem kanal değiştirme
  • wifi kanalları nedir
  • acceses point kanal

VOIP Sistemlerde Yaşanan Ses Sorunları

Evet, ilaç gibi bir başlık ile yine sizlerleyiz.

Bu yazıya denk gelmişseniz, zaten VOIP’in ne olduğunu biliyorsunuz. Muhtemelen konu ile ilgili bir araştırma yapıyordunuz ya da gerçekten sorun yaşıyordunuz ve yazıma denk geldiniz. Peki neden böyle bir yazı yazma ihtiyacı hissettim? Buyrun birlikte konuya göz atalım.

VOIP sistemler, isminden de anlaşılacağı üzere, internet üzerinden yapılan ses, yani telefon görüşmesi. Ülkemizde yıllardır süre gelen, sabit telefon konusundaki Türk Telekom tekelciliği, son yıllarda çıkan kanunlar ile, sona erdi. Yani artık sabit bir numaraya sahip olmak için, telekomun kapısını çalmak zorunda değilsiniz. Aynı doğrultuda, evinize ya da binanıza sabit hat kablosu, yani bakır kablo çektirmek zorunda değilsiniz. Ben bu bakır kablo olayına yıllardır sinir olan biriyim. Nedenini merak ediyorsanız, şimdi yerinizden kalkın, apartmanınızın girişine gidin, telefon kutusunun kapağını açın ve içinin düzenine bakın. Ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız. Daha da üzücü olsansa, ADSL kullanmak zorunda olan ya da zorunda olmasa da kullanan biriyseniz, o incecik kabloların sizi dünyaya bağlıyor olduğunu bilmeniz olur. Konuyu fazla dağıtmayalım.

VOIP sistemlerin öncelikli avantajlarından bahsedecek olursak;

1. Fiyat.

Tek kelime ile özetlemek mümkün. Sabit ücretin olmadığı, kullandığınız kadar ödediğiniz, ön ödemeli çalıştığınız. sürpriz fatura ile karşılaşma derdinizin olmadığı ve yurt dışıyla gönül rahatlığı ile konuşabileceğiniz bir sistem.

2. Teknolojik alt yapı.

Siz her ne kadar telefon cihazınızı sadece “Alo” demek için kullanıyor da olsanız, işin iç yüzünde çok farklı teknolojiler var. Voip sayesinde “Alo” demenin ötesine geçebilir ve tüm panelinizi kendiniz yönetirsiniz. Yani ses kayıt sistemleri, karşılama robotları, santral sistemleri, detaylı raporlar ve daha aklınıza gelebilecek birçok teknolojik yapı. Güzel olansa, bunlara sahip olmanız için birkaç basit adaptör veya yeni nesil IP telefon dışında hiçbir donanım maliyetinizin olmaması. Yani ne santralciyi göreceksiniz, ne de santral kutusu satın alacaksınız.

Daha birçok avantajı olan VOIP sistemlerine, diğer yazılarımda yeterince değindim. Peki yok mu hiç bu olayın dezavantajı ve bu dezavantajlarından kurtulma yolları?

Gelin biraz da VOIP i eleştirelim.

Benim aklıma gelen tek bir kötü yanı var, o da sistemin temel mekaniği, yani internet üzerinden çalışıyor olması.

Evet VOIP ‘ in herkesi ürküten tarafı tam olarak bu. Bu konunun negatif bir durum olmasının başlıca sebebi, sistemin kendisinden ziyade, ülkemizdeki internetin durumundan kaynaklanıyor. 2015 yılına girdiğimiz şu günlerde, ülkemizdeki internet sorunları hala düzelmiş değil. Bu da insanların haklı olarak VOIP’den ürkmesine sebebiyet veriyor. Zira internetin kesildiği durumlarda, sabit telefonunuz devre dışı kalacak, bağlantınız yavaşladığında veya tarafınızdan farklı bir iş için çok yoğun kullanıldığında,telefon görüşmeleriniz çileye dönüşecek.

Peki yok mudur bu sorunların çözümü? Evet işte yazımız şimdi başlıyor.

Tabi ki var. Peki önemli olan nedir? Önemli olan hizmeti aldığınız kişi ve kurum. Sırf daha ucuz diye, ya da sırf kapınıza gelen satış temsilcisi şirin diye, bir firma ile çalışmaya karar verirseniz, daha sonra edeceğiniz küfürleri hayal edin.

Sorun 1: İnternet kesilirse ne olacak?

Çözüm: Mantıken internet kesildiğinde VOIP sisteminiz devre dışı kalır. Fakat gelişmiş altyapıya sahip bir firma ile çalışıyorsanız ( Örnek : EkoGSM ), internetiniz kesilse bile çağrılarınızı almaya devam edersiniz.

EKOGSM

EkoGSM, size, sisteminizin herhangi bir sebeple de-aktif duruma gelmesi durumunda, çağrılarınızı yönlendirebileceğiniz bir numara belirtmeniz için bir opsiyona sahiptir. Daha da güzeli, bu hizmet tamamen ücretsizdir. Yani basitçe anlatmak gerekirse, internetiniz kesildiğinde, ofisinizi arayan müşterilerinize dilediğiniz bir cep telefonundan yanıt verebilirsiniz. Yani telefonlara bakmakla yükümlü bir çalışanınızın cep telefonu, elektrik veya internet kesilmesi durumunda, yedek lastik olarak çalışmaya devam edecektir. Firmanızı arayan hiçkimse, bu durumun farkına varamayacaktır. Bundan daha güzel bir çözüm olabilir mi?

Peki gelelim, kafası zehir gibi çalışan okuyucularımızın diğer sorusuna.

Sorun 2: İnternet veya elektrik kesilirse Sanal Santral’e ne olacak?

Çözüm: Yanıtım çok basit. Soruya soruyla karşılık vereyim. Elektrik kesilince normal santrale ne oluyor? Elektrik kesildiğinde normal santral nasıl devre dışı kalıp işinize santralsiz devam etmek zorunda kalıyorsanız, bu sistemde de yine yukarda anlattığım gibi cep telefonundan devam edeceksiniz.

İnternet kesildiğinde ise yine aynı şekilde sanal santraliniz devre dışı kalır ve belirlediğiniz cep telefonundan yanıtlamalara başlarsınız. Zaten şunu da belirmeden edemeyeceğim. Günümüzde internet kesildiği zaman iş yapabilen pek bir işletme kalmadı. Yani internetin kesilmesi, işlerin durması anlamında, en az elektrik kesilmesi gücüne sahip. O yüzden internet kesilirse ne olur sorusuna çok da takılmamak gerekiyor. Tabi internete ihityacı olmadan sadece telefon ile iş yapan kişi ve kurumları bu grubun dışında tutuyorum. Onlar içinse önemli olan çağrı kaçırmamak. Ki aslında onlar için bu sistemde çok daha güzel çözümler mevcut. Yeri gelmişken hemen söyleyeyim;

Sadece Sanal Santral kullanarak bu kişiler, dilediği kadar cep telefonu yönlendirmesi yapar ve sanal çağrı merkezlerini kurabilirler. Hem de hiç donanım harcaması yapmazlar. Zira gelen tüm çağrıları santral aktarması ile farklı cep telefonlarından yanıtlarlar.

Sorun 3: İnternet yavaşladığında veya yoğun kullanıldığında yaşanan ses kesintileri.

Çözüm 3: İşte geldik en zor ve en kilit probleme.

Voip kullanırken, yaşanan en büyük sorun, internet bağlantısının yavaşladığı veya yoğun kullanıldığı durumlarda, telefon iletişiminde yaşanan aksaklıklardır. Birçok kullanıcıyı bezdiren ve voip kullanmaktan vazgeçiren yegane sorun da budur. Bu sorunun sebebi ve çözümüne hemen geçelim.

