Etiket Arşivi: 'cok-para'

Adsense

Yıllar yıllar önceydi. Takribi sene 2005-2006 idi.

İnterneti kullanmayan, hatta gereksiz gören ne de çok insan vardı o zamanlar. İnternete hayatında hiç girmemiş onca insan varken, ben internet reklamcılığı ile uğraşmaya başlamıştım. Gözümüzü Google Adsense ile açmıştık.

Şimdi düşünüyorum. Ömrümde Adsense’den ya 1 kez ya da 2 kez ödeme almışımdır. İçeride kalan ne kadar çok para olduğunu, hatta onlarca yayıncının ne kadar parası olduğunu düşündükçe, Google’ın yoktan kazandığı onca para geliyor aklıma. Hile yapan, haksız yere kazanç elde edeni sistemden atmakta haklı, ona bir sözüm yok. Benim esas merak ettiğim nokta, reklam verenleri korumak amaçlı yaptığı bu harekette, reklam verenleri gerçekten koruyup korumadığı? Evet reklam veren para vermiş, ama verdiği para, hile yapan bir yayıncı yüzünden heba olmuş. Sevgili Adsense bu yayıncıyı sistemden atıyor, kazandığı paralara da el koyuyor ya hani, peki o el koyduğu paraları geri reklam verenlere dağıtıyor mu? :D Gerçekten gülesim geldi.

Güçlü her zaman haklıdır politikası Google için cuk oturuyor. Özellikle Türkiye gibi, işsizliğin ve fakirliğin zirvede olduğu ülkelerde, insanlar her zaman her şeyi kabul edip Adsense gibi firmalardan medet umdukları sürece, Google gibi devlerin sırtı asla yere gelmez. Adsense bence hizmet karşılığı ödeme yapmıyor, bildiğin ümit satıyor. İçeride istediğin kadar paran biriksin. Aylarca mutlu, mesut gezer tozarsın. Sanki bir işin varmış gibi, gelirin varmış gibi takılırsın. Para falan harcarsın. Fakat o son saniye gelir çatar ve atılırsın. Esas üzüldüğün gelmeyecek para olmaz. Esas üzüldüğün bunca zaman kendini kandırarak yaşadıkların olur :)

Ben Google ‘ ın yerinde olsam, Adwords kullanıcıları için özel bir sistem daha geliştiririm. Haksız kazanç önleme sistemi mesela. İyi isim buldum hani. Günde kaç Adsense hesabını banlıyor, kaç liraya el koyuyor bilmiyorum ama, bu el konulan paraların kimlerden geldiğini hesaplasın ve reklam verenlere düzenli olarak geri ödesin. Eğer böyle bişe yaparsa gidecem Adwords reklam verecem, sonra aynı reklamın çıkacağı siteme Adsense koycam. Kısır döngü yaratacam. Tabi o parayı da 2 günde eritir onlar komisyon kese kese. Bayılıyorum yoktan para kazanan, olmayan parayı cebe atan zihniyetlere. Yok arkadaş, ben fakir kalmaya müstahakım.

Son bir iki yıldır, mecburiyetten yine internet reklamcılığına el attım. Google da çok samimi ilişkilerimiz oldu. Sözün özü şuydu aslında. Google bana diyor ki, Adsense hesabı açabilirsin gel buyur. Gerçekten de ne zaman başvursam yarım saat, 1 saat içinde onay alıyorum. Hesabı ellemezsem yine sorun yok. Peki sorun nerede? Sorun para kazanmaya başladığım anda ortaya çıkıyor. Evet, Google diyor ki, bana kazandıracaksın, sen kazanmayacaksın :) Şimdi tabi bu yazıyı okuyunca ben Adsense’den para kazanıyorum, şu kadar kazandım, cart ettim, curt ettim bok atma diyenler olacak. O zaman size hayırlı işler diliyorum. Atıldığınız gün beni hatırlamayın ama. Sistem sizi atmıyorsa bilin ki, kazandırdığınız kazandığınızdan öyle çoktur ki, ellenmiyorsunuzdur. Evet sözün özü, örnek veriyorum, şu siteme bile koysam adsense kodunu, 2 gün sonra atılırım. Artık ne kadar kötü bir site yapmışsam :)

