Etiket Arşivi: 'wi-fi'

Yeni Nesil Araç Takip, Motor Takip, Sürücü Takip ve Arıza Tespit Sistemi

Selamlar.

Son dönemde satışına başlanan yeni nesil bir araç takip sisteminden bahsetmek istiyorum.

Yeni nesile girmeden önce eski nesilleri bir hatırlayalım.

Nedir Araç Takip Sistemi, Ne işe Yarar, Nasıl Takılır?

Araç takip sistemi aracınızın elektronik aksamına bağlanan ve genelde gizli saklı bir yerlere sokulan bir aparattır. Bu aparatın içinde bir SIM kart olur ve cihazın GPS özelliği vardır. GPS den aldığı konum verilerini internete ileterek sizlerin araçlarınızı bilgisayarlarınızdan takibini sağlar. Ayrıca bu cihazlarda ek opsiyonlar olur. Hız takibi, ani hareket takibi, yakıt takibi vs. gibi sensörler ile yapılabilecek bir çok opsiyon eklenebilir. Eski nesil, yani günümüzde hali hazırda kullanılan sistem budur. Bu saydığım opsiyonların her biri ayrı modul ve ayrı ücret gerektirir. Her aldığınız opsiyon için aracınızın elektrik sistemi biraz daha kurcalanır. Örneğin yakıt takibi için depoya sensör, gaz pedalı verileri için gaz pedalına sensör, diğer veriler için oraya sensör buraya sensör gibi.

Peki kim sırf takip için aracını bu kadar kurcalatmaktan memnun? Başka yolu yok mudur bu işin? Aracınıza yapılacak bu kadar kesme. biçme delme işleminin aracınıza verdiği zararın farkında mısınız? Aracınız elektriksel bir sorundan ötürü sorun verdiğinde garantinizin geçersiz olduğunu biliyorsunuzdur umarım. Sözü fazla uzatmadan yeni nesile geçelim.

Yeni geliştirdiğimiz bir proje sayesinde, aracınızın aklınıza gelebilecek hatta isteğe özel olarak elde edebileceğiniz tüm verilerinizi, sadece OBD soketine takabileceğiniz tek bir cihaz ile gerçekleştirebilirsiniz.

Araçta kesinlikle hiçbir kesme delme biçme işlemi yapmadan, OBD soketine cihaz takıp unutursunuz.

Daha sonra gerek web panelinden gerekse akıllı telefonlarınız üzerinden, aracınızla ilgili aklınıza gelen her türlü veriye ulaşırsınız.

Örneğin, Motor durumu, motor sıcaklığı, yakıt durumu, ortalama yakıt, vitesin kaç rpm de değiştirildiği, aracın hızı, aracın o anki konumu, kontağın ne zaman açılıp ne zaman kapatıldığı, hangi gün kaç km yol yaptığı, bu yolculukta harcanan yakıt vb. daha liste uzayıp gidiyor.

Ayrıca bu cihaz sayesinde aracınızda arıza tespiti ve arıza lambası söndürme için tamirci yolu tutma derdiniz de kalmıyor. Aracın verdiği tüm arızaları uzaktan izleme şansınız var. Arıza tespiti yaptırmadan aracınızın neresinde sorun olduğunu bilip tamir ettirebilirsiniz. Aynı şekilde arıza lambasını söndürmek istediğiniz araca uzaktan bağlanıp bir tıkla arıza lambasını söndürebilirsiniz. Kulağa şaka gibi geliyor değil mi? Artık gerçek.

Artık hem araç takibine ayrıca ücret ödemek, hem de arıza tespit arıza lambası söndürme gibi işlemlerinize ayrıca ücret ödemek zorunda değilsiniz. Özellikle ticari, filo, vb. gibi yakıt ve aracın durumunun çok önemli olduğu durumlarda, lojistik sorumluları için mükemmel bir sistem olduğunu belirtelim.

Araçlarınızda ekonomi elde etmek için hali hazırda tarafımıza yaptırdığınız tüm “Chiptuning ” işlemlerinin yakıt ekonomisine olan sonuçlarını da bu sistemimiz sayesinde kontrol edebilirsiniz.

Cihazın bir diğer güzel tarafı da takıldığı araca “Wi-Fi” hizmeti sunuyor olmasıdır. Evet yanlış duymadınız. Bu cihaz aracınızın OBD portunda takılı ise, aracınızın içerisinde “Wi-Fi” kullanarak internete girebilirsiniz. Gerek sürücü gerekse araçtaki yolcular bu hizmetten de faydalanabilirler. Tek cihazla apayrı bir sorunu daha çözmüş oldunuz.

