Etiket Arşivi: 'motorola'

Dijital Telsiz Karmaşası

Merhabalar.

Uzun süredir yazmak istediğim bir yazı ile yine karşınızdayım. Konuyu çok uzatmadan özet geçeceğim. Zira internette araştırma yaparak birçok teknik makaleye ulaşmanız mümkün. Ben biraz daha halk dili ile anlatmaya çalışacağım.

Yıllar yılı süre gelen analog telsiz sistemleri artık yerini yavaş yavaş dijital telsiz sistemlerine bırakmaktadır. Bunun başlıca nedenleri nelerdir?

1. Analog Sistemlerin frekansları verimli kullanmaması ve frekans yetersizliği yaşanması

2. Analog sistemlerdeki ses kalitesinin düşük olması.

3. Analog sistemlerin güvenli olmaması, dinlenilmesinin kolay olması.

4. Analog sistemlerdeki gruplandırma olaylarının, dijital sistemlerdekinin yanında çok basit kalması.

5. Verilerin elektrik şeklinde değil de, wi-fi veri şeklinde iletilmesi ve bu sayede, daha hızlı veri aktarımı kurulabilmesi.

6. Djital çalışma mantığı sebebiyle daha az batarya tüketebilmesi.

Başka sebepler de tabi ki mevcut fakat başlıca özellikler bunlardır.

Peki hangi dijital protokoller var? Kaç çeşit? Farkları nelerdir.

Yaygın olan ve olmayan çeşitli dijital protokoller vardır. Bu protokollerin ayrımı tamamen yazılımsal mantıkta olduğu için, her firmanın kendine özgü bir protokol kullanması serbesttir. Öncelikle temel iletişim yöntemlerinden bahsedelim.

FDMA, TDMA, CDMA vb. veri iletişim teknikleri vardır. FDMA tekniğinde iletişim frekans mantığına göre yapılır. Kendisine ayrılan gruptaki herkes aynı frekanstadır ve sürekli o frekans dinlenir. Bu sayede biri konuştuğunda herkes duyar. Güncel analog sisteme en çok benzeyen dijital sistem budur. 6,25khz band genişliği yeterlidir. Günümüzde DPMR cihazlar ve APCO.25 sistemi temel olarak bu standardı kullanır.

TDMA, zaman esaslı iletişim tekniğidir. Aynı frekansta 2 bağımsız grup oluşturulabilir. Aynı frekansı dinleyen cihazlar Slot diye tabir edilen zaman ayrım yöntemi ile birbirinden ayrılır. Slot 1 ve Slot 2 deki cihazlar tamamen farklı kanallarda olmuş olurlar. Her ne kadar aynı frekanstan iletişim kursalar bile, herkes kendi zaman dilimindeki iletişime duyarlı olur. Frekans verimliliği açısından güzel bir tekniktir. 12,5khz band genişliği kullanır fakat size tek röle ile 2 frekans kullanma imkanı tanır. DMR ve TETRA cihazlar bu protokolü kullanırlar. TETRA cihazlar DMR’dan farklı olarak zaman dilimini daha fazla bölebilirler. Örneğin Slot 1, Slot 2, Slot 3

Bir de CDMA tekniği vardır. Bu teknik esasen cep telefonu sistemini oluşturur. Her sistemin verimliliğini kullanan harman bir sistemdir. İlk cep telefonlarımız olan 900Mhz de çalışan cihazlarımız bu teknolojiyi temel almaktadır.

Konuyu kısaca özetlemek istedim.

Profesyonel hayatta bu teknolojiyi kullanmak isteyen kullanıcılar, dijital lisanssız cihaz tercih ettiklerinde, DPMR veya DMR Tier 1 tercih edebilirler. Her iki yöntem de lisanssız kullanım amacıyla çalışmaktadır.

Lisanslı, röle kapsama alanı ile iletişim kurmak isteyen kullanıcılar, DMR Tier 2 yöntemini kullanabilirler.

Daha kalabalık kullanıcı gruplarıyla sorunsuz iletişim kurmak isteyen kullanıcılar ise, DMR Tier 3 yöntemini tercih edebilirler. Bu yöntem sayesinde Trunk desteğine de kavuşmuş olurlar.

Ayrıca bu konularda firmaların kendilerine has çözümleri de vardır. Örneğin DMR Tier 3 ün daha gelişmiş bir versiyonu olan, Hytera firması tarafından hayata geçirilmiş, Hytera XPT sistemi kullanılabilir. Bunun için ayrıca lisans ödenmesi gerekir. Ya da diğer firmaların kendilerine has çalışan sistemlerinden, Kenwood’un NXDN yöntemi de tercih edilebilir.

Dijital telsizler konusu açıldığında her zaman akla gelen ilk soruya olan cevaba geçelim. Cihazların ve markaların birbirleri ile olan uyumluluğu.

Bu konuda gerek deneyimlerimden, gerekse teorik bilgilerimden yanıt vermeye çalışacağım.

Öncelikle amatör telsizcilere ithafen bir şeyler söyleyeyim.

Dijital telsizler amatör telsizciler arasında ilk popüler olduğunda, bu konuda çalışma yapan ilk ve tek firma ICOM oldu. Amatör telsizcilerin kullanımı amacıyla, yeni nesil dijital amatör telsizlerine D-STAR adını verdiği bir dijital iletişim yöntemi ekledi. Bu yöntem FDMA mantığı ile çalışır ve malesef sadece ICOM cihazlar birbiri ile iletişim kurur. Bu olay her ne kadar amatör telsizcilerin dijitale adım atması açısından güzel olsa da, tek marka olayı amatör mantığıyla pek uyuşmamaktadır. Zira amatör telsizciliğin temelinde, tüm amatörlerin birbiri ile iletişim kurabilmesi esastır. Hatta ve hatta, amatör telsizcilerin, kendi imkanları ile yaptıkları, QRP diye tabir edilen, düşük güçlü cihazları ile QSO yapma yani iletişim kurma izinleri vardır. Böyle bir durumda, bir amatör telsizciyi ICOM cihaz üretmeye zorlamak pek de hoş değildir. Zira amatörlük ticaretten uzaktır. Yani amatörlükte asla ve asla birini belli bir marka cihaz veya modele zorlayamazsınız. Zorlarsanız işi amatörlükten çıkarıp, ticariye çevirmiş olursunuz.

Bir süre sonra amatör cihaz üreten ender markalardan bir diğer Yaesu da Kendi dijital cihazlarını üretti. FT1DR ve ardından FT2DR cihazlar dijital olarak haberleşiyorlar. Bu cihazlar da FDMA protokolünde haberleşseler de sadece kendi içlerinde haberleşiyorlar. Malesef FDMA tekniğini kullanan hatta GMSK protokolünde çalışan diğer cihazlar ile konuşamıyorlar. Cihazlar her ne kadar kaliteli olsa da, benim amatör mantığıma yine yatmıyorlar.

Ardından belli başlı firmalar FDMA mantığı ile çalışan DPMR cihazlarını üretmeye başladılar. Bu cihazlar lisanssız kullanım içindi. Fakat deneyimlerimden yola çıkarak söyleyebilirim, DPMR cihazlar da farklı markalarda birbirleri ile konuşmuyorlar. Yani bu konuda da firmaların tekelciliğine mahkum kalıyorsunuz. Örneğin KYD DP-550S ve Kirisun S780 DPMR cihazlardır fakat birbirleri ile görüşmezler.

TETRA ve P.25 (APCO) yöntemlerinden bahsedemeyeceğim zira deneme şansım olmadı. Bu protokoller hakkında yorum yapmak güç. APCO yöntemi genelde askeri amaçlarla kullanılıyor. Güvenlik biraz daha ön plandadır. TETRA yöntemi ise genellikle yüksek hızlı ve güvenli veri bağlantılarında kullanılıyor. Yani yorum yapmak güç. Amatörler için bu yöntemlerden bahsetmiyorum zira bu yöntemlerde icraat ön planda olduğudan maliyetleri yüksektir. Yani ticari ve kamusal çalışmalar için tercih edilirler.

