Zaman Yolculuğu

Bir film izledim. Birkaç gün önce uzun zamanın ardından kağıda bir şeyler yazdım. Bugünse atlattığım bir olay sonucunda durum güncellemesi paylaştım. Varlığından emin olduğum, fakat profesyonel anlamda hiç kullanmadığım bir yeteneğimi hatırladım.
Bu yazıyı yazdıran, tüm olayların birleşimi. İzlediğim filmin bitiş müziği hala çalıyor bu satırları yazarken. Konu zaman yolculuğu, daha doğrusu geçmişin değiştirilebilmesi. Kelebek Etkisi’ni bilirsiniz. Onun bir benzeri diyelim. Ama tıpkı lisedeyken o filmi izlediğimde hissettiğim şeyler gibi, yine ilginç duygular hissettim filmi izlerken. Filmin temelinde tıpkı o filmde olduğu gibi “Aşk” yatıyor. İlginç olan ise, yine aynı şekilde, bir adamın bir kadına duyduğu aşk ve bu aşkı uğruna neler yapabileceğine değiniliyor. Kadınların aşkını küçümsemiyorum elbet ama, aşk acısı ve aşk uğruna yapılanlar düşünüldüğünde, neden erkekler ön plandadır düşünüyor insan. Sanırım bir erkeğin aşk uğruna yaşadıkları ve yapabilecekleri, sanıldığının aksine, kadınınkinden daha fazla, acı ve zor. Ya da kimbilir, bu senaryoları hep erkekler yazmıştır. Aslında cevap bu da olsa, nedeni değiştirmiyor.
Bu filmde de bir erkeğin aşkı uğruna, hatta aşık olduğu kadının mutluluğu uğruna, karşı çıktığı icadını kullanmasını görüyoruz. Fakat her filmde olduğu gibi bu filmde de verilmeye çalışılan öğüt aynı. “Geçmiş değiştirilemez”. Bir diğer deyişle, “Değiştirilmesi mümkün olsa dahi, kesinlikle şimdikinden daha kötü olacaktır.” Bu fikrin gerçek mi yalan mı olduğunu tartışmak, kimseyi bir sonuca ulaştırmayacak, çünkü muhtemelen sınama şansınız hiç olmadı ve uzun bir süre de olmayacak. Belki hiçbir zaman olmayacak. Hatta olsa bile yine de tartışamayacaksınız, çünkü farkında olmayacaksınız, kıyaslayamayacaksınız.
Konu çok karmaşık olduğundan ve ne zaman bu konular açılsa aynı kelimeler sarf edildiğinden, fazla uzatmayıp kendi fikrimi öne sürmek istiyorum. Nedendir bilmem, belki de geçmişimle barışık olmayıp, mutsuz ve karamsar bir hayat yaşamış olmamın etkisiyle, küçüklüğümden beri zaman yolculuğuna karşı içimde büyük bir sempati var. “Acaba bir gün?” diye sorup dururum kendime birçok kez. Her seferinde farklı yanıtlar versem de, son dönem inancımda sabitlendim diyebilirim. Belki benden beklemeyeceğiniz bir cevap olacak ama; Evet bence zaman yolculuğu, hatta geçmişi değiştirmek mümkün. Ama nasıl?
Fikrimi sorarsanız en özet şekliyle bu durumu “Paralel Evren” kavramı açıklar. Bu yazıyı yazan kişiyi sadece duygusal, karamsar, aşk adamı olarak hayal etmeyin. Sanırım kuantum ve fizik hakkında sanılandan biraz daha fazlasına sahibim. Kuantum ile Aşkı harmanlayınca da böyle bir malzeme çıkıyor işte ortaya.
Geçmiş değiştirilebilir doğrudur. Fakat değiştirdiğiniz geçmişin geleceği, şimdiki hayatınızı ve şimdiki hayatınızın geleceğini etkileyemeyecektir. Saçma mı geldi? Siz bir şekilde geçmişi değiştirmeyi başarırsanız şayet, geçmişi değiştirmiş olmaz, paralel evren yaratmış olursunuz. Yani sizin değil, kopyanızın geleceğini değiştirirsiniz. Diyelim ki geçmişe gittiniz ve tüm hayatınızı mahveden o olayın gerçekleşmemesini sağladınız. Paralel bir evren yaratıp, mutluluğu kendinize değil, o geçmişin geleceğindeki kendinize armağan etmiş olursunuz. Tekrar döndüğünüzde, benim inancıma göre hiçbir şey değişmeyecektir. Öyle olsa zaten geçmişe de gidemeyecek olacaktınız. Kafa karıştı değil mi? Normal. Benim çözmem 30 sene sürdü.
Yani kendinize değil de, paralel evrendeki size bir hediye bırakmak istiyorsanız gidin geçmişe ve kendinize mükemmel hayatı armağan edin. Fakat uyarmadan geçemeyeceğim. Siz geçmişe gidip sadece bir anı değiştireceksiniz. Fakat o anın değişiminden sonra olacaklar hakkında hiçbir fikriniz yok. Çünkü henüz yaşanmamış bir hayattan bahsediyorum. Sizin geçmişteki o kötü anı düzeltmeniz ardından oluşacak geleceğin, sizin kendi hayatınızda yaşadığınız gelecekten daha kötü olma ihtimalini de her zaman düşünmek zorundasınız. Çünkü sonradan çok daha kötü şeyler olabilir. Yani paralel evrendeki kendinize bir hediye bırakmak isterken, onu veya dolayısıyla hiç istemeyeceğiniz birini veya birilerini farkında olmadan felakete de sürüklemiş olabilirsiniz. Zira hatırlarsınız, dünyanın bir ucundaki bir kelebeğin tek bir kanat çırpışı, dünyanın diğer bir ucundaki bir tsunamiyi başlatabilir.
Peki paralel evrendeki sizin yaşadıklarınızın, şu anki sizin hayatınıza bir etkisi var mıdır? Bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum. Sanırım bunun için daha çok çalışmam gerekiyor. Benim çalışmamı beklemek istemiyorsanız, bir kuantum uzmanından, ya da paralel evrenlere eriştiğini iddia eden özel yetenekli birinden yardım alabilirsiniz. Tabi öyle biri gerçekten varsa.
Her şeye rağmen iyi bir şeyler yaşadığım bir paralel evren oluşturmak ve “Biliyorum ki başka bir zamanda, başka bir yerde mutluyum” diyerek avunmak için geçmişi değiştirmeye karar verdiniz. Bu duygusallığınızı haklı karşılıyorum ama durun. Size çok ufak bir ihtimalden bahsedeyim. Belki de zaten, başka bir yerde, başka bir zamanda gerçekten mutlu bir siz vardır. Belki de o paralel evren zaten mevcuttur. Hayatta her şeyi bilmek zorunda olup olmadığınızı kavrayın. “Belki” lerin tam olarak ne anlama geldiğini ve ne denli güçlü olduğunu hissedin. Belki bu sayede, içinize biraz olsun huzur tohumları yerleştirebilirsiniz. Sözüm herkese değil, sadece geçmişiyle barışık olmayanlaraydı.
Paralel evrendeki sizin hayalinizin en büyük hayalinin de siz olabileceğini asla aklınızdan çıkarmayın.
Yazmak, aradan on yıllar geçse bile, kaybolmayan bir erdem… Ve ne mutludur ki, aç da kalsan, ölüm döşeğinde de olsan, yazabilirsin.
Filmin Adı : Yarına Dönüş – Sum of Histories

Etiketler:, , , , , ,

0 Yorum “Zaman Yolculuğu” için;


  • Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap