Etiket Arşivi: 'atrix'

Atrix Batarya Konusu

Arkadaşlar herkese merhabalar. Bir önceki yazımda Atrix’in batarya süresini uzatabilmek adına birkaç satır yazım olmuştu. O konuda biraz daha yol kat ettim. Bir önceki yazımızdaki beklediğimiz bazı sonuçları da alamadım. Hemen tekrar bir şeyler karalayayım dedim.

Daha önce bildiğiniz üzere ekranda yazılımsal olarak %250 batarya durumu göstermeyi başarmıştım. Peki ne oldu? Beklediğim şey olmadı :) Batarya %200 seviyesine indiğinde birden %50 seviyesine indi :). Aslında olması gereken olmuştu. Sonra yazılımsal olarak kurcalayarak bu görüntüyü uzun sürea sabit tutmayı başarsam da, daha sonra bir anda %20 ye indi. Yani anlaşılan telefonun yazılımı ara ara kontrol yapıyor ve durum bilgisini güncelliyordu. Hatta testlerimden ötürü o gün eve dönemeden şarjım tamamen boşalmıştı.

Şimdi sonuca gelelim. Sonuçta önemli olan farklı bir nokta keşfettim. Bu konu sadece atrix için değil diğer telefonlar için de geçerli diye düşünüyorum. Telefonunuzu şarj ettiğiniz zaman ekranda %100 ibaresini gördüğünüzde doldu diye düşünür ve fişten çekersiniz. Peki gerçekten batarya tamamen dolmuş mudur? Bunun her zaman geçerli olmadığını farkettim. Konu ile ilgili çalışmalarım devam etmekte fakat sizlere tavsiyem, ekrandaki görüntülere değil, bataryanın mV olarak değerini kontrol etmeniz. Bataryanızın maksimum dolum kapasitesi 4200 mV ise ki Atrixin BH6X bataryası için bu böyle, 4200 olmadan %100 e ulaştığını görebilirsiniz. Eğer telefonunuz şarjı kesmişse ve voltajın daha fazla yükselmesine izin vermiyorsa, Battery Fix tarzı programları kurcalayarak, görünen şarj durumunu azaltıp telefonun doluma devam etmesini sağlamalısınız. Programı kurcalarken şarjdan çekip birkaç dakika beklerseniz görünen durumu azaltma şansınız artacaktır.

Sonuç olarak söylemek istediğim, bataryanızı tam olarak doldurup fişten çekmek, uzun şarj süresinin 1 numaralı etkenidir. Unutmayın, önemli olan telefonun ne söylediği değil, bataryanın ne söylediğidir.

Uzun şarjlı günler.

Atrix’ten Sonra Moto G

Selamlar arkadaşlar. Yine bir akıllı telefon sınıf atlaması gerçekleştirdik. Aslında aynı sınıfta devam ettik de diyebiliriz. Fiyat performans canavarı olan Atrix’ten sonra yine bir fiyat performans canavarı olan Moto G’ye geçiş yaptık. Yine güzel kampanyalar yakaladık ve iyi bir fiyattan aldık cihazımızı.

 

Yine Motorola yine Motorola. E telsizci adamız ne de olsa, başka telefon yakışmaz :). Tabi şaka bir yana, ben plastik Samsung kullanmaktan hoşlanmıyorum. LG bu aralar baya yol kat etti, gün be gün daha çok gelişiyor fakat fiyatları ortada. Keza Sony ye de asla sözüm yok ama onun da fiyatları ortada. Telsizlerle uzun süre uğraşmış bir adam olarak Motorola’dan sağlam ve uzun ömürlü iletişim cihazını rastlamadım. Bu durumu yeni nesil cep telefonlarında da görüyorum. Zira ATRIX’im denize girdikten sonra bile bana mısın demeyen bir telefondur. Aman kırıldı, aman bozuldu, aman sapıttı dertleriyle uğraşmayı sevmeyen bir adamsanız, Motorolayı öneririrm. Tabi siciline bakacak olursak Sony, bugüne kadar diğer tüm elektronik aletlerinde gösterdiği başarıyı, cep telefonlarına da taşıdıysa, aynı hazzı yaşatacaktır.

Sözü fazla uzatmayayım. Atrix dediğimiz alet zaten sadece benim kafadan insanların kullandığı bir aletti. Fakat Motorola, ticari kaygı sebebiyle, bu telefona verdiği yazılım güncellemesini Android 2.3 de kesti. 1gb ram, 1ghz çift çekirdek işlemci, tegra lı bir telefon 2.3 de kaldı. Resmen komedi. Ki rakiplerinde olmayan, herkesin ilk defa Iphone’da geldiğini sandığı Parmak İzi algılayıcısına sahip, hafıza kartı girişi olan, gorilla glass lı bir telefondan bahsediyoruz. Eh işte diyorum ya, ticari kaygılar. Eğer güncelleme gelseydi, ATRIX birkaç sene daha gidecek bir telefondu. Neyse benimki hala duruyor. AR-GE çalışmalarımda kullanmaya devam edeceğim. Sonuçta ömürlük cihaz.