Yine ihtiyacı olan müşterilerimiz için araçlarında veya araçları dışında kullanabilecekleri “Telsiz Takip” haberleşme çözümümüz de mevcuttur. Bu sistem sayesinde sahada görev yapan sürücüleriniz, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, çekim, mesafe kısıtı olmadan tek tuşla anonslarınıza hazırlar. 100 lerce sürücünüze tek tuşla anons yapmak istemez miydiniz? Siz tek anons yapın, tüm ekibiniz duysun. Üstelik mesafe kısıtı da yok. Bu cihaz sayesinde, sürücünüz araçtan ayrıldığında bile, aracı ayrı sürücünüzü ayrı takip edebilme şansınız mevcut.

Araç içinde aracın wi-fi interneti, araç dışında ise cihaz kendi 3g interneti ile çalışma kapasitesine sahiptir. Mesafe sınırı olmayan sistemde, haberleşme tamamen dijital alt yapı ile gerçekleştiğinden ötürü, seste en ufak bir parazit olmaz. Mevcut cep telefonu haberleşmesinden çok daha kaliteli bir iletişim elde edersiniz.

Konular ile ilgili tarafımıza ;

“destek{@}deneyim.net” e-posta adresinden veya konu altına iletişim bilgilerinizi ileterek ulaşabilirsiniz.

Sistemin maliyeti hakkında ön bir bilgi vermek açısından;

Sistem ağır vasıtalar için araç başı 1 yıl kullanım dahil 350$ dır.

Binek araçlar için araç başı 1 yıl dahil 200$ dır.

Binek araçlar için olan cihazda iş makinaları için gereken bazı parametreler bulunmaz, ayrıca wi-fi opsiyonu devre dışıdır.

Daha sonraki yıllarda araç başı hizmet kullanım ücreti aylık 10$ dır.

SIM kartlar ve SIM kartların ücreti müşteri sorumluluğundadır. Talep edilmesi halinde SIM kartlar da tarafımızdan tedarik edilebilir.

Araç saysının yükselmesi durumunda fiyatlarda değişiklik yapılabilmektedir. Detaylar için online şekilde irtibata geçtiğiniz takdirde, tarafınıza gerek online gerek telefon yolu ile dönüş yapılacaktır.

İyi çalışmalar dilerim.

Demoyu denemek isteyenler;

http://www.deneyim.net/obd/ adresinden DEMO girişi yapabilirler.

Gelen Aramalar:

  • kuşadası içine boşalttıran ve kordonsuz yaptıran escortlar

Wi-Fi (Wireless) Kanal Karmaşası

Merhabalar.

Bugün sizlere Wi-Fi modeminize ayar yaparken kafanızı karıştıran ayarlardan biri olan Wi-Fi Kanalı hakkında bilgi vermek istiyorum. “Hangi wi-fi kanalını seçmeliyiz, hangi kanal daha hızlı, hangi wi-fi kanalı daha güvenli, hangi wi-fi kanalı daha uzak mesafeden çeker?” gibi sorularınıza yanıt bulmaya çalışalım.

Wireless kelimesinin Türkçe karşılığı, “Kablosuz” dur. Yani kablosuz haberleşen tüm cihazlar aslında wireless teknolojiye sahiptir. Fakat wireless, belli bir standarttaki radyo frekansı ile haberleşen cihazların kullandığı tekniğe verilen isimdir. Zira IR (Infra Red) veya BT (Bluetooth) teknolojileri de her ne kadar kablosuz iletişim sağlasa da “Wireless” diye pek nitelemeyiz. Esasen yanlış bir kullanım olmaz. Infrared her ne kadar kızılötesi ışıma yöntemi ile haberleşse de, bluetooth wireless a benzer şekilde radyo dalgaları kullanmaktadır.

Konuyu fazla dağıtmadan gelelim wireless kanallara. Nedir bu wireless kanallar?

