Etiket Arşivi: 'wi-fi'

Yeni Nesil Araç Takip, Motor Takip, Sürücü Takip ve Arıza Tespit Sistemi

Selamlar.

Son dönemde satışına başlanan yeni nesil bir araç takip sisteminden bahsetmek istiyorum.

Yeni nesile girmeden önce eski nesilleri bir hatırlayalım.

Nedir Araç Takip Sistemi, Ne işe Yarar, Nasıl Takılır?

Araç takip sistemi aracınızın elektronik aksamına bağlanan ve genelde gizli saklı bir yerlere sokulan bir aparattır. Bu aparatın içinde bir SIM kart olur ve cihazın GPS özelliği vardır. GPS den aldığı konum verilerini internete ileterek sizlerin araçlarınızı bilgisayarlarınızdan takibini sağlar. Ayrıca bu cihazlarda ek opsiyonlar olur. Hız takibi, ani hareket takibi, yakıt takibi vs. gibi sensörler ile yapılabilecek bir çok opsiyon eklenebilir. Eski nesil, yani günümüzde hali hazırda kullanılan sistem budur. Bu saydığım opsiyonların her biri ayrı modul ve ayrı ücret gerektirir. Her aldığınız opsiyon için aracınızın elektrik sistemi biraz daha kurcalanır. Örneğin yakıt takibi için depoya sensör, gaz pedalı verileri için gaz pedalına sensör, diğer veriler için oraya sensör buraya sensör gibi.

Peki kim sırf takip için aracını bu kadar kurcalatmaktan memnun? Başka yolu yok mudur bu işin? Aracınıza yapılacak bu kadar kesme. biçme delme işleminin aracınıza verdiği zararın farkında mısınız? Aracınız elektriksel bir sorundan ötürü sorun verdiğinde garantinizin geçersiz olduğunu biliyorsunuzdur umarım. Sözü fazla uzatmadan yeni nesile geçelim.

Yeni geliştirdiğimiz bir proje sayesinde, aracınızın aklınıza gelebilecek hatta isteğe özel olarak elde edebileceğiniz tüm verilerinizi, sadece OBD soketine takabileceğiniz tek bir cihaz ile gerçekleştirebilirsiniz.

Araçta kesinlikle hiçbir kesme delme biçme işlemi yapmadan, OBD soketine cihaz takıp unutursunuz.

Daha sonra gerek web panelinden gerekse akıllı telefonlarınız üzerinden, aracınızla ilgili aklınıza gelen her türlü veriye ulaşırsınız.

Örneğin, Motor durumu, motor sıcaklığı, yakıt durumu, ortalama yakıt, vitesin kaç rpm de değiştirildiği, aracın hızı, aracın o anki konumu, kontağın ne zaman açılıp ne zaman kapatıldığı, hangi gün kaç km yol yaptığı, bu yolculukta harcanan yakıt vb. daha liste uzayıp gidiyor.

Ayrıca bu cihaz sayesinde aracınızda arıza tespiti ve arıza lambası söndürme için tamirci yolu tutma derdiniz de kalmıyor. Aracın verdiği tüm arızaları uzaktan izleme şansınız var. Arıza tespiti yaptırmadan aracınızın neresinde sorun olduğunu bilip tamir ettirebilirsiniz. Aynı şekilde arıza lambasını söndürmek istediğiniz araca uzaktan bağlanıp bir tıkla arıza lambasını söndürebilirsiniz. Kulağa şaka gibi geliyor değil mi? Artık gerçek.

Artık hem araç takibine ayrıca ücret ödemek, hem de arıza tespit arıza lambası söndürme gibi işlemlerinize ayrıca ücret ödemek zorunda değilsiniz. Özellikle ticari, filo, vb. gibi yakıt ve aracın durumunun çok önemli olduğu durumlarda, lojistik sorumluları için mükemmel bir sistem olduğunu belirtelim.

Araçlarınızda ekonomi elde etmek için hali hazırda tarafımıza yaptırdığınız tüm “Chiptuning ” işlemlerinin yakıt ekonomisine olan sonuçlarını da bu sistemimiz sayesinde kontrol edebilirsiniz.

Cihazın bir diğer güzel tarafı da takıldığı araca “Wi-Fi” hizmeti sunuyor olmasıdır. Evet yanlış duymadınız. Bu cihaz aracınızın OBD portunda takılı ise, aracınızın içerisinde “Wi-Fi” kullanarak internete girebilirsiniz. Gerek sürücü gerekse araçtaki yolcular bu hizmetten de faydalanabilirler. Tek cihazla apayrı bir sorunu daha çözmüş oldunuz.