Son 10 gündür belki 10 tane hesap açtım. Açıyorum ertesi gün ban :) Çok zevkli olmaya başladı. İlginç denemeler yapıyorum ama hoşuma gitmiyor da değil hani. Dedim Cihan, vazgeç siteden, youtube’a bir el at bakalım ne olacak. Ne olsun dersiniz :D Orda da deşifre oldum. Şimdi düşünüyorum, ismim kara listeye mi alındı acep? Kara listeye alınanların hesap açmasını engellemektense, önce açıp sonra banlamak Google için daha zevkli. Aslında güzel bir psikolojik savaş olabilir. Bilirim ki bu hayatta bir insana en büyük zararı, onu hayal kırıklığına uğratarak verirsiniz. Birinin ümitlerini yıkmak, yeri gelir öldürmekten kötü olur.

Neyse gel gelelim, bu sistemleri test ederken, atılıp tutulurken, Google sistemlerinin bir ton açığını, cacığını, saçmalığını buldum. Buldum da ne oldu. Yok yok bişe yapmadım merak etmeyin. Yapmış olsam bu konuyu neden açayım di mi? Bondi plajındaki otellere bakmaya başlardım. Youtube ‘ daki özgün video sorununu halletim halletmesine, videolar izleniyor, reklamlarına tıklanıyor falan da, bağlı Adsense yoksa napcaz? Bakın bombaya bakın. Videoda reklam çıkmaya devam ediyor. De o parayı kim kazanıyor çok merak ediyorum :D Ah Google ah, tek zeki sensin. Reklamı çıkan firmalara üzülüyorum bazen.

Diyelim Adsense i hallettiniz, bu sefer de olacak olan basit, videolarınız telif melif cart curt, ünlem, soru işareti durumuna girer. O da mı kesmedi, çat kanal kapatılır. Kanalın para kazanmas durur olur allah olur. Bu google Murphy ile ortak çalışıyor sanırım :) Ya da Murphy benle bişeler, falan filan.

Sözün özüne gelecek olursam,

Bu zamanda paranın, eğer haram yemeyeceksen ve pis işler yapmayacaksan, ticaret ile kazanıldığı kesin. Yani çözüm odaklı çalışmak gerek. Parasını kazanmak istediğin işi ellerinle bitirip gözünle görmelisin. Bunu internette nasıl yapabiliriz? İnterneti esasen amaç değil araç olarak kullanmalıyız. Yani birçok insanın yaptığı gibi. Aldığınız ve sattığınız, ya da üretip sattığınız bir şeyleriniz olmak zorunda!!! Mal veya hizmet satacaksınız, bunu da internetten pazarlayacaksınız. Olay bu kadar basit. Reklam veren değil, reklam yayınlatan olacaksınız. Hatta biraz kafayı kullanıp, reklamı alan da veren de siz olacaksınız.

Aracı olma işleri de popüler bu aralar. Henüz el atmadım. Gelir ortaklıklarından bahsediyorum. Adsense gibi işlerden biraz daha sağlam duruyor. Sonuçta satışı yapılan bir şeyin aracılığını yapıyorsunuz. Ama burda da sorun var. Aracının aracısı olduğunuz durumlarda, yine sistemlerden atılmanız ve paralarınıza el konması an meselesi. Sonuçta iddia edip kanıtlayacak bir şeyiniz yok. Aracının o ay paraya ihtiyacı vardır. Sizin ödemenizi yapmaz olur biter. Kimi kime şikayet edeceksiniz?

Aracısız satış ortaklığı sistemleri var bir de. Örneğin firmaların direk reklamlarını yayınlamak gibi. Bu sistemler daha sağlamdır. Böyle firmaların pek hileye hurdaya ya da sizden alacağı 3 kuruş paraya ihtiyacı olmaz. Onlar sattıkları hizmete veya ürüne bakarlar. Biraz daha önerebilirim. Tabi zengin olmazsınız, sadece internet giderlerinizi karşılarsınız.