Wireless kanalını, telsiz kanalına benzetebiliriz. Yani kanal değiştirmek, frekans değiştirmek anlamına gelir. Routerinizin yayını hangi frekanstan yapacağı sizin belirlediğiniz kanal ile ilgili değişim gösterir. Tabi bunlar minimal değişimler olur. Örnek vermek gerekirse, 2.4 Ghz standardı yasal olarak her cihazın kullanımına açılmış bir standarttır. Siz kanal değiştirseniz, yani frekans değiştirseniz bile yine 2.4Ghz frekansında kalmış olursunuz. Sadece bu bantta izin verilen kanallar arasında Mhz bazında frekans değişmiş olursunuz. Telsizcilikten anlayan veya radyo, tv iletişiminden anlayan kişiler için bu durumu anlamak daha kolaydır.

Şimdi size 2,4 Ghz kanallarını listeleyelim. Eski cihazlar her ne kadar 11 kanala izin verse de, günümüzde birçok popüler cihazda 2,4 bandında 13 kanala rastlarsınız. Esasen bu kısıtlandırmalar, ülkelerden ülkelere değişim göstermektedir. Keza aynı şekilde cihazların çıkış gücü de satıldığı ülkeye göre ayarlanır. Telsiz iletişimindeki kanunler bu durumuda da geçerlidir.

Aynı şekilde son yıllarda 2.4Ghz bandının çok kalabalıklaşmasından ötürü 5GHz bandı da kullanıma açılmıştır ve ülkemizde de kullanımdadır. 5Ghz bandı daha yüksek bir band olduğundan ve kanalların kanal genişlikleri (bandwidth) de artırıldığından, daha yüksek band genişliklerine ve hızlara imkan sağlamaktadır. 2.4 Ghz de kanal genişliği 20mhz iken 5ghz de 40 mhz ye çıkarılmıştır. İlerleyen dönemlerde 80mhz ve 160mhz kullanan aletleri de görmeye rastlayacağız.

Yine konuyu dağıtmadan aradığımız soruların cevabına gelelim. Kanallar arası nasıl bir fark vardır, kanal değişimi ne getirir, ne götürür, hangi durumda hangi kanal kullanılır?

Cevap:

Telsizcilik kanunların öğrendiğimiz bir şey varsa, o da düşük frekansın mesafe, yüksek frekansın kalite olduğudur. Sizler için birazcık açalım:

Modeminizde kullanacağınız düşük kanal, örneğin 1. kanal, sizin mesafe sorununuzu çözer, kullanacağınız yüksek kanal, örneğin 13, sizin hız sorununuzu çözer. Teorik olarak bu durum böyledir, fakat pratikte bire-bir çözüm alamayabilirsiniz, zira bu koşulları çevre faktörleri fazlasıyla etkiler.

Sinyal kirliliği denen faktör bu durumları değiştirir. Yani genel olarak sizlere tavsiyede bulunan kişiler, en temiz, yani en az kullanılan kanalı seçmeniz yönünde tavsiye verirler. Bu mantıklı bir hareket olacaktır. Fakat tüm kanallar kirliyse veya tüm kanallar temizse ve bir kanal seçmeniz gerekiyorsa burada son kararı siz verirsiniz. Kendinize sormanız gereken soru; bana hız mı lazım, yoksa bağlantı mı olacaktır.

Eğer çok hızlı bir bağlantıya ihtiyacınız yoksa, yani lokal ağ bağlantınızın çok hızlı olması gerekmiyorsa ve internet hızınız da 50-100mbit ler seviyesinde değilse, ben size küçük kanal kullanmanızı öneririm. Zira mesafe sınırı yaşıyorsanız ve cihazınızla uzaktan bağlantı kurmakta zorlanıyorsanız küçük kanal yine işinizi görecektir. Bağlantının kurulmaya çalıştığı ortam çok kalabalıksa, çok fazla duvar veya eşya varsa, karmaşık bir düzende bağlantı kurulmaya çalışılıyorsa küçük kanal işinizi görecektir. Peki küçük kanal kullanırken ne yapmalı?

Küçük kanal kullanıyorken, yayılım gereği cihazınız düşük güçlerde uzak mesafelere sinyal gönderebilir hale gelir.

Bu size uzaktan bağlanma avantajı sağladığı gibi, sinyal kirliliği dez avantajı da sağlar. Yani modeminizden çıkan sinyallerin, havadaki diğer cihazların yaydığı sinyallerden etkilenme olasılığını artırmış olursunuz. Ayrıca sinyalinizin istemediğiniz kadar uzaklardan duyulup güvenlik zaafiyeti yaratmasına da sebep olursunuz. Peki bu durumda ne yapmalı?