Yine ihtiyacı olan müşterilerimiz için araçlarında veya araçları dışında kullanabilecekleri “Telsiz Takip” haberleşme çözümümüz de mevcuttur. Bu sistem sayesinde sahada görev yapan sürücüleriniz, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, çekim, mesafe kısıtı olmadan tek tuşla anonslarınıza hazırlar. 100 lerce sürücünüze tek tuşla anons yapmak istemez miydiniz? Siz tek anons yapın, tüm ekibiniz duysun. Üstelik mesafe kısıtı da yok. Bu cihaz sayesinde, sürücünüz araçtan ayrıldığında bile, aracı ayrı sürücünüzü ayrı takip edebilme şansınız mevcut.

Araç içinde aracın wi-fi interneti, araç dışında ise cihaz kendi 3g interneti ile çalışma kapasitesine sahiptir. Mesafe sınırı olmayan sistemde, haberleşme tamamen dijital alt yapı ile gerçekleştiğinden ötürü, seste en ufak bir parazit olmaz. Mevcut cep telefonu haberleşmesinden çok daha kaliteli bir iletişim elde edersiniz.

Konular ile ilgili tarafımıza ;

“destek{@}deneyim.net” e-posta adresinden veya konu altına iletişim bilgilerinizi ileterek ulaşabilirsiniz.

Sistemin maliyeti hakkında ön bir bilgi vermek açısından;

Sistem ağır vasıtalar için araç başı 1 yıl kullanım dahil 350$ dır.

Binek araçlar için araç başı 1 yıl dahil 200$ dır.

Binek araçlar için olan cihazda iş makinaları için gereken bazı parametreler bulunmaz, ayrıca wi-fi opsiyonu devre dışıdır.

Daha sonraki yıllarda araç başı hizmet kullanım ücreti aylık 10$ dır.

SIM kartlar ve SIM kartların ücreti müşteri sorumluluğundadır. Talep edilmesi halinde SIM kartlar da tarafımızdan tedarik edilebilir.

Araç saysının yükselmesi durumunda fiyatlarda değişiklik yapılabilmektedir. Detaylar için online şekilde irtibata geçtiğiniz takdirde, tarafınıza gerek online gerek telefon yolu ile dönüş yapılacaktır.

İyi çalışmalar dilerim.

Demoyu denemek isteyenler;

http://www.deneyim.net/obd/ adresinden DEMO girişi yapabilirler.

Gelen Aramalar:

  • kuşadası içine boşalttıran ve kordonsuz yaptıran escortlar

TP-LINK NC200 Bulut Kamera İncelemesi

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-NC200-Kamera

Merhabalar bulut severler.

Bu yazımız her şeyin bulutunu sevenlere gelsin. Bir bulut hizmetinin daha en pratik halini inceledim ve detayları paylaşıyorum.

TP-LINK NC200 Bulut Kamera İncelemesi yazımıza devam ediyoruz.

TP-LINK bir süre önce bulut kamera hizmetini ülkemizde satışa sunacağını açıkladı. TP-LINK NC200 ürününün teknik özelliklerini incelediğimde mutlaka alıp incelemem gerektiğini düşündüm ve ülkemizde satışa sunulacağı anı gün be gün takip ettim. Netekim distribütorlerimden birinde satışa çıktığı anda sipariş verdim, çalıştırdım ve hali hazırda kullanmaya devam ediyorum.

Öncelikle ürünün amaçlarından bahsedeyim:

1. Ürün basit anlamda bir güvenlik kamerası

Yani montajladığınız yerdeki görüntüyü canlı olarak anlık şekilde izlemenizi ve kayıt yapmanızı sağlıyor.

Önemli nokta ise, sıradan güvenlik kameraları gibi kablolama sistemine ve kayıt cihazına ihtiyaç duymuyor, var olan ağ üzerinden çalışıyor. Bu ağa kablo ile veya kablosuz olarak bağlanabiliyor. Ortamda ağ yoksa, ağ oluşturmanız gerekiyor. Wireless yoksa bile en azından Ethernet kablosu ile ürüne ulaşmanız gerekiyor.

Canlı görüntüyü aynı ağdaki veya internete bağlı herhangi bir bilgisayar ile izleyebiliyor ve bu görüntüyü bu bilgisayarlar ile kayıt edebiliyorsunuz.