Bu sorunun 1. sebebi, ülkemiz internet bağlantısının yetersizliği ve aynı şekilde, internetin pahalı olmasından ötürü kullanıcıların yavaş bağlantıları tercih etmeleri. İletişimdeki büyük problem özellikle de Upload hızlarımızın yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Peki bu hususlarda dikkat edilecek şeyler nedir?

1. Kurulumu yapan ekibin veya kişinin bilgi düzeyi.

Bu konuda malesef çok şey bildiğini iddia edip çok az şey bilen kişilerin, voip uzmanı olarak karşımıza geçtiğini görebiliriz. Böyle durumlarda da sorun yaşamaktan öteye geçemezsiniz.

Voip kurulumu yaparken, firmanızın bağlantısı, bağlantınızın kalitesi, data kullanım yoğunluğunuz, sanal santral kullanacaksanız dahili hat sayınız, personelinizin bağlantı hızları gibi tüm unsurlar incelenmelidir. Yani size sistem kurulmadan veya teklif edilmeden önce, firmanız ile ilgili detaylı bir keşif yapılmalıdır. Bu işin temel noktası budur. Keşif yapılmadan kurulan sistemler, satılan hizmetler, gelişi güzeldir ve paranızı almaya odaklıdır. Sonradan inşallah sorun çıkmaz, çıkarsa da hallederiz şeklinde verilen hizmetlerdir.

İnternet sitelerinde gezerken hızınızın yavaşlaması, sayfanın 1 saniye geç yüklenmesi sizin için büyük bir problem olmayabilir, fakat ses iletişimindeki 1 saniyelik hata sizi çok büyük strese sokacaktır. Zira konuşmayı anlamayıp sürekli tekrar ettirmek veya etmek zorunda kalırsınız.

Firmanıza voip kurulumu yapıldığında, iş sadece voip cihazını takıp ayarlamakla bitmez. Voip cihazının bağlantı kalitesinin her zaman en üst düzeyde olması gerekir. Bunun içinse ayrıca satılan profesyonel bağlantı şekillendirici cihazlara ihtiyacınız vardır bu cihazın da teknik birim tarafından size sunulması gerekir. Bu cihaz sisteminize doğru şekilde konfigure edildikten sonra özel olarak ayarlanır ve yerel ağ bağlantınızın da eskisi gibi sorunsuz çalışması sağlanır. Bu saydığım şeylerin tamamı özel ayar, emek ve bilgi gerektirir. Yani herkes yapamaz, yapana da hakkının verilmesi gerekir.

Yani siz siz olun, bu hizmeti alırken emin olun. Doğru firmadan ve doğru bayiden hizmeti almanız çok önemlidir.

Firma, yani hizmet sağlayıcı ismi geçmişken hemen o konuya da değinelim.

Hizmet aldığınız firma da, en az kurulumu yapan kişi kadar önemlidir. Peki neden? Cevap basit. Esas temeli sonuçta hizmet aldığınız firma oluşturuyor. Bu firmanın altyapısı ne kadar kaliteli ise, siz de o kadar kaliteli bir sisteme sahip olursunuz. Sonuçta her şey buluttadır ve bu bulutun yağmur bulutu olmasını istemezsiniz.

Sonuçta neye dikkat ediyormuşuz?

1. Hizmeti aldığınız firma

2. Hizmeti aldığınız bayi

Ben NetGSM firmasının, EkoGSM bayisiyim.

200px-Netgsmlogo

 

Firmama güveniyorum, hizmet kalitesine güveniyorum, bu sebepten de bayileriyim.