Cevap : Ne kadar küçük kanal kullanıyorsanız, çıkış gücünüzü, yani modemin çıkış gücünü o kadar düşürmenizi tavsiye ederim. Örneğin 1. kanalda, en düşük güçte bile çıkış yapsanız, bağlantınız sizi tatmin edecektir. Etmez ise yavaş yavaş yükseltmeyi deneyin. Unutmayın, gereksiz yüksek güç, hem sizin sağlığınız, hem modemin ömrü, hem de bağlantı kaliteniz açısından dez avantaj yaratır. Aşırı gürültü hızınızı olumsuz etkiler. Yani güç yükselterek değil, güç düşürerek kalite artırmanız olasıdır.

Hangi durumda yüksek kanal?

Hız öncelikli çalışıyorsunuz. Ağ cihazlarınız arasındaki veri aktarımı 1. önceliğiniz. İnternetiniz çok hızlı ve elinizden geldiğince yüksek hıza ihtiyacınız var. Yüksek kanal doğru tercih.

Ortamda çok fazla wi-fi cihazı veya radyasyon yaratan cihaz var. Küçük kanalda sıkıntı yaşanıyor. Çözüm yüksek kanal.

Yüksek kanal kullandığınızda uzak mesafelerde bağlantı gücünüzün zayıfladığına şahit olabilirsiniz. Bu gayet normal bir durumdur. Aynı doğrultuda çıkış gücünüzü artırarak çözüme kavuşabilirsiniz. En yüksek güçte bile mesafe sorunu yaşarsanız, kanalınızı yavaş yavaş küçültmeniz gerekir.

Yani sözün özü, mesafe için küçük, hız için büyük kanal. Ama tekrar ediyorum. Ortamın durumu bu söylediğimi mutlak surette etkiler. O yüzden en mükemmel sonuca ulaşmak istiyorsanız, benim tavsiyem, tüm kanalları tek tek denemeniz olur. Ayrıca eski cihazlar 11. kanaldan yukarısını görmeyebilirler. Şu cihaz bağlanıyor bu cihaz bağlanmıyor durumlarında ilk aklınıza gelen detay bu olsun.

Gelelim 5Ghz mevzusuna. Eğer bağlantı, çekim vs. gibi sorunlar yaşıyorsanız, boşuna paranızı çöpe atıp gidip de 5ghz destekli cihaz almayın. 5Ghz cihaz kapalı alandaki mesafe sıkıntınızı gidermez , aksine büyütür. Açık alanda 2 cihazın karşılıklı haberleşmesi konusunda 5ghz çok güzel iş çıkarsa da, evinizin içinde arka odada sıkıntı yaşarsınız. Yani AC destekli o yeni ve pahalı modeminizin nimetinden faydalanmanız için, modemin karşısında oturuyor olmanız gerekir. Aynı koşulda kullandığınız istemci cihazın da 5ghz ve ac desteği olması gerekir.

Daha önceki bir yazımda, beamforming teknolojisinden de bahsetmiştim. Kısaca değinmek gerekirse, cihazın istemciye güdümlü şekilde sinyal günderdiği bir sistem diyebiliriz.

Sonuç olarak, Wi-Fi kanal seçimi, bir wi-fi ağındaki en önemli unsurdur. Bazen cihazın tüm ayarlarını da değişseniz çözüme ulaşamazsınız, fakat aylar sonra aklınıza kanal değiştirmek gelir ve tüm dertleriniz biter. Aynı şekilde aylardır sorunsuz kullandığınız kanal artık sorun yaratan kanala dönüşmüş olabilir ve değiştirmeniz gerekebilir. Üst ve alt komşunuz yeni cihazlar almışlar veya kanallarını değiştirmişlerdir. O kanal sonsuza kadar verimli olacak diye bir kaide yoktur.

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Yazdıklarım size yeterli gelmez ise, ya da uygulamaya zamanınız vs. yok ise, teknik destek talebi için tarafıma ulaşabilirsiniz. Birçok ağ cihazının bayisi konumunda olduğumdan ötürü de, hangi senaryoda hangi cihazları, hangi ayarlar ile kullanmanız gerektiği konusunda yardımcı olabilirim. Tabi karşılıksız değil :)

Aradığınız tüm cihazları tarafımdan temin edebilirsiniz. Benden temin ettiğiniz cihazlar için konfigurasyon bedeli ödemenize gerek kalmaz.

Sorularınız için iletişim veya yorum bölümünden irtibata geçebilirsiniz.

Sorunsuz, hızlı bağlantılı günler dilerim.