2. Ürünü harekete duyarlı kamera:

Ürünü harekete duyarlı kamera olarak kullanabiliyorsunuz. Bu sayede bir hareket tespit edildiğinde ürünün size hareketi görüntülerle birlikte mail atmasını veya bu görüntüleri FTP ye yüklemesini sağlayabiliyorsunuz. Çok kullanışlı bir özellik. Yine bu aşamada hassasiyet ayarı ve görüntüyü işaretleme ayarı var. Nedir bu olay hemen anlatayım. Kameranın çektiği her yerdeki harekete duyarlı olmasını istemeyebilirsiniz. Örneğin rüzgardan sallanan bir ağaç veya ofisin içindeki akvaryumdaki balıklar, duvar saatinin hareketli bölmeleri gibi. Bu noktaları hareket sensörünün görmesini engelleyebilir ya da başka bir deyişle sadece bazı noktalara odaklanılmasını isteyebilirsiniz. Kapı ve pencere gibi. Bu da ayrıca beğendiğim bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.

3. Ürünün Wi-Fi ile çalışması:

Ürün internete wi-fi yolu ile bağlanabiliyor ve bence ürünün en mükemmel özelliklerinden birisi bu. Böylece ürüne ethernet kablosu çekmek zorunda kalmıyorsunuz. Gerekli ayarları yaptıktan sonra fişe takıyor ve kullanmaya başlıyorsunuz. Şimdiye kadar hiçbir üründe duymadığım tekrarlayıcı özelliğini ise diğer maddede anlatalım.

4. Ürün Repeater, Range Extender, Hot Spot, Access Point olarak çalışıyor.

Tüm tabirleri yazdım kafalar karışmasın diye. Sözel olarka şu şekilde anlatalım. Ürün bir ağa wireless olarak tamamen istemci şekliyle bağlanıyor. Yani WEP zorunluluğu veya köprü zorunluğu vs. yok. MESH vs. gibi uyumluluklar gerektirmiyor. Herhangi bir ağın şifresini bilmeniz yeterli. MAC zorunluluğu vs. de yok. Dağıtıcı cihazda bir ayar yapmanız gerekmiyor.

2. güzel taraf ise, ürün bu aygıta bağlandıktan sonra kendisi de bir wireless dağıtıcıya dönüşüyor. Hem de bağlandığı ağı direk tekrar etmek zorunda değil. Yani sıfırdan yeni bir ağ oluşturabiliyorsunuz. Bu ağın şifreleme türü, ismi, şifresi, bu ağa kaç kişinin bağlanabileceği gibi ince ayarları da siz yapıyorsunuz. TP-LINK önceki birçok cihazındaki ayıbı, bu ayarlar ile kapatmış. Bir ağa bağlanıyor ve isteğiniz doğrultusunda yepyeni bir ağ yaratıyorsunuz. Bağlanılacak kullanıcı kısıtlaması da ayrıca güzel olmuş.

Bu sistemin esas entegre edilme sebebi, birden fazla kamera kullanıldığı durumlarda, uzağa yerleştirilecek kameraların interneti görememesi durumlarında, kendisine en yakın kameranın internetini kullanarak işleme devam etmesidir. Mükemmel bir düşünce, tebrik etmek gerekiyor.

Gelelim bu konuyla ilgili zorlama testlerime. TP-LINK in birçok basit ürünü, wireless ağ bağlantılarındaki başarısızlığı ile bilinir. Özellikle malesef kapalı alan ürünlerinin çekim sorunu meşhurdur. Bazı hiç meşhur olmayan markalar TP-LINK’ten çok daha iyi sonuçlar doğurabiliyor olurlar. Fakat bu ürünün ağ performansı beni gerçekten şaşırttı.

Ürün uzaktaki bir ağa bağlanırken hiç zorlanmıyor. Yani wi-fi alıcısı gayet iyi iş görüyor. Yine ürün kendi ağını yaratıp yayınladığında da gayet güçlü bir ağ olarak sinyal yayımlıyor. Yani bana sorarsanız herhangi bir tp-link ap cihazından çok daha iyi ağ yayıyor. Hem de görünürde anteni falan yokken. Daha da iyi tarafı, hadi bu ağa bağlandık diyelim, peki internet hızımız ne olacak? İşte ürün esas takdiri burada hak ediyor. Size şöyle örnek vereyim.

Ana modemimden wi-fi şekilde çıkan internet 3Mb. Veya çıkış gücü düşük.

Bu modeme oldukça uzakta başka bir cihaz bu ağı tekrarlıyor. Yani aldığı bağlantıyı yeni bir ağ yaratarak tekrarlıyor.