Gelelim DMR hususuna.

Benim en beğendiğim ve dünya amatörlerinin dijital kullanımda öncelikli tercihi olmuş olan DMR yöntemidir. Peki neden? Çünkü sonunda firmalar bu yöntemde el sıkışmayı başardılar. Belli bir platformda buluşmak zorunda kalacakları en başından belliydi. Çünkü aklın yolu birdir.

Telsiz teknolojilerinin öncü isimlerinden olan MOTOROLA uzun süredir MotoTrbo ürün gamıyla DMR telsizlerinin satışını yapmakta ve oldukça yüksek müşteri kitlesine sahip. Aynı şekilde Vertex firması da DMR cihazları ile ticari hayatta önde durmaktadır.

Motorola’nın piyasadaki bu hakimiyetini gören firmalar, DMR standardındaki çalışmalarına hız verdiler. Cihazların bir nebze daha uygun fiyatlı olması, frekans verimliliği konusunda öne çıkması, firmaların DMR ı tercih etmelerine yol açıyor. Ayrıca bu firmaların bir çoğu, DMR cihazları ürettikten sonra cihazlarına, MotoTRBO uyumludur notu düşmeye başladılar.

Aynı şekilde Hytera firması da dijital platformda oldukça iddialı ve kaliteli cihazlara sahiptir. Bu sayede, DMR cihaz aldığınızda diğer DMR cihazlar ile konuşabileceğinizi bilirsiniz.

Önemli Not : Firmalar kendi yazılım ve codeclerini yapmakta bağımsızdır. Yarın bir gün kimseyle konuşmayacak bir DMR cihaz üretilirse, bu konu istisnadır. Her halukarda markaya karar verirken, satıcınıza danışmanızı öneririm.

Günümüzde birçok markanın DMR cihazı mevcuttur. Hatta Çinli üreticiler de artık bu konunun üzerine düştüler ve uygun fiyatlı DMR cihaz üretimine başladılar. Örneğin TYT firmasının bu konuda çalışmaları mevcuttur. Tahminimce yakın zamanda Baofeng veya Wouxun gibi, amatörler arasında popüler Çinli firmalar da dijital platformuna el atacaklardır.

Sonuç olarak bence dijital platform tercih etmek isteyen kullanıcılar, amatörlük mantığı gereği, DMR cihaz tercih etmeliler. Yine de onları bu duruma zorlayan bir kanun yok. İsteyen grup istediği cihazı ve standardı kullanabilir. Benimki sadece öneri olur.

Dijital cihazlar hakkında çok fazla karmaşa ve soru işareti olduğunun farkındayım. Dünyada da bu soru işaretleri hala çözülmüş değil. Hele ki biz Türkiye’de hala ilginç konuları tartıştığımızdan, bu konularda fikir sahibi olmamamız çok doğal.

Bu konularda araştırma yapan arkadaşların denk gelebilmeleri ve az da olsa bilgi alabilmeleri açısından bu makaleyi yazmak istedim. Umarım bir nebze olsun akıllarınızdaki soru işaretlerini giderebilmişimdir.

Konu ile ilgili danışmak istediğiniz durumlar, yorumlarınız, eklemeleriniz için yorum bölümünden irtibata geçebilirsiniz.

İş hayatınızda dijital cihaz tercih etmeyi düşünüyor iseniz, tedarik için bana ulaşabilirsiniz. Doğru cihazları uzman kişilerden alıp, doğru şekilde programlatmanız çok önemlidir. Zira yanlış program ve konfigurasyon size çok sorun çıkarır ve verdiğiniz paranın karşılığını alamazsınız.

Unutmayın, bir malı sadece alıp satmak kolaydır. Zor olan, ona doğru ayarları uygulamaktır.

Tüm dijital cihaz talepleriniz için, (Kenwood, Motorola, Vertex , Hytera, Yaesu, ICOM) iletişime geçebilirsiniz.

İyi çalışmalar dilerim.