Deneyim HaberleÅŸme logo

Gelen Aramalar:

  • wireless kanal seçimi
  • wireless frekans kanalı
  • modem kanal ayarı
  • en iyi wifi kanali
  • wifi kanal değiştirme
  • wireless frekans kanalı değiştirme
  • modem frekans değiştirme
  • wireless channel nedir
  • wifi channel nedir
  • en hızlı wifi kanalı
  • wifi kanal seçimi
  • wıfı en ıyı kanal
  • modem kanal değiştirme
  • wifi kanalları nedir
  • acceses point kanal

UBNT Nano Station Loco M2

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/NanoStation-Loco-M2

Selamlar.

Yine bir inceleme. Bu sefer telsiz değil, tekrar kablosuz camiasına ufak bir dokunuş yapıyoruz.

Daha önce TP-LINK’in profesyonel kullanıcılara yönelik tasarlanan, dış ortam kablosuz ekipmanlarını inceledik. Şimdi bir üst kategoriye geçelim.

Kablosuz bağlantılar dünyasında, daha profesyonel çalışan, son kullanıcı için tasarlanmaktan öte, daha çok profesyonel kullanıcılara ve satış, kurulum, danışmanlık işi yapan kişilere özel olarak üretilmiş ürünler mevcut. Bu tarz markaları ve ürünleri, teknoloji marketlerden edinmeniz pek mümkün olmaz. Zira bu ürünleri tedarik etseniz bile, kurulumlarını yapmanız için belli bir bilgiye sahip olmak zorundasınız. Eğer yeterli bilgiye sahip değilseniz, yine kurulum için yardım almak zorundasınız. Satın aldığınız yer size kurulum desteği vermez ise, kurulum için ürünün ücreti kadar, ya da ürünün fiyatına göre, ürüne verdiğiniz ücretten daha yüksek ücretler ödemek zorunda kalırsınız. Ki bu olay ülkemizde her ne kadar anlaşılmakta zorlansa da, doğrusu bence de budur. Hizmet, üründen pahalı olmalıdır.

Bugün bahsedeceğimiz ürün, UBIQUITI firmasının üretmiş olduğu UBNT ürün segmentindeki, küçük ürünlerden olan Loco M2. Loco ürünün küçük versiyon olduğunu ifade ediyor. Zira bu ürünün abisi Nano Station M2 dir. Hem fiyat olarak, hem de performans olarak Loco’dan tabi ki üstündür. Fakat ihtiyacınız yok ise, M2 ye o kadar fazla harcamak zorunda değilsiniz. Loco da işinizi gayet iyi görecektir.

Peki ne yapar Loco?

Loco başlıca birkaç temel amacı var.

1. Havadaki kablosuz bağlantıyı alıp kabo ile tekrarlar. (İstemci)

2.  Kablo ile aldığı bağlantıyı havadan tekrarlar. (AP) Bu işlemi yaparken yine WDS yi de kullanabilir.

3. Her ikisini birden yapar fakat sadece WDS kullanır. İşte tam da bu noktada TP-LINK veya Dark gibi ürünlerden geri kaldığını söylemek mümkün. Peki neden?

Üründe WISP özelliği bağımsız değil. Yani AP-Client Router modunu kullanırken WDS dışında bir bağlantı yöntemi kullanma şansınız yok. Peki nedir  bunun negatif yönü? En başta şifreleme türü diyebiliriz. Zira WDS kullanırken WEP kullanma zorunluluğunuz var ve bunu pek tercih edeceğinizi sanmıyorum.

Fakat kurulumda fark ettiğim bir yön, AP modunu kullanırken yine WDS kullanımına izin verilmesi ve bu durumda şifrelemede WEP i zorunlu tutmaması. Ama mantıken düşünecek olursak, bu modda iken WDS yi aktif etseniz bile, diğer bir istemcinin bağlanıp tekrarlaması için yine AP-Client modunda olması gerekecek ve bu istemci sizden WEP şifrelemesi isteyecek. Yani aynı anda havadan alıp havadan tekrar etme konusunda WPA2 şifrelemesi kullanmak istiyorsanız, TP-LINK’e yönelmenizi öneriyorum. UBNT’den de bu konu ile ilgili bir çözüm bekliyorum :)

Fakat zaten şöyle de bir gerçek vardır. Tek cihazla fazla iş yapmanız size her zaman performans kaybı olarak geri döner. Yani bir bağlantıyı havadan alıp havadan tekrarlamak hem cihazı yoracak hem de ağ kartının performansını düşürecektir. Bu da size hız kaybı olarak geri dönecektir. O yüzden profesyonel kurulumlarda, bu tarz cihazlar hiçbir zaman tek kullanılmazlar. Birisi alım, diğeri gönderim yapmak üzere 2 cihaz şeklinde kurulular. Hızın önemli olduğu durumlarda ben de bu şekilde kurulumları tavsiye ediyorum.