Bizim NC200 de bu tekrarlayıcıya bağlanıyor, kamera görüntüsünü internete aktarıyor ve kendisi de bir ağ oluşturup tekrarlıyor.

Ben de cep telefonum ile NC200 e bağlanıyor ve uzaklaşıyorum.

Sonuç olarak cep telefonumdan speedtest sonucunda, 2 ila 2,5Mb sonuç görüyorum ve bence mükemmel bir sonuç.

Yani TP-LINK yıllardan süre gelen Ağ bilgisini bu cihaza entegre ederek ve başarılı şekilde çalıştırarak takdiri hak ediyor.

Gelelim cihazın kamera tarafı hakkında bir şeyler karalamaya.

Cihaz bir kamera olarak bence gayet güzel iş çıkarıyor. Gerek gece, gerekse gündüz kullanımlarında yeterli bir performans sunuyor.

Görüntüye local ağdan veya cloud üzerinden erişseniz de herhangi bir görüntü kaybı yaşanmıyor.

Cihazın ayarlarında 20-15-10-5 fps seçimleri ve 3 kademe Image Quality seçenekleri mevcut. Ben hepsini en yükseğe aldım ve gayet güzel sonuçlar elde ettim.

Kayıt ve izleme işlemleri için 2 adet yöntem mevcut.

1. Local Ağ:

Bunun için TP-LINK in özel kamera kontrol programını yüklemeniz gerekiyor. Fakat bu programın çalışması için kamera ve bilgisayarın aynı local ağda olması gerekiyor. Yani her iki cihazın da aynı router a bağlı olması gerekli.

Program diğer alışılagelmiş güvenlik kameralarının programına çok benziyor. Birden fazla kamerayı tek bir ekrandan takip edebiliyorsunuz. Programda kayıt ile ilgili seçenekler var. Yapılan kaydın hangi aralıklarla kayıt edileceğine yine siz karar veriyorsunuz. Ayrıca güzel bir özellik olarak schedule eklenmiş. Yani kayıt işleminin hangi zamanlarda başlayıp hangi zamanlarda duracağını da seçebiliyorsunuz. Gereksiz zamanların kayıt edilmesini istemeyebilirsiniz.

2. İnternet (Cloud)

Bu yöntem bence daha bir takdire şayan. Bu sayede kamera Şam’da, kayıt Halep’te özelliğini kullanabilirsiniz. Kayıtların uzakta bir yerde saklanmasını sağlayabilir, birden fazla kayıt alabilirsiniz. Bağlandığınız noktadan kayda başlayabilir , durdurabilir veya fotoğraf alabilirsiniz.

Aynı şekilde bu işlemi akıllı telefonunuzdan da yapabilirsiniz. Yani telefonunuzdan da kayıt alabilir, fotoğraf çekebilirsiniz. Ya da bir yerde sabit bulunan bir tablete bu işi devredebilirsiniz.

Akıllı telefon veya tabletler için özel programını marketten indirebilir ve tüm kameralarınızı tek bir arayüzden kontrol edebilirsiniz.

Cep telefonunuzdaki yavaş bağlantılarda bile gayet güzel sonuç alabiliyorsunuz. İzlediğiniz görüntüyü 240p veya 480p olarak değiştirebiliyorsunuz.

Sözün özü, bir güvenlik kamerasından beklediğiniz her şeyi yapan cihaz, beklediğinizden fazlasını bile yapıyor.

Cihazla ilgili göremediğim özellik, eski kayıtların otomatik silinmesi özelliği oldu. Sanırım silme işlemini şimdilik bize bırakıyor. İlerleyen süreçte bunla ilgili bir çalışma yapılabilir.

Lokal programda kaçar dakikalık kayıt dosyaları oluşturulacağını bize bırakan cihaz, internet üzerinden alınan görüntülerin kayıt süresini bize sormadan 10dk lık periyotlar halinde kayıt ediyor. Bu aşamada da silme ile ilgili herhangi bir durum göremedim.

Bir diğer eksik olay, kayıtların özel bir cloud servisine kayıt edilmesi ile ilgiliydi. Ki bence bu durum bilinçli yapılmış olabilir. Zira TP-LINK gelecekte kendi Cloud servisini oluşturup, bize bu hizmeti ücretli olarak sunabilir. Bence böylesi mantıklı olur. Dropbox vb. gibi servislere direkt bağlantı opsiyonu koyarsa büyük alkış alacağını düşünüyorum fakat, koymazsa da kızmam, zira kendisi de cloud servis sağlayıcılığından para kazanmak isteyebilir.