Atrix’den sonra Moto G gibi bir telefon bana ilaç gibi geldi. Çünkü cihaz resmen ATRIX’in güncelleme almış versiyonu gibi. Hatta bunla kalmamış, hızlanmış, büyümüş, ekranı güzelleşmiş, falan filan. Tabi bu cihazın bile atrixten geri kalır yanları var. Hafıza kartı girişi olmayışı en büyük handikap. Gerçi duyduğuma göre yurt dışında hafıza kartlı versiyonu da satılacakmış. Tabi bu durum bizi pek ilgilendirmiyor. Ayrıca Atrix’in en büyük handikapı, şarj sorunuydu. Ki zaten bu sorun işletim sisteminden kaynaklıydı. Eminim güncelleme alsaydı şarj süresi 2 katını geçerdi. Nerden mi biliyorum? Bir zamanlar Xperia Active cihazım vardı. Android 2.3 sürümü beni deli etmişti. Telefonu hiç kullanmadığım halde akşam eve zor yetiştirirdi. Sadece işletim sistemi değişikliği ile, ki onu da sony vermedi, Cyanogenmod ile 4.1 e güncellediğimde, şarj süresi 3 katın üzerine çıktı diyebilirim. İnanılması zor bir farktı gerçekten. Hali hazırda bu cihazı kullanmaya devam edenler var ise, hiç beklemeden cyanogenmod rom yüklesinler ve bana dua etmeye başlasınlar.

Konuyu fazla dağıtmadan Moto G ‘ye geri dönelim. Cihazı şimdilik tanıma aşamasındayım. Eski cihazdaki tüm alışkanlıklarımı bugün adapte ettim. Ana ekranı aynı yaptım diyebilirim. Eski telefondaki, daha doğrusu hafıza kartındaki tüm resim, video, sms leri de Motorola’nın Geçiş uygulaması ile aktardım. Tabi 16gb in yarısı gitti bile. Gözünü sevdiğimin ATRIX’inde 16gb belleğe ek bir de 32gb kart takmıştım. Şimdi 32gb lık kartım süs oldu. Tabi her şey bir arada olmuyor. O da 2.3 ile traktördü malesef. Özellikle kullanan bilir, arka planda başka bir işlem varsa, örneğin program indirme veya yükleme, telefonu kullanmanız imkansız gibi bir şey. Yani çift çekirdeğin gingerbread de hiçbir işe yaradığını sanmıyorum.

Neyse geçmişi unutalım artık. Biz KitKat’dan bahsedelim. Her ne kadar geç kalmış olsak da, en azından piyasadaki son sürüme sahibim şu an. Gerçi bu keyfim de pek sürmeyecek sanırım ki Google Android L ‘ yi duyurdu. Şu an beta ama nexus’lar için hazır. Moto G’nin de Nexus’un kardeşi olduğunu düşünürsek ve Motorola’nın yine ticari hareketler yapmayacağını ümit edersek, kimbilir belki Moto G’ye de gelir bu sistem.

Kısaca Android L’den bahsetmek gerekirse, okuduğum ve videolardan izlediğim kadarı ile, birazcık IOS’a benzeyen daha sevimli görünen bir işletim sistemi yapmaya çalışmışlar. Ekran kenarları daha yumuşak, smooth bir işletim sistemi olmuş. Yani pazar gereği göze hitap etmeye çalışmışlar. Bence burada en büyük kaygının da Windows  işletim sistemli telefonların piyasaya hızlı giriş yapıyor olması. Bir yandan Tizen, diğer yandan Ubuntu’nun da geldiğini hatırlatırsak, Android de şekle önem vermeye başlıyor diyebiliriz.

Sonuç olarak Moto G ile napıcaz? Bu sefer akıllı durmayı düşünüyorum. Yani ihtiyacım olan bazı programlar için zorunlu olsa bile Root bile yapmak istemiyorum. Çünkü rahat durmuyorum. Kafam gereğinden fazla çalışıyor ve yaptığım hiçbir çalışmanın karşılığını para olarak alamadığım gibi, sonucunda kendimi yalnızlığa itecek çok fazla icat ve çalışma yapıyorum. Yaptıklarımı kimseye anlatamayıp kimseyle tartışamadığıma mı üzüleyim, yalnız ve parasız kaldığıma mı bilmem. O yüzden birazcık standart adam triplerini öğrensem iyi olur diye düşünüyorum. Haklısınız, 30 yaş bu kararı vermek için hayli geç. Daha 30 olmadık ya neyse… Kimbilir belki bir gün ben de teknolojik aletleri sadece kız tavlamak için kullanan o mutlu erkeklerden olurum :S :S :S

Şimdilik Moto G miz standart. Hangi akıllı telefonu alırsanız alın, şekilden biraz ödün verip, kabıydı, jelatiniydi mutlaka alın takın. Sonuçta sağlam alet, şekil aletten daha önemli. Ben bir de cüzdan kılıf aldım, özellikle yaz günleri işime yarayacağını düşünüyorum. Kredi kartı, para, kimlik ve telefon. Hepsini cüzdana koyabiliyorsunuz. Azcık araştırırsanız güzel seçenekler mevcut.

Baya baya döktürdüm yine. Konuşmak için ses tellerinizi pek  kullanmadığınız zamanlar, elleriniz çalışmaya başlıyor. Bugün kendi sesimi unuttuğumu fark ettim konuşunca. İnsana kendi sesinin yabancı gelmesi çok ilginç :) Keşke hem sosyal, hem de bu yazıları yazan biri olsak di mi :) Gerçi bunları yazmakta bir şey yok. Detaylı araştırma yazılarının yanında.

844 kelime ne ara olmuş anlamadım. Yeni telefon almayı düşünen arkadaşlar, kafalarına takılan konu ne olursa olsun, yorum bölümünden iletirlerse, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Eski telefonlarını ayağa kaldırmak isteyen arkadaşlar da keza sorularını yöneltebilirler.

Hepinize sorunsuz, kurcalamasız, telefonunuzu sadece kız tavlamak için kullanacağınız  (bayanların da peşlerindeki hayvan pardon hayran sayılarını artıracakları) mesut günler dilerim.