E-ticaret sitesi açabilirsiniz, sermayeniz varsa, alt bayiler oluşturan sistemlere el atabilirsiniz. Sermaye dediysem küçük sermaye. Yine komisyon usulü çalışırlar. Siz 1000 TL lik mal satarsınız. İşte size ne verirse hesabı. Ama görünürde e-ticaret siteniz vardır, hşşşş şekillll.

Abi napacaz, ağzımıza ettin, internet konusunda çok şey biliyoruz, limon satacak halimiz de yok diyorsanız, kaybedenler klübüne hoşgeldiniz diyeyim. Valla gidin iş bulun, hani şu ülkemizdeki insanların gerçekten iş dediklerinden, evlenin çoluk çocuk yapın sonra ölün. Sıradan takılın yani. Burda heba olur gidersiniz söyleyim. İş hayatında alacağınız iltifatlar da cabası olur merak etmeyin.

Sözü çok uzattım. Benim tek tavsiyem oyunu kuralına göre oynayın. Günümüzdeki hiçbir insanın yaptığı hayra direk kanmayın. Bu zamanda herkesin kendi götünü kurtarma derdine düşmüş. İyi görünen her şeyin altında bir kötülük sezersiniz. Yolda yürüyen adam bile pazarlamacı artık. Kimse menfaati yoksa, size hiçbir surette güzellik yapmaz, yapmayacaktır. Siz de bunu öğrenmeye çalışın, yaptığınız tüm iyiliklerin altına gelir saklayın, para saklayın. Her şeyi para için yapın. Ucunda para yoksa elinizi, kolunuzu, parmağınızı kıpırdatmayın. Unutymayın, bu zamanda dünyanın en iyi adamı da olsanız, fakirseniz fakirsinizdir, hiçbir surette özgürlüğünüz yoktur ve kimse yüzünüze bakmaz. Gerekirse dünyanın en kötü adamı olun, asın, kesin, öldürün ama paranız olsun. Dinleyin tavsiyemi. Söylediklerimin hoş görünmediğinin, hatta yanlış olduğunun ben de farkındayım. Fakat ben demedim size bu zamanlarda dünyaya gelin diye. Hocanın dediğini yapın, gittiği yoldan gitmeyin. Ben yapamıyorum bari siz yapın.

Mesela benim bir sürü projem var, internet reklamcılığı felan dışında, iletişim ve bilgi teknolojileri alanında, çok insan arıyor, soruyor bilgi alıyor, fakat iş para vermeye geldiğinde sadece sessizlik. Yani ben projelerimi parasız yapmaya kalksam, kapımda kuyruk olur, 24 saat çalışırım. Para isteyince ise huzur buluyorum. Çok güzel. Bir yerde çok gürültü varsa, bana para verin diye bağırın, valla sessizlik oluyor.

Konuyu tekrar toparlamak istiyorum. Fazla uzadı, uzattıkça da uzar. Siteyi paralelboyut.wordpress’e çevirmeye gerek yok şimdi. Ben hala yeni arayışlar peşindeyim. Birkaç bayiliğim var ve onların üzerine gitmeyi planlıyorum. Gelişmeleri de buralardan yazıyor olurum. Direkt olarak yazmasam da kafayı kullanan anlar. Zaten beni bir tek zekiler anlasın gerisi ağırlık yapıyor.

Fikirleriniz, aklınıza takılan konular var ise yorum olarak yazın. Boş boş yazacaksanız hiç yazmayın onaylamam zaten kendinizi yormayın zahmet etmeyin. Kapitalizmin esiri olduğunuz için para kazanıyorsanız gene yazmayın, paranızı kendinize saklayın. Onun bunu kölesi olduktan sonra dünyanın en zengini olsan neye yarar bebişim.

Hadi kalın sağlıcakla.

Gelen Aramalar:

  • bir sürü para
  • cok para
  • para cok