Şimdilik uzak bir Android, IOS veya Windows cihaz kullanarak kendi kayıtlarınızı kendiniz alabilirsiniz.

Ayrıca, cihazı alır almaz ilk iş firmware kontrolü yaptım ve güncel firmware olduğunu gördüm. Testlere başlamadan önce firmware update’i gerçekleştirdim. Yeni firmware bizlere ne katmış karşılaştırmak ile hiç uğraşmadım. Merak edenler teknik dökümanlara baksınlar. Ben testlerimi direk yeni yazılım ile yaptım ve hatrı sayılır bir hata bulamadım. Tek fark ettiğim, cihazın arayüzünün ilk açılışta dataları çekerken biraz gecikmesi. Bu durum da göz ardı edilebilir.

Zaten ilerleyen dönemlerde yeni firmware ler ile yeni özellikler geleceğinden şüphem yok. Cloud kaydı, otomatik silme vb. gibi.

Cihaz ile ilgili elimden geldiğince detaylı bir yazı yazmaya çalıştım.

Umarım merak eden arkadaşlara yardımım dokunur.

Ürünü tedarik etmek isteyen arkadaşlar;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-NC200-Kamera

adresinden tedarik ederlerse, hem bana destek olmuş olurlar, hem de ücretsiz kurulum hizmetimden faydalanmış olurlar. Benden aldığınız ürünlerde BİR KEREYE MAHSUS olmak üzere, uzaktan kurulum desteğini tarafınıza verip, hazır çalışır şekilde ürünü kullanmanızı sağlarım.

Herhangi bir konuda soru veya yorumunuz var ise aşağıdaki yorum bölümünden iletebilirsiniz. Bana özel olarak İletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.

İyi kullanımlar dilerim.

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/TP-LINK-NC200-Kamera

Gelen Aramalar:

Wireless Çıkış Gücü

Selamlar.

Bir diğer konu olan çıkış gücü hakkında da bir şeyler yazmaya karar verdim.

Artık hepimiz, wi-fi teknolojileri ile iç içe yaşıyoruz. Fakat wireless bağlantılarla ilgili yaşanan sorunlar azalmakla kalmıyor, günden güne artıyor. Artmaya da devam edecek gibi görünüyor. Zira havada dolaşan elektromanyetik dalgalanmaları görebilseydik veya duyabilseydik, muhtemelen kafayı yerdik. Her ne kadar görmeyip duymasak da, sağlığımızı olumsuz etkilediğini kesinlikle söyleyebilirim. Radyasyonun içinde yaşamakla kalmıyor, artması için de elimizden geleni yapıyoruz. Hatta artık radyasyonsuz bir hayat düşünemez olduk.

Evimizdeki wireless modemler, routerler, access pointler arka odalardan çekmediği zaman, hepimiz bir şekilde uzman edasıyla cihazın paneline girer, kablosuz ayarlarını kurcalamaya başlarız. Kanal değişimleri, çıkış gücü değerleri ile oynarız. Ya da her şey yolundysa, çalışan sisteme dokunmayalım der ve asla girmeyiz. Birkaç naçizane tavsiyede bulunayım.

Router ve istemciler arasında bir radyo dalgası alış verişi olur. Burada temel nokta iki cihazın birbirini sağlıklı şekilde duyabilmesidir. Yani her iki cihazın da hem alış, hem de gönderme kapasitesi yeterli olmalıdır. Burada iki önemli unsur vardır. Bunlar cihazların çıkış katı, ve anten hassasiyetidir. Bu ikisi yeterli olduğu takdirde sorunsuz iletişim kurulur. Peki hangi durumlarda nasıl sıkıntılar yaşanır?

Bir cihazın çıkış gücünü, cihazın konuşurken çıkardığı ses yüksekliği gibi düşünebilirsiniz. Yani cihazın çıkış gücünü ne kadar yükseltirseniz, cihazın o denli bağırmasına sebep olursunuz. Bunun olumlu yanı, evet cihazın sesi arka odalara gidecektir. Ama wi-fi bağlantısı bir radyo istasyonu yayını değildir. Zira siz radyo dinlerken sadece dinlersiniz. Radyonuzdan radyo istasyonuna bir sinyal göndermezsiniz, yani sadece alıcı durumundasınızdır. Bu sebepten radyo istasyonları izin verilen ölçüde yüksek güçte çıkış yapma özgürlüğüne sahiptirler. Gel gelelim sizin için durum böyle değil. Cihazınızın gücünü ne kadar çok açarsanız, belli bir seviyeden sonra cihazınızın duyma kabiliyetini öldürme başlarsınız. Şöyle düşünün. Bağıra çağıra konuşurken karşınızdakini duyabilir misiniz? Kendi sesiniz karşıdakinin sesini bastıracaktır, havada sadece sizin sesiniz dolaşmaya başlayacaktır. Kendinizi kötü etkilediğiniz gibi, etraftaki diğer cihazların da iletişimini bozacaksınız.