Fakat firmam her ne kadar iyi hizmet verse de, ben kurulum yaptığım müşteriye sadece voip ayarları yapıp, sistemi teslim edersem, hem firma hakkında hem de benim hakkımda hiç de hoş şeyler düşünmeyecektir. Bir bayi satmak için satmamalıdır. Bir bayinin esas amacı, müşterisine gerçek anlamda hizmet vermek ve müşterisini memnun etmek olmalıdır. Bundan ötürüdür ki, özellikle sanal santral kullanacak müşterilerin, tüm adaptör ve bağlantı şekillendirici cihazlarını da kendim temin ediyor ve ayarlarını ücretsiz olarak yapıyorum.

Şu an Türkiye’de bu tarz hizmet veren başka bir VOIP bayisi işitmedim. Bu konuda büyük bir risk aldığımı söyleyebilirim. Zira bu müşteri sistemi verimli şekilde kullanmaz ise, cebimden yaptığım harcamaları bile kazanamayabilirim. Dedim ya risk. Arkamdan kötü konuşturacağıma, beceremedi dedirteceğime para kaybetmeyi tercih eden biriyim. Yaranır mıyım bilmem ama, en azından böyle olmam gerektiğini düşünüyorum.

Bu işe yeni başlayacaksanız ve benden ücretsiz olarak destek almak istiyorsanız www.ekogsm.com üzerinden sisteme kayıt olabilirsiniz.

NetGSM’i veya NetGSM’in farklı bir bayisi üzerinden sistemi kullanıyor ve burada yazmış olduğum sorunlardan yakınıyor ve yine benden ücretsiz olarak destek almak istiyorsanız, xxx den veya [email protected] üzerinden, dilerseniz iletişim bölümünden veya aşağıdaki yorum bölümünden benimle irtibata geçebilirsiniz. EkoGSM’e transfer olmanız durumunda yine tarafımdan ücretsiz şekilde destek alabileceksiniz. Merak etmeyin, EkoGSM, NetGSM’in bayisi olduğundan sisteminizin işleyişinde veya fiyatlarınızda bir değişim olmayacak. Hatta yeni özel kampanyalara sahip olacak, ücretsiz ürünlerden faydalanacak en önemlisi de desteğimi kazanacaksınız.

NetGSM, EkoGSM veya NetGSM ile alakası olmayan bir firma üzerinden VOIP hizmeti kullanıyor, firmanızı değiştirmek istemiyor ama sorunlarınızın çözülmesini istiyorsanız, yine benimle iletişime geçebilirsiniz. Fakat bu durumda çözüm ve ekipman için ücret ödemek durumundasınız. Her konuda yine gereken desteği tarafınıza ücreti mukabilinde sağlayabilirim. Dilerseniz yine numaranızı EkoGSM’e taşıyarak veya EkoGSM’den yeni bir numara alarak ücretsiz olarak tarafımdan destek alabilirsiniz.

Yazımı sonlandırırken özellikle vurgulamak istediğim konu şudur;

Teknolojiden ve yeniliklerden korkmayın, çekinmeyin. Yeni sistemler her zaman için iyidir, doğru şekilde kullanabildiğiniz takdirde.

Teknolojik birçok konuda, VOIP, Kablosuz Bağlantı Çözümleri, Bilgisayar Sunucu Sistemleri, Hosting Hizmetleri, Telsiz sistemleri, Takip Sistemleri ve GSM üzerinden çalışan Telsiz sistemleri gibi konularda tarafıma ulaşıp destek alabilirsiniz.

Unutmayın, önemli olan satış yapmak değil, çözüm üretmektir.

İyi çalışmalar dilerim.

Cihan Çulha

Deneyim Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri

xxx – www.deneyim.net

Deneyim HaberleÅŸme logo

Gelen Aramalar:

  • netgsm taşıma problemi
  • seste cızırtı voip
  • telefondan whatsapp numarasiz kurulurmu
  • VOİP SES KESİK KESİK GİDİYOR
  • voip ses kesiliyor
  • voip ses sorunu
  • whatsapp numarasız kullanma