Gelen Aramalar:

  • dijital telsiz nedir
  • dijital telsiz frekansları
  • dijital telsiz frekansları dinlenebilir mi
  • 4014 telsiz sayısal mı analog mu
  • apco dmr analog çalışabilen
  • dmr amatör telsiz röle
  • dijital telsizde amatör konuşma
  • yeni nesil yaesu
  • dijital telsiz nasıl çalısır
  • dijital telsiz ile analog arasında ki fark
  • analog telsiz
  • analog telsiz nedir
  • dijital amatör telsiz fiyatları
  • digital telsiz ayarları
  • apco telsiz ve dmr telsiz arasındaki farklar

AIR Free-446

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/telsiz/lisanssiz-telsiz/airfree

Gelik bir sonraki telsiz incelememize.

İsminden de anlaşılacağı üzere yine bir PMR telsiz ile karşınızdayız. Peki gelin yakından tanıyalım AIR Free-446 yı.

AIR Free-446 yı yakından gördüğünüzde, eğer telsizler ile ilgilenmişeniz, aklınıza çok benzediği bir başka telsiz olan Motorola ‘ nın gelmemesi mümkün değil. Profesyonel PMR kategorisinde piyasada çok iyi satış rakamlarına ulaşan Motorola XTNI telsiz, bugün yerini, XT 200 ve XT 400 serisine teslim etmiş durumda. AIR Free-446 için ise, Motorola XT-220 ‘ nin birebir kopyası dersek yanlış söylemiş olmayız.

Nedeni basit. AIR firması zaten yıllardır Motorola’nın distribütörlüğünü üstlenmiş bir firma. Motorola ismini hepiniz bilirsiniz. İletişim ekipmanları konusunda her zaman büyük başarılara imza atmış, kalitesinin yanında fiyatından da söz ettirmeyi başarmış köklü bir Amerikan iletişim firması.

Telsiz denince akla gelen ilk markalardan olan Motorola, geçmişte olduğu gibi bugün de hem telsiz teknolojileri hem de telefon konusunda önemli üreticilerden. Telefon pazarında her ne kadar ülkemize pek ağırlık vermese de, oldukça başarılı ve sağlam telefonlar üretmeye devam ediyor. Konuyu dağıtmadan gelelim AIR Free-446 ya.

AIR firması, işletmelerin Motorola XT serisi cihazları tercih ederken yaşadıkları finansal sıkıntılara bir nebze olsun yardımcı olabilmek amacıyla özel olarak AIR cihazları ürettirdi. XT serisinin başarısını bilen firma, XT serisi ile aynı işi görecek, hatta aynı görünüme sahip fakat daha ucuz bir cihaz istemiş olsa ki Free-446 ile XT-220 yan yana gerçekten çok benziyorlar. En büyük farkları ise, birisi Amerikan diğeri Çin.

Cihaz her ne kadar bir Motorola olmasa da, kullanıcısı memnun edecek şekilde üretilmiş. Yüksek çekim kapasitesi, sağlam kasası, net ve yüksek sesi gibi özellikleri ile, marka takıntısı olmayan kullanıcılar için kullanıcısını oldukça memnun edecek bir cihaz.

Doların günümüzdeki değeri de göz önüne alındığında, pahalı cihazlara sahip olmak oldukça zor bir hal aldı. Konu telsiz olduğu zaman alım yapmak daha zor oluyor. Zira telsiz alan bir kurumun 1 adet alacağını düşünmediniz sanırım.

Telsizin şıklığından önce sağlamlığına ve işlevselliğine önem veren, markayı 2. plana atan kullanıcılara kesinlikle gönül rahatlığıyla önereceğim bir cihaz olan Free 446’nın, iç malzemesinin de vasat olmadığını söylemeliyim. Yani çok fazla darbeye ve sıvı temasına maruz kalmadığı takdirde, uzun yıllar kullanabileceğiniz bir cihaz olduğunu söyleyebilirim.

Bayisi olduğum Air Free-446 ile ilgili herhangi bir sorunuz veya tedarik ihtiyacınız olur ise, yorumlardan veya iletişim bölümünden benimle irtibata geçebilirsiniz.

İyi çalışmalar dilerim.