Yüksek çıkış gücünün diğer dez avantajlarına gelirsek, cihazın çıkış katının ömrü kısalacaktır. Zira yüksek çıkış gücü fazla ısı ve kısa ömür anlamına gelir. Cihazın anteninde meydana gelecek bir arızada cihazın bunu telafi etme şansını azaltacaksınız. Bu konuyu SWR tabiri ile açıklayabiliriz. Yani anten verimli çalışmadığında, cihazdan çıkan elektrik yükü havaya gidemez ve cihaza geri döner. Bu da cihazda SWR ye yol açar ve bir süre sonra çıkış katı yanar. Cihazda bir koruma sistemi varsa durum telafi edilse de, yoksa bozulan cihazınızla baş başa kalırsınız. Bunun yanı sıra, yüksek çıkış gücünün insan sağlığına olan zararlarını da araştırabilirsiniz. Mikrodalga fırın içinde yaşıyoruz, bir de kendinizi vurmayın derim. Yüksek çıkış güçlü bir vericinin yanında bir süre vakit geçirin, baş ağrınızı fark edeceksiniz.

Sözü açılmışken antenlerden de bahsedeyim. Cihaz antenlerini doğru konumlandırmak çıkış gücünden çok çok daha önemlidir. Hatta çıkış gücünüz berbat ama anteniniz iyi olsun, yüksek çıkış gücü ve kötü antenden çok daha iyi iş görecektir. Anten konumlandırırken, kullanacağınız istemcilerle aynı polarizasyonda kullanın derim. Detaylı bir konu olduğundan, günümüz cihazları için dik konum idealdir. Eğer fazla antene sahip cihazlarınız varsa, duruma göre deneyerek bulabilirsiniz. 1 dik 1 yatay da genel anlamda işinizi kolaylaştırabilir.

 

Peki çıkış gücü ayarı nasıl yapılmalı?

En düşükten başlamanızı tavsiye ederim. Alıcı cihazda 25dB leri yakaladığınız nokta bence yeterli. 25 in altına inmeye, 30 un üzerine çıkmaya pek gerek yok. Zira, gereğinden fazla yüksek çıkış güçlü yayın yaparsanız, ağınızdaki diğer cihazların veya yayın yapan cihazın paneline bile girmekte zorlanmaya başlarsınız. Cihazların tamamı baskı yemeye başlar ve bağlantınızda yavaşlama, durma, kopma gibi sorunlar yaşamaya başlarsınız. Hali hazırda kullandığınız cihazların çıkış güçlerini düşürerek denemelere başlayabilirsiniz. Eğer düşük güçler size yeterli gelmiyorsa, kanal küçültmeyi deneyebilirsiniz. Cihazınızı verimli kullanın, yormayın ki, size saçmalamadan hizmet etsin. Uzun yıllar da birlikte mutlu yaşayın.

Konular çok fazla detay ve teknik bilgi içerdiğinden, birçok konuyu es geçiyorum. Yazılarımda herkesin anlayacağı bir dil kullanmaya özen gösteriyorum. Burada verdiğim bilgiler, pratik olarak sizin evinizde veya iş yerinizde kendi başınıza halledebileceğiniz durumlar içindir.

Daha ciddi ve karmaşık sistemler hakkında teknik desteğe ihtiyacınız olursa, iletişim veya yorum bölümünden bana ulaşabilirsiniz.

İyi iletişimler dilerim.

Gelen Aramalar:

  • wifi dbm nedir
  • kablosuz çıkış gücü
  • dBm nedir
  • çıkış gücü değil
  • wireless dbm nedir
  • 20 dbm nedir
  • 20 dbm kaç metre
  • modem güç yüzde kaç
  • 27dbm kaç olmalı
  • dsl 2600 kablosuz çıkış gücü
  • dbmnedir
  • dbm kaç olmalı
  • dbm kablosuz iletim
  • cikis gucu modem
  • -64 dbm ne demek
Sonraki sayfa »