Teknik detayları hakkında biraz daha bilgi verecek olursak, Loco M2, UBNT nin AirMax teknolojisini destekliyor. Bu teknolojiyi kısaca dijital telsizlerdeki TDMA teknolojisi olarak açıklayabiliriz. Bu sayede aynı frekansta birden fazla cihazı sorunsuz olarak çalıştırır ve diğer cihazlar ile yaşanan enterferansı minimize edersiniz. Bunun dışında geri kalan birçok özellik diğer cihazlara yakın. Tabi bu cihaz bir derece daha profesyonel olduğundan, menülerinde daha gelişmiş yönetim, Network ve Monitoring ayarlarına ulaşırsınız. Genel anlamda bilinen, UBNT cihazların sorunsuz ve tak unut cihazlar olduğudur. Yani geçmişte TP-LINK’den şikayet eden ve memnun kalmayan birçok kullanıcı UBNT cihazlara geçip huzura kavuşmuştur. Fakat TP-LINK’de her ne kadar geç kalsa da, yeni çıkarmış olduğu CPE serisi cihazları ile bu durumu ortadan kaldırmıştır. UBNT cihazlar AirOS işletim sistemini kullanırken, TP-LINK CPE cihazlar PharOS işletim sistemini kullanıyor. İki yönetim sistemi arasında çok ufak farklar var. Yani neredeyse aynılar diyebilirim.

Ben Loco cihazımı da test sistemime dahil ettim ve şu an sorunsuz şekilde çalışıyor. 7210, CPE 210 ve Loco M2’yi çok ince ayarlar ile sınırlarda kullandığım bir test ağım var. Bu sayede hangi müşterime hangi cihazın gerektiğini anlıyor, hangi cihazın hangi durumda başarılı, hangi durumda başarısız olduğunu raporluyor ve hangi cihazın hangi cihazla çalışıp, çalışmadığını test etmiş oluyorum. Birine bir ürün sattığımda ve kurulum yaptığımda, gözümün arkada kalmaması gerek. Basit bir tüccar olmayı hiç beceremedim.

Sonuç olarak Loco M2 benim testlerimden iyi not aldı. Siz de tercih edebilirsiniz. Fakat aldığınız yerin size destek vermesi çok önemli. Aldığınız yer destek vermeyecekse, ya da vermek isteyip veremeyecekse, başınız baya ağrıyabilir. Bu tarz cihazları tercih ederken, parayı 2. plana atıp, desteğe önem verin. Ben hizmetim karşılığında bu ürünleri sunduğumdan, tabi ki piyasa fiyatlarından yüksek satıyorum. Fakat kullanıcımı mağdur etmiyorum. Yani sizin için önemli olan çözüm değil para ise, sakın benden alışveriş yapmayın :)

Bayisi olduğum bu cihazın tedariğinde ve kurulumunda desteğe ihtiyacınız olursa, tarafıma ulaşabilirsiniz.

İyi çalışmalar dilerim.

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/NanoStation-Loco-M2

Gelen Aramalar:

  • nanostation m2 kurulumu
  • nanostation m2 alıcı olarak ayarlama
  • nanostation loco m2 ağa bağlanma
  • nanostation m2 kurulum
  • nanostation m2 culha
  • m2 kablosuz alip verme
  • loco m2 vs wa5210g
  • loco m2 ayar
  • Hangi senaryoda WISP kullanılması önerilir?
  • en iyi çeken nano wifi
  • cpe210 ince ayar
  • airos tp link cpe210
  • airos modem ayarları
  • airos kurulum
  • Airos danisma hatti
Sonraki sayfa »


izmir escort bayanlar izmir escort bodrum escort bayanlar görükle escort buca escort bodrum escort escort izmir

antalya bayan escort kuşadası escort bayan kuşadası escort kuşadası escort kuşadası escort bayan fethiye escortlar kuşadası escort alanya escort bodrum escort bayan bodrum escort bayan izmir escort