Kredi kartına taksitle sipariş için;

http://www.deneyim.net/market/telsiz/lisanssiz-telsiz/airfree

Gelen Aramalar:

  • wouxun kg - uv8d çatı anteni

Moto G sonunda güncelleme aldı.

Evet başlığı attım ama yazıyı yazmak kısmet olmamıştı. Artık bir şeyler karalayabiliriz.

Biliyorsunuz Moto G, Android 5.0 güncellemesini ilk alacak telefonlar arasındaydı. 5.0 Çıkalı çok oldu fakat Moto G sahipleri beklemekten harap oldu. Türkiye’de Nexus’lar ve bir kaç ender markanın ender modeli dışında güncelleme alan olmadı. Yani ülke olarak bu konuda sıkıntı yaşıyoruz diyebiliriz.

Moto G’nin 2. versiyonu güncellemeyi çoktan aldı. Bu 2. versiyon zaten ülkemize hiç gelmemişti. 1. versiyon ise yine dünyada birçok yerde güncelleme almasına rağmen ülkemize anca geldi. Geçen sene bekliyorduk ama kısmet olmadı. Bu sene Ocak ayı itibarı ile geldi ve bir Moto G kullanıcısı olarak ben de cihazıma yükledim.

Moto G’nin 4.4.4 ile yaşadığı en büyük problem RAM’di. Telefonun 1GB Rame sahip oluşu malesef en büyük problem. 5.0 ile bu problemin bir nebze olsun çözüdüğünü söyleyebilirim. RAM kullanımı konusunda gerçekten iyileştirmeler yapılmış. Yani performans konusunda gözle görülür bir artış mevcut.

Arayüz değişmiş, kolay erişim bölümleri değişmiş, kilit ekranı değişmiş ve daha birçok ufak tefek farklar var. Farklar ufak tefek fakat alışkanlık haline gelmiş durumlar için ilk zamanlar sıkıntı yaratabiliyor. Şikayet eden çok, ama menun olan da var. Bana sorarasanız ilk günlerde biraz zorlanabilirsiniz ama daha sonra alışılacaktır. Zira kaybolan bir şey yok, yeri değişen şeyler var. Artan performans artışının yanında bence önemli şeyler değil.

Batarya tüketim konusunda büyük bir fark gözlemlemedim. Hatta ilk 1-2 şarjda biraz daha kısalmış gibi geldi ama bir süre sonra normale binince düzeleceğini düşünüyorum. Yani büyük bir beklenti içine girilmesin bu konuda.

Uygulamaların performansı artmış. Son kullanılan sekmeler ve bunlar arası geziş performansı artmış. Arkada tutulabilecek program sayısı ram kullanımıyla birlikte artış göstermiş. En azından bir oyunu arkaya alma şansınız olabiliyor. Tabi duruma göre bu durum yine değişebilir.

Pil tasarruf modu değişmiş ama bence aynı eskisi gibi. Pek bir işe yaradığını söyleyemem. Sadece %15 yerine %5 yapma şansınız var. Benim cihazım dün %15 iken pil tasarruf moduna girdiği halde aynı hızla bataryası azalmaya devam etti diyebilirim. Tam olarak yaptıklarından emin olmasam da standart olarak, ekran parlaklığı ve senkronizasyon ile oynadığı kesin. İşlemci saat hızını da düşürüyor mu bilemiyorum. Öyleyse iyidir tabi ki.

Benim izlenimlerim şimdilik bunlar. Sorularınız varsa yorum bölümünden ekleyebilirsiniz.

5.0 hepimize hayırlı olsun. Umarım bekleyen herkes kavuşur.

İyi kullanımlar dilerim.

Gelen Aramalar:

  • motorola g ram tüketimi
  • uydunet son güncellemede takıldı
Sonraki sayfa »


izmir escort bayanlar izmir escort bodrum escort bayanlar görükle escort buca escort bodrum escort escort izmir

antalya bayan escort kuşadası escort bayan kuşadası escort kuşadası escort kuşadası escort bayan fethiye escortlar kuşadası escort alanya escort bodrum escort bayan bodrum escort bayan izmir escort